Türkiye ve Malta, Akdeniz’in kalbinde yer alan ve tarih boyunca ortak coğrafi, kültürel, ticari bağlar kurmuş önemli ülkeler. Ülkelerimizin tarihi, sadece savaşlarla değil, aynı zamanda dostluk ve kültürel alışverişlerle de şekillendi. Büyükelçi Erdeniz Şen, iki ülke arasındaki tarihî bağları aktarıyor, Malta’daki Türk Şehitliği hakkında bilgi veriyor…
Sayın Büyükelçi, ülkelerimiz arasında uzun yıllara dayanan tarihî ilişkilerin dönüm noktaları nelerdir?
Türkiye ve Malta Akdenizlilik bağlamında ortak coğrafyayı, tarihi ve kültürü paylaşan iki ülkedir. Bilinen, tarih kitaplarına baktığımızda en çok bahsedilen, Malta Kuşatması ve Malta Sürgünleri olarak görülür. Ama Akdenizli olması hasebiyle her zaman iki ülke arasında ilişkiler mevcut olmuş. Savaşlardan daha çok dostluk, ticaret, kültürel alışverişler yapılmış. Türkler ve Maltalılar yüzyıllar boyunca bu güzel Akdeniz’de doğayı, kültürü ve tarihi paylaşmışlar.
İkili ilişkilerimizin dönüm noktaları; 1967’de diplomatik ilişkilerin tesisi, 2009’da büyükelçiliğimizin ve Malta’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nun açılması ve 2017’de Malta’nın Ankara Büyükelçiliği’nin açılmasıdır. Ayrıca, dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım’ın 2017’de Malta’yı ziyareti ve 2019’da dönemin Malta Cumhurbaşkanı Marie Louis Coleiro Preca’nın ülkemizi ziyareti iki ülke arasındaki en üst düzeyli ziyaretlerdir. Son olarak, Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan 5-7 Şubat 2024’te Malta’yı ziyaret etmiştir.
Tarihî olarak Malta’daki Türk varlığı hakkında bilgi verir misiniz?
Paylaştığımız ortak coğrafya nedeniyle Malta’daki Türk varlığı köklü bir geçmişe sahip. Tarihî açıdan 1565’te Malta Kuşatmasını görüyoruz. Teşkilat-ı Mahsusa Reisliği de yapmış olan Kuşçubaşı Eşref Bey, 1917’de Birinci Kanal Harekatı sırasında İngilizlere esir düşerek Malta’ya getirilmiş, komutasındaki bir grup askerle birlikte 3 yıl Malta’da kalmış, bu süre zarfında Malta Türk Şehitliği’nde çeşitli restorasyon çalışmaları da yürütmüştür. 1. Dünya Savaşı neticesinde İstanbul’un işgali sonrasında aralarında Sadrazam Said Halim Paşa ve Ziya Gökalp gibi bilinen simaların da olduğu 155 aydın ve devlet insanımızın işgal kuvvetlerince tutuklanarak 1919- 1921’de o dönem İngiliz sömürgesi olan Malta’ya sürülmesi ortak tarihimizin önemli bir parçasını teşkil etmektedir.
Malta Türk Şehitliği’nin tarihî ve mimari açıdan önemi nedir?
Malta Türk Şehitliği, 1874’te Sultan Abdülaziz’in talimatıyla 1565’teki Malta Kuşatması’nda şehit düşen askerlerin aziz anısına Maltalı mimar Emmanuel Luigi Galizia’ya inşa ettirilmiştir. Kuşatma neticesinde şehit düşen askerler için ilk olarak Malta’nın çeşitli yerlerindeki mezarlıklar kullanılmış fakat daha sonra bu mezarların şehir içinde kalması nedeniyle taşınmasına karar verilmiştir. Sultan Abdülaziz, -Avrupa’yı ziyaret eden ilk Osmanlı sultanı- buraya gelmiş, Malta Kuşatması’nda şehit edilen askerlerimizi ziyaret etmiştir.
Tarih kitaplarına göre 20-25 bin şehidimiz var ve bu askerlerimiz Malta’nın çeşitli yerlerine defnedilmiş durumda. Malta’da Marsa’nın bizim açımızdan önemi var. Çünkü Osmanlı ordusu, zamanında ordugahını Marsa’da kurmuş. Yani bugün şehitliğimizin olduğu yerde. Herhalde onun için de Sultan Abdülaziz oradan kendi hazinesinden 6 dönümlük bir arazi almış. Ülkenin en önemli mimarına burayı yaptırmış ve bunun için de bir başkonsolos tayin etmiş. 1874’te bu şehitlik inşaatı tamamlanmış. Ondan beri de Malta’nın en güzel, en önemli mimari yapılarından biri hâline gelmiş. Galizia çok önemli bir mimar. Mesela bugün onun adına mimari ödüller veriliyor. Bir yarışma düzenleniyor. Bu sene umarım biz de bunun bir parçası olacağız. Mimarlar Odasıyla temas ettik. Bunun yanısıra tarih boyunca Malta’da hem Türkler yaşıyor hem diğer Müslümanlar yaşıyor ve şehitliğimizde küçük bir mescit, bir de gasilhane var. 1980’lerin başında ülkenin tek camisi Paola Camii yapılana kadar şehitlik içerisindeki cami aktif olarak kullanılıyor. Mimar E.L. Galizia, Mecidiye Nişanı ile taltif edilmiştir.
Ayrıca şehitliğimizde 1. Dünya Savaşı’nda ölen 22 şehidimiz var.
Malta’da yaşayan Türk toplumunun demografik yapısı hakkında bilgi verir misiniz?
Halihazırda Malta’da 8 bini aşkın vatandaşımız ikamet etmekte olup, bu nüfusun bir kısmını dil öğrenimi maksadıyla Malta’ya gelen öğrencilerimiz teşkil ediyor. Öğrencilerin yanısıra, vatandaşlarımız çeşitli işlerde çalışıyor. Ülkedeki Türk varlığı neticesinde, Türk mutfağı da Maltalıların beğenisini kazanmış olup ülkede vatandaşlarımız tarafından işletilen çok sayıda Türk restoranı da bulunuyor. Ayrıca, 2023’te 15 bini aşkın vatandaşımız turist olarak Malta’yı ziyaret etmiştir.
Türk işinsanları tarafından Malta’da gerçekleştirilen yatırımlar hakkında bilgi verir misiniz?
Öncelikle Malta’da çok köklü yatırımlarımız var. Kruvaziyer limanı ve ülkenin serbest limanı Türklerin, ki bunlar Avrupa’nın en önemli limanları arasında yer alıyor. Diğer yandan Malta’da bankalarımız var. Bu bankalar uzun süredir Malta’da faaliyette. Ülkenin dört bir yanında Türk restoranları var. Buraların müşterileri en çok Maltalılar ve Malta’yı çokça ziyaret eden turistler. Türk mutfağının Malta’da bu kadar güzel tanıtılmasından gurur duyuyoruz. Bunun yanı sıra çok sayıda genç profesyonel vatandaşımız var. Türk şirketleri Malta’nın dört bir yanını inşa ediyor ve buralarda Türk işçiler çalışıyor. Türk mühendisler, mimarlar getiriliyor. Aynı zamanda Malta önemli bir İngilizce öğrenim merkezi; ülkemizden de çok sayıda öğrencimiz her yıl Malta’ya geliyor. Daha sonra bir kısmı ülkemize dönüyor, bir kısmı Malta’da iş buluyorlar, kalıyorlar. Vatandaşlarımızın Türkiye’yi, Türk kültürünü, tarihini, mutfağını burada tanıtmak için yaptıkları çalışmalardan büyük onur duyuyoruz.
Ekonomik ve ticari işlerimize baktığımızda da Malta küçük bir ülke, 550 bin civarında nüfusu var. Ama ekonomi ve ticaret açısından önemli bir ülke. Türkiye’nin tüm dünyadaki dış yatırımları açısından 6. sırada yer alıyor. Ve burada 2 milyar Euro’yu aşkın yatırımımız var. Diğer yandan geçen yıl buraya 1.3 milyar Dolar civarında ihracat yapmışız ve bu bizim tüm ihracatımızda 47. sırada. İkili ticaretimiz de Malta ile son derece gelişmiş. Malta’yı gezerken eğer bir yerde dikkatinizi çeken güzel bir bina veya yenilenmiş bir yol varsa bilin ki büyük ihtimalle onlar Türkler tarafından yapılmıştır. İnşallah yakın zamanda -herhalde bir aya kadar- Gozo Adası’nda da ülkenin olimpik havuzlu çok modern bir spor tesisi hizmete girecek. Bunu Türk mühendis, mimar ve işçiler gerçekleştirdi.
Malta’da Türk şirketleri çoğunlukla inşaat, bankacılık, finans, ulaştırma ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Malta Serbest Limanı Konteyner Terminali’nin %50, Valetta Kruvaziyer Limanı’nın ise %55 hissesi sırasıyla Türk şirketlerine aittir. Hemen şehitliğimizin yakınındaki Marsa kavşağı, ülkenin önemli bağlantı noktalarından biri. Malta hükümeti yakın zamanda aldığı bir kararla burada Türk şirketi tarafından Türk işçisi-mimarı-mühendisi tarafından yapılan yolun bir bölümüne Atatürk Caddesi isminin verilmesini kararlaştırdı. Bunun açılışını 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda vatandaşlarımızın katılımıyla yapmayı planlıyoruz.


