Etiket: işçi hakları

  • Nas Değil Us

    Nas Değil Us


    yıl 1922… tbmm ve hükümeti, mudanya mütarekesi’nin ardından gerçekle yüzleşir: yıllardır seferber yaşayan anadolu halkının ekonomik gücü tükenmiştir. fiilen savaş alanı olan anadolu toprakları yanmış, yıkılmıştır. ekilebilen araziler kullanılmaz duruma gelmiş, yerleşim alanlarının çoğu yok olmuştur. ülke, meslek sahibi pek çok insanını yitirmiştir… topraklarını emperyalizmin kıskacından kurtarmanın bedelidir bunlar. gelecek kuşaklar da aynı bedeli ödemesin diye kollarını sıvar yeni türkiye’nin yöneticileri. bir kış günü iktisat kongresi toplanır…

    İktisat Kongresi Düşüncesi Gazi’ye Ulaşıyor
    Kongre’nin düşün babası dönemin İktisat Bakanı Mahmut Esat Bozkurt’tur. Arkadaşlarıyla işgalden arındırılan bölgede inceleme yapar. Meclis vermiştir bu görevi onlara. Adım adım tanık olurlar yıkıma. Genç iktisat bakanı, yıkıntılar arasında hoplaya hoplaya yürürken “Bu ekonomi nasıl toparlanacak?” diye sorar kendine… Daha 16 yaşında gazete makalesinde iktisat=ihtiyaç saptamasını yapan Bozkurt,1 soruyu kendisi yanıtlar: Kurtuluş, ekonomik unsurların tanışması ve tartışmasıyla mümkündür, der. Sorunu çiftçinin üvendiresi, sanatkârın çekici çözmelidir ona göre. İzmir’de telgrafhaneye koşar. Çankaya’yı arayalım, der. Tarih yaprakları 21 Kasım 1922’yi göstermektedir. Madeni çubuk hareket eder, kısa ve uzun tıkırtılar birbirini izler…

    Iktisat_Kongresi_1) İzmir_İktisat_1
    17 Şubat 1923’te gerçekleştirilen Türkiye İktisat Kongresi’nde 1.135 temsilci ve dört bini aşkın izleyici hazır bulunmuştur.

    “Memleketin iktisadiyatı uzun senelerden beri unutulmuştur. İktisat unsurları dinlenmemiştir. Bu meslek adamlarını dinlemek ve onların dileklerine göre bir iktisat programı vücuda getirmek (…) lazımdır ve bu çok hayırlı olur.”2

    Mahmut Esat, Gazi’den açış konuşmasını yapmasını da ister. Yanıt olumludur. Bakan kolları sıvar, Türkiye’nin ekonomik unsurlarını çiftçi, sanayici, tüccar ve işçi olarak belirler. Kongre’ye bu sınıfların temsilcileri çağrılır.3

    Hazırlık süreci âdeta demokrasi şölenidir. Ülkenin dört yanında çiftçiler, işçiler, sanayiciler, tüccarlar temsilcilerini belirlemek için seçim yapar. Örneğin Erzurum, Konya, İzmir illeriyle Antalya, Eskişehir, Kayseri, Kütahya, Erzincan, Amasya livaları ve İnebolu, Tosya, Karaman gibi kazalardan toplam 250 üye ocak ayında belirlenir.4 Şubat ortasında pek çok temsilci İzmir’e ulaştığında kentte heyecan egemendir. Lozan’da barış görüşmelerinin kesildiği haberi bile gölge düşürememiştir geleceğini kurmak isteyenlerin heyecanına…

    Iktisat_Kongresi_2) Mahmut Esat Bozkurt 2
    Türkiye İktisat Kongresi’nin gerçekleşmesinde dönemin İktisat Bakanı Mahmut Esat Bozkurt önemli rol oynar.
    Iktisat_Kongresi_4) Gazi ve Kâzım Karabekir Basmane Garı’nda
    Gazi Mustafa Kemal ve Kâzım Karabekir Basmane Garı’nda.

    Kongre’den Beklentiler Nelerdir?
    Beklenti farklıdır. Örneğin Tan gazetesi mesleki ve ekonomik bir programın ortaya konmasını ister. Aydınlık’tan Şefik Hüsnü, tartışmalar köylü ve işçi sınıfının yararında düğümlenirse Türkiye kurtulur, der. İleri’den Feridun Fikri, girişim özgürlüğünün ve ticaret serbestisinin sağlanmasını, yerli sermayeye destek olunmasını, üretim kooperatifleri oluşturulmasını ister. Suphi Nuri’ye göre, ülkenin üretici-tüketici ve aracı unsurları, yarının Türkiye’sinden nasıl bir ekonomik idare bekliyor sorusu yanıtlanmalıdır.5 Kamuoyunda ve TBMM’de özgür eleştiri ortamı vardır. Meclis’te örneğin Ali Şükrü Bey’in başını çektiği muhalefet, Kongre’yi lüks diye tanımlar.6 Mahmut Esat’ı, izleyeceği iktisadi politikayı Meclis’e onaylatmadan, halktan ya da meslek sahiplerinden görüş almaya kalkmakla suçlar. Bakanın yanıtı ders niteliğindedir. Ekonomik unsurlar hükümete her zaman yol göstermelidir ve buna her zaman gereksinim vardır.7

    Iktisat_Kongresi_3) İstanbul gazetecileri
    İstanbul basınından gazeteciler… İktisat Kongresi’nden dönemin basınının beklentileri yayın çizgilerine göre farklılık göstermiştir.

    Kongre Çalışmaları Başlıyor
    17 Şubat 1923… 1.135 temsilci ve dört bini aşkın izleyici Kongre salonunda hazırdır. Kadın işçiler ve dinleyici locasındaki kadınlar yeni Türkiye’nin gelecek yüzüdür. Salondaki sessizliği otomobil düdüğü bozar. Gazi salondakileri selamlayarak yerine gelir gelmez Ertuğrul Mızıkası esas duruşa geçer. İstiklal Marşı’nı çalar ilk kez bir açılış töreninde… Ardından Gazi konuşmasını yapar. Onu Mahmut Esat ile Kâzım Karabekir’in konuşmaları izler.

    Mustafa Kemal Paşa ile Mahmut Esat’ın konuşmaları uyumludur. Her ikisi de Osmanlı Devleti’nin yıkılışını ekonomik nedenlere bağlar. Liberal ekonomi çökertmiştir devleti. Mustafa Kemal örneğin, Türkiye Devleti ve hükümeti artık yabancı sermayenin “jandarma”sı olmayacak, der.8 Jandarma devlet, ekonomik liberalizmi benimseyen devlettir.9 Mahmut Esat da Türkiye’nin liberal, sosyalist, komünist ya da devletçi ekolden yürümeyeceğini ama ülke gereksinimlerine göre var olan ekonomik sistemlerden yararlanacağını söyler. Tanımı, karma ekonomidir aslında.10 İkilinin dışa karşı mesajı da ortaktır. Lozan’da Türklerin ekonomik bağımsızlığını tanımak istemeyen emperyalistlere tam bağımsızlık vurgusu yapılır. Katılımcılar da o günden itibaren aynı amaçla çalışır.

    Iktisat_Kongresi_6) İzmir_İktisat_3
    Kongre’ye farklı meslek gruplarından temsilciler katıldı.
    Iktisat_Kongresi_5) Grupların Armaları Kaynak Gündüz Ökçün
    Grupların armaları.
    KAYNAK: GÜNDÜZ ÖKÇÜN

    Çiftçi, İşçi, Tüccar, Sanayici Grupları ve Kararları
    Salonda demokrasi egemendir. Kongre başkanı Kâzım Karabekir Paşa seçimle belirlenir. Her meslek grubu kendi grubunu oluşturur. Grup başkanları seçimle belirlenir. Gruplar ülke sorunlarını, çıkarlarını, gereksinimlerini ve hatta hükümete sunacakları çözüm önerilerini tartışarak belirler, raporlaştırır ve başkanlık makamına sunar. Grup kararları gerçekçidir, akılcıdır, çağdaş ve kalkınmış bir Türkiye özlemiyle yoğrulmuştur. Sanayi Grubu, örneğin koruyucu gümrük vergileri yoluyla sanayinin korunmasını, sanayicinin yasalarla teşvik edilmesini, ulaşım olanaklarının geliştirilmesini, kredi verecek bankaların açılmasını ister. Tüccar Grubu, tekelcilikle mücadele edilmesini, ipotek karşılığı kredi verilmesini, bir ana ticaret bankası açılmasını, iktisat eğitiminin yaygınlaştırılmasını, kömür üretiminin dış rekabetten korunmasını, haberleşme hizmetlerinde gecikmelerin önüne geçilmesini ister. Çiftçi Grubu, öncelikle Aşar Vergisi ile Reji kaldırılsın, der. Sonra tütün ekim ve ticaretinin serbest olmasını, tarımsal kredilerin düzene sokulmasını, hayvan hastalıklarıyla mücadele edilmesini, tarım alet ve makinelerinde standartlaşmaya gidilmesini, pratik tarım derslerinin okul programlarına konulmasını ister. İşçi Grubu’nun istekleri sosyal devletin gereğidir aslında. Çalışma saatlerinin sekiz saate indirilmesi, 12 yaşından küçüklerin çalıştırılmaması, gece çalışmalarına çift ücret ödenmesi, kaza ve hayat sigortasının sağlanması gibi pek çok dilek vardır. Özünde, “Devletim desteklerse emeğimi esirgemem” anlayışı egemendir grup kararlarında. Acaba Kongre’nin asıl metni olan Misak-ı İktisadi de benimsemiş midir bu düşünceyi?

    Misak-ı İktisadi ve Hayal Kırıklığı
    Ne yazık ki hayır… 4 Mart 1923’te duyurulan ve on iki maddeden oluşan metin, iktisattan çok ahlaki ve dinî özellikler taşır: Türkiye halkı, tahribat yapmaz; imar eder. Sarf ettiği eşyayı mümkün mertebe kendi yetiştirir. Çok çalışır. Ormanlarını evladı gibi sever. Mukaddesatına (…) mallarına karşı yapılan düşman fesat ve propagandalarından nefret eder. Hırsızlık, yalancılık, riya, tembellik büyük düşmanımız; taassuptan uzak dindarca dayanıklılık her şeyde esasımızdır. Türkler, irfan ve marifet âşığıdır. Kandil gününü kitap bayramı olarak kutlar…


    “iktisat andı neden iktisattan uzak düşmüştür? pek çok neden sayılabilir ancak temel neden demokratik bir tartışma ortamında kaleme alınmaması, kaleme alanın örneğin latin harfleri gibi devrimci düşünceye sahip olmamasıdır.”

    İktisat andı neden iktisattan uzak düşmüştür? Pek çok neden sayılabilir ancak temel neden demokratik bir tartışma ortamında kaleme alınmaması, kaleme alanın örneğin Latin harfleri gibi devrimci düşünceye sahip olmamasıdır. Kongre sekreteri Ahmet Hamdi Bey, metni Kâzım Karabekir Paşa’nın hazırladığını ve hazırlarken tartışmaya izin vermediğini şöyle açıklar:

    “…Yarattığı bu eserin kılına hiç kimseyi dokundurtmadı. Kendisi bu maddeleri bana dikte ettirdi; âdeta ordu kumandanının emir subayına talimat dikte ettirdiği gibi. Vakıa, itiraza kalktım; böyle misak olmaz dedim ama Paşa’ya dinletemedim…”11

    Kâzım Karabekir Paşa, Kongre’nin kapanış konuşmasında metnin ninnilerde, şiirlerde yer almasını istese de basında sert eleştirilir. Hüseyin Cahit örneğin, okurken acı acı gülümser: “Ne boş bir hülya.” der. Ahlaki kurallar yazılacaksa eğer, onun da önerisi vardır: “Türk Türk’ün gözünü oymayacaktır. Türk Türk’ün başarısını kıskanmayacaktır…”12 Necmettin Sadık’a (Sadak) göre İktisat Kongresi ansızın bir ahlak cemiyetine dönüşmüştür. Nasihatler kıymetlidir ancak bunları bulmak için 1.135 kişi toplamak gereksizdir.13 Suphi Nuri, on iki maddeden oluşan metni tekrar tekrar okur, ekonomiye dair tek kelime bulamaz. Yine de karamsar olmaz, bir sonraki kongreye inşallah…14 Hayal kırıklığının Mahmut Esat da farkındadır. Ama nezaketi elden bırakmaz, tek başına değil grup kararlarıyla değerlendirelim, der.15 


    “tbmm 1 nisan 1923 günü seçim kararı alır. 8 nisan’da mustafa kemal paşa ı. grup’un seçim beyannamesini yayımlar. ‘9 umde’ olarak anılan belge (c)halk partisi’nin programı olacaktır. mustafa kemal 9 umde’de misak-ı iktisadi’yi değil, grup kararları’nı esas alır. misak-ı iktisadi ise terakkiperver cumhuriyet fırkası’na ruh verir.”

    Iktisat_Kongresi_7) Akşam 8 Mart 1923 büyük
    Necmettin Sadık (Sadak) Akşam gazetesinde İktisat Kongresi’nin ansızın bir ahlak cemiyetine dönüştüğünü belirtiyor.

    Misak-ı İktisadi ve Yol Arkadaşlığı
    Grup Kararları ile Misak-ı İktisadi arasındaki zihniyet farkı önemli bir soruya yanıt olur: Barış döneminde sorunlara ülke gereksinimlerine uygun akılcı yanıtlar mı verilecektir? Yoksa nas, us’un önüne mi geçecektir.

    TBMM 1 Nisan 1923 günü seçim kararı alır. 8 Nisan’da Mustafa Kemal Paşa I. Grup’un seçim beyannamesini yayımlar. “9 Umde” olarak anılan belge (C)Halk Partisi’nin programı olacaktır. Mustafa Kemal 9 Umde’de Misak-ı İktisadi’yi değil, Grup Kararları’nı esas alır. Misak-ı İktisadi ise Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’na ruh verir. İki parti arasındaki temel fark dinî duygulara saygılı olmak da değildir; Terakkipervercilerin yerinden yönetimi/ademimerkeziyeti savunmasıdır. Sonuç? Parti kapatılır. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal yol arkadaşlarını değiştirerek yoluna devam eder. Zira yol doğrudur, akılcıdır, yalnız bazı yol arkadaşlarının ufukları dardır. Mustafa Kemal’e göre yol arkadaşlığı ne midir? Ali Fuat Cebesoy 1923 yılında ona, “Senin yeni apôtreslerin [Fr. yoldaş, yol arkadaşı] kimdir?” diye sorduğunda bakın ne yanıt verir:

    “Benim apôtreslerim yoktur. Memleket ve millete kimler hizmet eder ve hizmet, liyakat ve kudretini gösterirlerse apôtres onlardır.”16  #

    DİPNOTLAR
    1  Hizmet, 8 Mart 1909; Şaduman Halıcı, Yeni Türkiye Devleti’nin Yapılanmasında Mahmut Esat Bozkurt, AAM, Ankara, 2004, s. 14, 205-239.
    2  TBMM ZC, D. 1, c. 27, s. 171.
    3  Hâkimiyet-i Milliye, 9 Ocak 1923, s. 4.
    Hâkimiyet-i Milliye, 19 Ocak 1923; 22 Ocak 1923, s. 3.
    5  Gündüz Ökçün, Türkiye İktisat Kongresi 1923-İzmir, Haberler-Belgeler-Yorumlar, AÜ SBF Yayınları, Ankara, 1971, s. 55.
    6  TBMM ZC, Devre 1, c. 27, s. 170-177.
    TBMM ZC, Devre 1, c. 27, s. 174-177.
    8  İktisad Esaslarımız: 17 Şubat 339 (1923): 3 Mart 339 (1923) Tarihine Kadar İzmir’de Toplanan İlk Türk İktisad Kongresinde Kabul Olunan Esaslar ve İrad Olunan Nutuklar, Anadolu Matbaası, İzmir, 1339 (1923), s. 62-66.
    9  Kemal Gözler, Devletin Genel Teorisi, Ekin Basım Yayın Dağıtım, Bursa, 2020, s. 29.
    10  İktisad Esaslarımız, s. 67-75.
    11  Ahmet Hamdi Başar’ın Hatıraları 1: Gazi Bana Çok Kızmış, yay. haz. M. Koraltürk, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2007, s. 152.
    12  Hüseyin Cahit (Yalçın), “Misak-ı İktisadi”, Tanin, 16 Mart 1923, s. 1.
    13  Necmettin Sadık (Sadak), “Ahlak mı İktisat mı?”, Akşam, 8 Mart 1923, s. 3.
    14  Suphi Nuri (İleri), “Misak-ı İktisadi”, İleri, 7 Mart 1923, s. 1.
    15  “İktisat Kongresi, Faideleri, Neticeleri”, Akşam, 25 Mart 1923, s. 3.
    16  Şerafettin Turan, Mustafa Kemal Atatürk, Bilgi Yayınevi, Ankara, 2017, s. 410.
  • DİSK 58 Yaşında

    DİSK 58 Yaşında


    devrimci işçi sendikaları konfederasyonu (disk), 12 şubat 1967’de kuruldu. disk, 58 yıldır mücadele eden bir işçi örgütüdür. kurulduğu tarihten 12 eylül 1980 askerî darbesi’ne dek emek ve demokrasi mücadelesinde öne çıkan, 11 yıl yasaklandıktan sonra 1992’de yeniden yoluna devam eden disk’in tarihini, aynı zamanda yakın tarihimizden sayfalar olarak da okumak mümkün…

    Disk
    DİSK 1 Mayıs Mitingi, Taksim Meydanı, 1 Mayıs 1977.

    DİSK’in yayımladığı, 1967-1980 arasını kapsayan ve iki ciltten oluşan DİSK Tarihi kitaplarının editörü Prof. Dr. Aziz Çelik, DİSK’in kuruluş öyküsünü şu satırlarla dile getirir:

    DİSK-Logo

    “DİSK 13 Şubat 1967’de birdenbire kurulmadı. DİSK, Türkiye işçi sınıfı hareketinin uzun geçmişinin ve mücadelesinin birikimi üzerine ortaya çıktı. DİSK’in kuruluşu 1960’lardaki bir dizi gelişmenin sonucu olsa da arka planında Türkiye işçi sınıfı ve sendikal hareketinin 19. yüzyılın sonlarından itibaren ivmesi giderek yükselen birikimi ve deneyimi yatmaktadır. DİSK bu birikimden beslenmiş, bu birikim çeşitli yollarla DİSK’e akmıştır. DİSK, toplumsal muhalefetin 1960’larda başlayan hızlı ve dinamik yükselişine paralel olarak doğdu ve büyüdü.”

    Kökleri 1909 işçi hareketlerine, kısacık ömürleri ile 1946 sendikalarına dayanan emek örgütleri 1950’lerin başında çoğalarak, hak arama mücadelesinde deneyimler biriktirdi. 1948’de 50 bin kadar olan sendikalı işçi sayısı, 1960’ların başında 300 bini aşmıştı.

    DİSK’in Kuruluşundan Önce Yaşananlar
    DİSK’in kuruluşuna kadar işçi hareketinde yaşananlara kısaca değinelim. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), 31 Temmuz 1952’de Ankara’da kuruldu. İşçilerin haklarını savunmak için verdikleri mücadele 27 Mayıs 1960 Askerî Darbesi’nden sonra yükselirken 13 Şubat 1961’de, TÜRK-İŞ içindeki sendika başkanlarının da aralarında bulunduğu 12 sendikacı tarafından kurulan Türkiye İşçi Partisi (TİP), işçi hakları ve demokrasi mücadelesinde ön saflarda yer aldı. Sendikalar düşük ücretlere, kötü çalışma koşullarına karşı eylemler düzenledi. 25 Kasım 1961’de 5 bin Sümerbank işçisinin yalınayak yürüyüşü, 31 Aralık 1961’de binlerce işçinin katıldığı, işçi hareketinde bir kilometre taşı olan Saraçhane Mitingi, 3 Mayıs 1962’de 5 bine yakın işsizin Ulus Meydanı’ndan TBMM’ye yürüyüşü, 12-13 Ağustos 1962’de Yapı-İş Sendikası’nın Zonguldak-Ereğli mitingi, 28 Ocak 1963’te Kavel grevi, 10-12 Mart 1965’te Zonguldak Kozlu’da maden işçilerinin direnişi ve 31 Ocak 1966’da Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası grevi başta olmak üzere birçok grev, yürüyüş, gösteri ve miting gerçekleştirildi. İşçilerin hak arayış mücadeleleri artarak büyüyordu…

    Disk_1) Kurulus-01
    DİSK Kuruluş Kongresi, 12 Şubat 1967.

    DİSK Kuruluyor
    Bu yıllarda TÜRK-İŞ içinde görüş farklılıkları, gerilimler baş gösterdi. TİP’li sendikacılar, TÜRK-İŞ yönetimini, “İşveren ve hükümetle uysal ve uyumlu bir politika yürütmekle” eleştirirken, TÜRK-İŞ yönetimi de “Partiler üstü bir politika” yürüttüklerini savunuyordu. 1965 Kozlu Direnişi, Ekim 1965 Genel Seçimleri ve 1966 TÜRK-İŞ Genel Kurulu sonrasında büyük bir bölünme yaşandı. Maden-İş, Basın-İş, Lastik-İş ve Gıda-İş sendikaları tarafından 15 Temmuz 1966’da kurulan “Sendikalar Arası Dayanışma Anlaşması (SADA)” ile “muhalif” sendikalar arası dayanışma kuvvetlendi. TÜRK-İŞ’ten ayrılma kararı alan sendikaların da içinde olduğu 17 sendika, 14 Ocak 1967’de bir toplantı düzenleyerek yeni bir konfederasyon kurma kararı aldı ve adının “Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)” olmasını oy birliği ile kararlaştırdı.


    “türk-iş’ten ayrılma kararı alan sendikaların da içinde olduğu 17 sendika, 14 ocak 1967’de bir toplantı düzenleyerek yeni bir konfederasyon kurma kararı aldı ve adının ‘türkiye devrimci işçi sendikaları konfederasyonu (disk)’ olmasını oy birliği ile kararlaştırdı.”

    DİSK’in kuruluş çalışmaları hızla sürdürüldü ve 12 Şubat 1967’de Çemberlitaş Şafak Sineması’nda DİSK Kuruluş Genel Kurulu yapıldı. DİSK, TÜRK-İŞ’ten ayrılma kararı alan Türkiye Maden-İş, Lastik-İş ve Basın-İş ile bağımsız Türkiye Gıda-İş ve Türk Maden-İş sendikaları tarafından kuruldu. Ertesi gün, 13 Şubat 1967’de DİSK kurucular heyeti topluca İstanbul Valiliği’ne giderek Vali Vefa Poyraz’a kuruluş evraklarını verdi.

    Disk_2) Sarachane
    İstanbul Saraçhane Mitingi, 31 Aralık 1961.

    1967’de yayımlanan DİSK Kuruluş Bildirisi, Ana Tüzüğü’nde, DİSK’in kökleri şu satırlarla anlatılmaktaydı:

    Disk_3) Kurulus-04
    DİSK kurucuları İstanbul Valiliği’nde, 13 Şubat 1967.

    “1946’da yeniden sendikalar kuran, sosyal adaletin gerçekleştirilmesi mücadelesinde 1961’de miting yaparak yeni bir aşamaya ulaşan, Anayasa ilkeleri uğruna kurşunlanan, coplanan, hapse atılan, yine de toplumcu mücadelesini bırakmayan; Bizler; Türk işçi sınıfının tüm çıkarları, hakları ve özgürlükleri ve de onuru için bir araya geldik.”

    “Üstünü Aratma, Gerisini Sendikana Bırak”
    DİSK tarihinde öne çıkan direnişlere, eylemlere ve olaylara gelince… DİSK’in ilk kitlesel eylemi, “İş Kanunu’nu protesto” için 24 Haziran 1967’de Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği miting oldu. 15 Haziran 1967 tarihinde yapılan DİSK 1. Genel Kurulu’nda Kemal Türkler genel başkan seçildi. DİSK, 65 binin üstünde olan üye sayısını artırmak için örgütlenme çalışmalarına hız verdi. 1968 yılı bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de hareketliydi. Temmuz 1968’de Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Rıza Kuas, işçilerin aşağılandığı üst aramalarına karşı, “Üstünü Aratma, Gerisini Sendikana Bırak” eylemini başlattı ve eylem başarıyla sonuçlanarak işçilerin üstlerinin aramasına son verildi. Bu işçilerin kimlik mücadelesinde kazanılmış önemli bir adım oldu. İşçilerin en büyük sorunlarından biri olan “yetkili sendika” seçimleri için “referandum” uygulaması yine Lastik-İş’in 4 Temmuz 1968’de Derby Lastik Fabrikası’nda başlattığı işgal sonucu kazanıldı. 9 Eylül 1968’de Maden-İş üyesi işçilerce Kavel Kablo Fabrikası’nda başlatılan işgal, 11 Eylül’de anlaşmayla sonlandı. DİSK, mücadelesiyle kısa sürede büyüdü…

    Disk_4) Ustunu Aratma
    Lastik-İş Genel Başkanı Rıza Kuas imzalı “Üstünü Aratma” bildirisi…
    Disk_5) Derby 1968
    Derby Lastik Fabrikası işgali, İstanbul, Temmuz 1968.

    1969 ve 1970 yılları işçi eylemlerinin ülke çapında çoğaldığı yıllar oldu. 11 Ocak 1969’da Singer Fabrikası, Maden-İş üyesi işçiler tarafından işgal edildi. Çorum, Alpagut linyit işletmesinde çalışan maden işçileri 13 Haziran 1969 tarihinde ücretlerini alamadıkları için ocakların işletilmesine el koydu. Türk Demir Döküm Fabrikası’nda Maden-İş’e üye olan işçiler talepleri kabul edilmeyince 1 Ağustos 1969’da fabrikayı işgal etti. Maden-İş ile protokol imzalamasının ardından işçiler işbaşı yaptı. 1969’da Gamak Elektrik Motorları Fabrikası’nda, 1970’te Gislaved Lastik Fabrikası’nda çıkan olaylarda ise iki işçi yaşamını yitirdi.

    İki Uzun Gün…
    Haziran 1970’te “274 sayılı Sendikalar Kanunu ile 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu”, sendikal özgürlüklere ve haklara karşı bir yasa olarak gündeme geldi. DİSK, 10 Haziran 1970’te bir basın açıklamasıyla yasaya karşı çıktığını duyurdu. Grev ve toplu sözleşme hakkını ortadan kaldıran, DİSK’i yok etmeyi amaçlayan yasaya karşı 15-16 Haziran’da eylem kararı alındı. İstanbul, Gebze ve Kocaeli’nde iki gün boyunca DİSK üyesi işçilerin fabrikalarda başlattığı oturma eylemleri, yürüyüşlerle devam etti. İkinci günün sonunda sıkıyönetim ilan edilen eylemlerde beş kişi hayatını kaybederken yüzlerce kişi gözaltına alındı.

    Disk_6) 15-16 Haziran-03
    15-16 Haziran 1970 işçi direnişi.
    1 Mayıs 1977-02
    1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı.

    DİSK’in örgütlü olduğu iş yerlerinin büyük kısmında üretim durduğu, 70 binin üzerinde işçinin sendikal hakları için direnişe geçtiği o iki günü, İşçilerin Haziranı kitabının yazarı Zafer Aydın, şöyle değerlendirmektedir:

    “15-16 Haziran 1970, iş yerlerinde işgal eylemleriyle vücut bulan, sendika seçme özgürlüğünü savunma hattının devamı ve bir üst aşamasıdır. İşçi sınıfının, 15-16 Haziran 1970’te büyük bir patlama biçiminde görünen eylemi, 60’lı yıllar boyunca yaşanan sosyal ve siyasal hareketlenmelerin hem ürünü hem de sonucudur.”

    Zor Yıllar
    Ülke tarihine “zor yıllar” olarak geçen, ekonomik ve siyasi olayların peş peşe yaşandığı 1970’li yıllar, DİSK’in de zor yılları oldu. 16 Eylül 1976’da Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) Yasası’na karşı başlayarak günlerce süren DGM Direnişi, DİSK’in 1970’lerde demokrasi mücadelesindeki eylemlerinden biri olarak tarihe geçti.

    Disk_8) Basturk-Turkler
    DİSK’in iki genel başkanı: Abdullah Baştürk ve
    Kemal Türkler (sağda)…
    FOTOĞRAF: DİSK ARŞİVİ

    1 Mayıs 1977’de, Taksim’de DİSK’in düzenlediği ve yüzbinlerce işçinin katıldığı kutlamalara yapılan saldırı sonucunda 37 emekçi öldürüldü. Bu katliam, emek ve demokrasi mücadelesinde bir kırılma noktası oldu. 27 Aralık 1977’de DİSK 6. Genel Kurulu’nda genel başkanlığa Abdullah Baştürk seçildi.

    DİSK, 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi’nde 7 öğrencinin öldürülmesi sonrasında, 20 Mart’ta “Faşizme İhtar Eylemi” gerçekleştirdi. Bir saatlik iş bırakma eylemine yüzbinler katıldı. 1 Mayıs 1978 yine Taksim Meydanı’nda yüzbinlerin katılımıyla kutlandı. 1979 ve 1980 1 Mayıs’ları “yasaklı” olmasına karşı “yasaklar”, işçilerin alanlara çıkmasına engel olamadı. DİSK, Tariş ve Antbirlik direnişlerinin yaşandığı 1980 yılını yasaklar ve saldırılarla geçirdi. 22 Temmuz 1980’de Merter’de evinin önünde öldürülen DİSK kurucu başkanı ve Maden-İş Genel Başkanı Kemal Türkler, yüzbinlerin katıldığı bir törenle toprağa verildi.

    12 Eylül 1980 Askerî Darbesi ile DİSK ve üye sendikalar kapatılırken yöneticileri, temsilcileri sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanmaya başladı. 1986’da sonuçlanan davada DİSK ve 28 üyesi sendika kapatılırken, 264 DİSK yöneticisine toplam 2053 yıl ceza verildi. Yönetici ve temsilcileri yıllarca hapsedilen, mal varlığına el konulduktan sonra, 1991’de Askerî Yargıtay’ın kararı bozmasıyla sanıklar beraat etti. DİSK ve üye sendikalar 1992’de faaliyetlerine yeniden başlayarak 1990’lı yılları örgütleme ve üye sayısını arttırma çalışmalarıyla geçirdi. DİSK, bugün 22 üye sendikasıyla emek ve demokrasi mücadelesine devam etmektedir… #

    KAYNAKÇA
    Aydın, Zafer, İşçilerin Haziranı: 15-16 Haziran 1970, Ayrıntı Yayınları, 2020.
    DİSK Tarihi 1967-1975, Cilt I, DİSK Yayınları, 2020.
    DİSK Tarihi 1975-1980, Cilt II, DİSK Yayınları, 2022.