Etiket: Bülten

  • Savarona Geliyor

    Savarona Geliyor

    Bundan 87 yıl önce, 24 Mart 1938’de Savarona’ya Türk bayrağı çekildi. Ertuğrul yatının hurdaya çıkarılmasına karar verilmesinin ardından, İngiltere’nin Southampton Limanı’nda satışa çıkarılan Savarona yatı, Atatürk için uygun görüldü ve satın alındı. İsmi efsanevi bir siyah kuğudan gelen Savarona, 1931’de Hamburg’un ünlü Blohm & Voss gemi tezgâhlarında yapıldı ve kendi kategorisinde dünyanın en büyük yatıydı. Haziran ayı başında İstanbul’a gelen ve Dolmabahçe’ye demirleyen yatı Atatürk çok beğendi. Ne yazık ki hastalığının ağırlaştığı bir dönemde alınan yatta Atatürk uzun vakit geçiremedi. 

    e65c281d-0622-7339-73d8-f91faa29474a
    Savarona yatı Southampton Limanı’ndan yola çıkarken

    İsmet İnönü döneminde Cumhurbaşkanlığı yatı olarak korunan Savarona, 1951 yılında donanmaya devredilerek okul gemisi olarak kullanılmaya başlandı, aynı zamanda yabancı devlet adamlarını kabul edecek şekilde hazır tutuldu. Atatürk’ün kaldığı daire ise aynen korundu. 1979’da bir yangın geçiren Savarona, onarımının ardından görevini sürdürdü, 1986 yılında kullanım dışı bırakıldı. Ancak özel bir firma, yatı 49 yıllığına kiralayarak tadilat yaptıktan sonra turizm sektöründe hizmete soktu. Bu dönemde kiralayan kişilerin elinde tepki çeken uygulamalarla karşılaşan Savarona, 2013’te yeniden devlet hizmetine alındı. Günümüzde ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından eğitim ve müze gemisi olarak kullanılmaktadır.

    cceaaba9-c8e6-5607-062f-6299876d4f6d
    Savarona yatı günümüzde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın hizmetindedir
  • Büyük Halk Ozanı Âşık Veysel

    Büyük Halk Ozanı Âşık Veysel

    Bundan 52 yıl önce, 21 Mart 1973’te büyük halk ozanı Âşık Veysel hayatını kaybetti. Sivas’ın Sivrialan köyünde dünyaya gelen Âşık Veysel Şatıroğlu, yedi yaşında yakalandığı çiçek hastalığı nedeniyle sağ gözünü, ilerleyen yıllarda ahırda babasıyla çalışırken de bir kaza sonucu sol gözünü kaybetti. Böylece Veysel’in karanlık dünyası başladı. Fakat bu karanlık dünya onun Âşık Veysel olma yolunda ilerlemesini sağladı. Babası Ahmet Efendi, Veysel’e saz dersleri aldırmaya karar vererek oğlunu ustalara gönderdi. Zaten ilgisi ve yatkınlığı vardı. Âşık Veysel’in hayatında yeni bir dönemin başlangıcı ise Sivas Millî Eğitim Müdürü Ahmet Kutsi Tecer’le tanışması oldu.

    39850fad-f5f1-ef22-39f0-068010c6ec5e
    Âşık Veysel

    Veysel artık bir saz ve söz ustasıydı. Çorum, Tokat, Yozgat, Kayseri, Konya, Mersin, Adana, İstanbul gibi şehirlerde çeşitli âşık toplantılarına gitti, geçimini sağlamak için şehirleri ve köyleri dolaştı, TRT radyolarında programlara katıldı. Onun dinleyicileri arasında Atatürk de vardır. Plağa okuduğu “Mecnun’um Leylamı Gördüm” ilk türküsüdür. Âşık Veysel hakkında bugüne kadar pek çok kitap, makale, tez yazıldı; sempozyum ve konferanslar düzenlendi. “Benim Sadık Yârim Kara Topraktır” türküsü Âşık Veysel ile özdeşleşti. Kendisinden sonra gelen birçok sanatçıyı, edebiyatçıyı ve ozanı etkiledi. 

  • Falih Rıfkı Atay öldü

    Falih Rıfkı Atay öldü

    20 Mart 2025 gününden merhaba. Gazeteci-yazar Falih Rıfkı Atay, 20 Mart 1971’de yaşamını yitirdi. 1894’te İstanbul’da doğan Falih Rıfkı, yüksek öğrenimine Darülfünûn Edebiyat şubesinde başladı. Hocası Halid Ziya’dan etkilendi. Bu yıllarda Tecelli dergisinde ilk denemelerini yayımladı. Başta Ermenilerin zorunlu göçü olmak üzere pek çok olaya tanıklık etti. Suriye ile ilgili anılarını Zeytindağı adlı anı kitabında topladı. İzmir’in işgalinin ardından kaleme aldığı “Bedbaht İzmir” yazısı ile Yunan işgalini protesto etti. Anadolu’da başlayan Millî Mücadele’yi destekledi. Zaferden sonra Mustafa Kemal Paşa’nın İzmit’te yaptığı basın toplantısına katılarak görüşlerini yazdı. 1927 ve 1931 seçimlerinde Bolu’dan, 1935 seçimlerinde Ankara’dan milletvekili seçildi. Gazetecilik yapmaya devam etti. Ulus gazetesinin başyazarlığını üstlendi.

    d5e43331-a504-a711-fdf4-844978b0537d
    Falih Rıfkı Atay

    1948 yılında gazeteden ayrılarak yazılarını Cumhuriyet gazetesine taşıdı. 1951-1952 yılları arasında Yeni İstanbul gazetesinde yazdı. 1952 yılında Bedi Faik Akın ile Dünya gazetesini çıkardı. Latin alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeni’nde görev aldı. 1950 seçimlerinin ardından aktif siyasal yaşamdan çekilen Falih Rıfkı Atay, DP dönemini sert bir dille eleştirdi. 20 Mart 1971’de geçirdiği kalp krizinin ardından İstanbul’da öldü. Arkadaşı Yakup Kadri Karaosmanoğlu onun ardından şöyle yazdı: “Kurtuluş ve devrim mücadelesi arkadaşım Falih Rıfkı, ölümüyle yalnız Dünya gazetesi için doldurulması güç bir boşluk bırakmayacak, eşsiz bir kalem kahramanı olarak Türk basınında eksikliğini daima hissettirecektir.”

  • Saddam’a Karşı Savaş Başladı

    Saddam’a Karşı Savaş Başladı

    19 Mart 2003’te, Amerikan birlikleri Irak’ı işgal etmeye başladı. Tüm dünya, Irak Lideri Saddam Hüseyin’in büyük çaplı kitle imha silahlarına sahip olduğuna inanmıştı. ABD Başkanı George W. Bush, Bağdat’a saldırı emri vererek Saddam Hüseyin’in devrilmesi için ilk adımı atmış oldu. Saldırıda Amerikan birliklerinin yanı sıra İngiliz özel birlikleri ve başka Batılı güçler de yer aldı. Bush’un “askerî öneme sahip” olduğunu söylediği ilk hedefler, Basra Körfezi’nde konuşlanmış ABD avcı bombardıman uçakları ve savaş gemilerinden atılan Tomahawk füzeleriyle vuruldu.

    4e0bd3a2-ea05-b867-d828-e270910d999d
    ABD, Saddam’ın kitle imha silahlarına sahip olduğunu söylemişti

    Irak etkili bir karşılık veremedi. Saddam Hüseyin, savaş başlamadan önce yaptığı açıklamada “Saldırganlığa karşı müminlerin zaferinden şüphemiz yok” demiş olsa da Amerikan işgalinden kısa bir süre sonra saklandı ve zaman zaman ortaya çıkarak kendini gösterdi. Koalisyon güçleri üç hafta içinde Irak’ın büyük şehirlerini ele geçirdi. Başkan Bush, 1 Mayıs 2003’te savaşın bittiğini ve “görevin tamamlandığını” ilan etti.

  • 18 Mart Çanakkale Zaferi

    18 Mart Çanakkale Zaferi

    Bundan 110 yıl önce, 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’nı geçmeye çalışan İtilaf Kuvvetleri donanması ağır bir yenilgiye uğrayarak geri çekildi. Türk tarihine “Çanakkale Zaferi” olarak geçen savaşlar; deniz, kara ve hava kuvvetlerinin hepsinin kullanıldığı ancak Osmanlı güçlerinin galip geldiği önemli bir tarihî kavşaktır. Çanakkale ve İstanbul boğazlarını ele geçirerek tüm ikmal yollarını elde etmeyi amaçlayan Birleşik Filo, ilk saldırıyı Şubat ayında başlattı. Boğaz çevresindeki Türk mevzilerinin bombalanması sonrasında İngiliz ve Fransız gemileri yeniden Boğaz’ı geçmeyi denedi. Ancak bu kez Nusret mayın gemisinin Boğaz’a döşediği mayınlara takıldı. Nusret mayın gemisinin Karanlık Liman bölgesini mayınlaması deniz harekâtının kaderini değiştirdi. 

    d3b68e83-07e5-e05d-8399-e1081d3c63db
    Çanakkale zaferi memleket tarihi açısından çok önemli bir viraj oldu

    18 Mart 1915 sabahı Boğaz’a giren ve tabyaları topa tutan İngiliz ve Fransız filoları, Çanakkale Boğazı’nın iki yakasındaki mevzilerden açılan yoğun ateş ve Karanlık Liman’a dökülen mayınların etkisiyle mevcutlarının çoğunu kaybedip çekilmek zorunda kaldı. Bu sırada mayınlara çarpan İtilaf donanmasının Bouvet, Océan, Irrésistible savaş gemileriyle iki muhrip ve yedi mayın arama gemisi battı. Gaulois ve Inflexible da dahil olmak üzere yedi zırhlı gemi savaş dışı kaldı. Deniz Savaşları sonrasında İtilaf Devletleri Çanakkale’yi denizden geçmenin mümkün olmayacağını anladı ve karadan asker çıkararak saldırılarına devam etti. General Hamilton’un emrinde Avustralya ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan kolordu Arıburnu’na, İngiliz ve Fransız kuvvetleri Seddülbahir’e çıkartıldı. Türk başkumandanlığı da Çanakkale bölgesindeki birliklerini yeni kuvvetlerle takviye ederek Beşinci Ordu’yu kurdu ve başına Mareşal Liman von Sanders’i getirdi. Yarbay Mustafa Kemal de bu savaşta cephede yer aldı.  

    32fe96e2-3f31-efc2-4ce5-f064f0bee375
    Yarbay Mustafa Kemal ve silah arkadaşları cephede
  • Basılı Ansiklopedi Devri Kapandı

    Basılı Ansiklopedi Devri Kapandı

    Bundan 13 yıl önce, 13 Mart 2012’de dünyanın en eski ansiklopedilerinden biri olan Britannica Ansiklopedisi, kâğıda basılı versiyonunun yayınını durdurduğunu ilan etti. Bu açıklama, ansiklopedilerin ciltler hâlinde yayımlanması geleneğinin sonu anlamına geliyordu. Ansiklopedi, uygarlığın tüm bilgilerinin bir arada tutulması hedefiyle Fransız filozof Denis Diderot ve arkadaşları tarafından ilk kez 1751’de yayımlanmaya başladı. Matbaadan sonra “aydınlanma” felsefesinin en önemli ürünlerinden biri olarak kabul edilen ansiklopedi, başka ülkelerde de yayımlandı ve kısa sürede yaygınlaştı. Osmanlı’da ilk ansiklopedi yazarı Taşköprülüzade Ahmed’dir. Yazdığı eser iki büyük cilttir. Birinci cilt akli ilimlere, ikincisi dinî ilimlere ayrılmıştır. En bilinen ansiklopedist Kâtip Çelebi’dir. Çelebi’nin kaleme aldığı Cihannüma en önemli eseridir. Bir coğrafya eseri olan kitapta yerküre, okyanuslar, kutuplar ve kıtalar ile ilgili genel bilgiler verilir. Farklı isimlerde ve farklı ilgi alanlarında çok sayıda ansiklopedi yayımlandı.

    ddd1a477-999e-690a-ad7a-77e4676caa99
    Brittanica basılı yayını 2012’de durdurdu

    Yıllar içinde her evde bir ansiklopedi seti bulundurulması bir gelenek hâlini aldı. Özellikle çocuklu aileler Larousse, Britannica gibi telif eserlerin yanı sıra İnönü Ansiklopedisi, Hayat Ansiklopedisi, İslam Ansiklopedisi, Cumhuriyet Ansiklopedisi, Yurt Ansiklopedisi gibi yayınlara sahip olmuşlardır. 1990’lı yılların başında Türk basını okurlarına fasiküller hâlinde ansiklopedi vermeye başladı. Medya tarihine “ansiklopedi savaşları” diye geçen promosyon kampanyası gazete satışlarını artırırken her eve bir ansiklopedi girdi. Olayın çılgınlık boyutuna varması üzerine 1 Şubat 1994’te Basın Konseyi’nin çağrısı üzerine gazete sahipleri bir araya gelmiş ve ortak bir bildiriyle ansiklopedi savaşını bitirmişlerdi. İnternetin kullanıma girmesiyle başlayan kolektif Vikipedi Ansiklopedisi yeni dünyanın ansiklopedisi olarak kabul edilmektedir. Günümüzde ansiklopedi yayınları dijital ortamda devam etmektedir. 

  • İstiklal Marşı Kabul Edildi

    İstiklal Marşı Kabul Edildi

    01249906-d50e-1845-363d-01cf2aad0147
    İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy

    Bundan 104 yıl önce, 12 Mart 1921’de İstiklal Marşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Türkiye’nin millî marşı için TBMM 500 lira para ödüllü bir yarışma düzenledi. Bu ödülün miktarını ve yarışmanın düzenlenmesini yürüten dönemin Millî Eğitim Bakanı Rıza Nur, yarışmaya güfte dışında 500 lira da beste ödülü koydu. Yarışmaya olabildiğince çok sayıda katılım olması için Meclis tarafından, aktif olarak çalışan gazetelere ve ülkede ulaşılabilen her yere bilgi verilirken 6 ayda 724 şiir gönderildi. Yapılan değerlendirmede Mehmet Akif Ersoy’un eseri kabul edildi. Ersoy, para ödülü konulduğu için yarışmaya katılmak istemedi ancak Hamdullah Suphi Bey’in ısrarı üzerine yarışmaya katılmaya karar verdi. TBMM’nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, Mehmet Akif’in yazdığı şiir coşkulu alkışlarla kabul edildi.

    b976ee9b-a55c-4368-9f28-0e4e05f2d584
    TBMM tarafından düzenlenen yarışmaya 724 şiir katıldı

    Meclis’te İstiklal Marşı’nın dizelerini okuyan ilk kişi Hamdullah Suphi Tanrıöver oldu. Mehmet Akif Ersoy, şiirinin kabulü sonrası kendisine verilen 500 liralık ödülü kadın ve çocuklara mesleki eğitim veren Darül Mesai Vakfı’na bağışladı. Şiirin bestelenmesi için ikinci bir yarışma daha açıldı. Yarışmaya 24 besteci katıldı ve 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etti. Bu beste 1930’a kadar millî marş olarak çalındı. Marş 1930’da değiştirilerek dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’ün bestesi yeni marş olarak kabul edildi. Marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini İhsan Servet Künçer yaptı. Bu marş bugün de çalınan İstiklal Marşı’dır.

  • İlk Covid-19 Vakası Açıklandı

    İlk Covid-19 Vakası Açıklandı

    11 Mart 2025 gününden merhaba. 11 Mart 2020’de Türkiye’deki ilk Covid-19 vakası Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından açıklandı. Bakan Koca, Türkiye’de bir kişiye koronavirüs teşhisi konulduğunu duyurdu. Koca, erkek hastanın genel durumunun iyi olduğunu söyleyerek, “Ailesi ile yakın çevresindeki tüm bireylerin gözetim altında olduğunu” belirtti. İlk vakanın görülmesinden sonra Türkiye’de geniş önlemler alındı. Bakanlık bir Bilim Kurulu oluşturdu ve günlük bilgilendirme toplantıları yapıldı. Evler ziyaretçilere kapatıldı, odalarda bile maske takılmaya başlandı. Tokalaşma ve öpüşme hayatımızdan çıktı. Cenazeler hızla ve az kişiyle kaldırıldı. Sık sık el yıkanması tavsiye edildi. Tüm kurumlara alkollü el antiseptiği yerleştirildi. Oturma düzenleri arada bir boşluk olacak şekilde değiştirildi. Yurt dışından dönenler 14 gün süreyle karantinaya alındı. Ancak maske konusunda büyük bir karmaşa yaşandı. Hastalığın ilk dönemlerinde “Hasta değilseniz maske takılmasını önermiyoruz” denilirken, kısa zaman sonra kamusal ortamda maske takmak zorunlu kılındı. Maskenin devlet tarafından dağıtılacağı açıklandı ancak vatandaşlar maskeye ulaşamayınca eczanelerde maske satışı serbest bırakıldı. 

    f2c9be42-07b2-43f4-e97e-0a2a8b42778c
    Dönemin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklamayı yaparken

    İlk kez Çin’in Wuhan kentinde Aralık 2019’da görülen virüs, hızla dünyaya yayıldı. Türkiye, Karadağ ve Kosova ile birlikte Avrupa’da virüsün görülmediği son üç ülkeden biriydi. İlk vakanın görülmesinden sonra Türkiye’deki vaka sayısı hızla arttı. Aynı gün Dünya Sağlık Örgütü Covid-19’un dünya çapında bir salgına dönüştüğünü ilan etti. 

    fb6ef2f0-1521-673b-3fd0-e22e9e7e2d7f
    Covid-19 döneminin en önemli sembollerinden biri de maskelerdi
  • Periyodik Tablo Açıklandı

    Periyodik Tablo Açıklandı

    6 Mart 2025 gününden herkese merhaba. 6 Mart 1869’da Rus bilim insanı Dimitri Mendeleyev, modern kimyasal periyodik tabloyu açıkladı. Elementleri atom ağırlığına göre düzenleyen ve özelliklerini ortaya koyan bu tablo, kimya biliminde bir devrim niteliğindeydi. On dokuzuncu yüzyılın büyük bölümünde kimyagerler, bilinen tüm elementleri kapsayan bir düzenleme yapmak için çalıştı. Mendeleyev’in sistemi yeni keşifler ve tüm zorluklara karşın geçerliliğini koruyacak bir bilimsel yasanın ayırt edici özelliklerine sahipti. Mendeleyev’in tablosunun benzersiz yönlerinden biri de bıraktığı boşluklardı. Bu yerlerde yalnızca henüz keşfedilmemiş elementler olduğunu tahmin etmekle kalmadı, aynı zamanda atom ağırlıklarını ve özelliklerini de tahmin etti.

    2156cd38-d806-40ce-e711-a8cd49a8c5a0
    Mendeleyev kimya biliminde devrim yaptı

    1870’lerde yeni elementlerin keşfi, periyodik sisteme olan ilgiyi artırdı ve yalnızca bir çalışma nesnesi değil, aynı zamanda bir araştırma aracı hâline geldi. Mendeleyev’in 1869 periyodik tablosu, potasyumdan broma ve rubidyumdan iyoda kadar 17 sütun içeriyordu. Periyodik tablo, Mendeleyev’in yorumculuğu ve kâşifliğinin bir ürünüdür. Mendeleyev’in çalışmaları 25 büyük kitaptan oluşur.  Mendeleyev toplumsal konularla da ilgiliydi. Hükûmetin baskılarına boyun eğmemek için profesörlükten istifa etmeyi uygun buldu. Liberal düşünceleri destekliyor, saçlarını kestirmeyi reddediyor ve Çar’ın isteklerine itiraz ediyordu. Mendeleyev, ilk periyodik cetveli bastırdığı zaman henüz 63 element biliniyordu. Ölümünden bir yıl sonra bilinen element sayısı 86’ya çıktı. Bu hızlı artış, kimyanın en önemli genellemesi olan periyodik cetvel yoluyla sağlandı.

    400c9356-36df-c355-589f-1af6aba35504
    Periyodik cetvel, element sayısında hızlı yükseliş sağladı
  • Hacılar İzdihamda Öldü

    Hacılar İzdihamda Öldü

    5 Mart 2001’de Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde çıkan izdihamda 35 hacı adayı hayatını kaybetti. Suudi Arabistan yönetimi, hac mevsimi nedeniyle aralarında terörle mücadele uzmanları, trafik ve sivil savunma ekiplerinin bulunduğu 100 bin kişilik ek güvenlik mensubu görevlendirmesine rağmen izdihamı önleyemedi. 

    0e75d4ae-2913-76c6-a699-b1ac2c7d6979
    24 yıl önce bugün 35 hacı hayatını kaybetti

    Son 40 yılda hac mevsimi sırasında meydana gelen ölümlü kazalara bakıldığında 15 kazadan 8’inin şeytan taşlama sırasında çıkan izdihamlar nedeniyle yaşandığı dikkat çekiyor. Üç yıl önce Mina’da çıkan izdihamda 118 kişi ölürken 1994’teki izdihamda 270 kişi yaşamını yitirdi. 2 Temmuz 1990’da ise Mina’da tünelde çıkan izdihamda bin 426 hacı öldü. Olay tüm İslam ülkelerinde büyük üzüntü ve öfke uyandırdı. 2015 yılında yaşanan başka bir izdihamda ise 700’den fazla insan hayatını kaybetti.

    5ffa8092-f87a-8750-5220-ac8797335305
    Tedbirlere rağmen izdihamlar önlenemiyor