Etiket: asaf halet çelebi

  • 78 yıl önce ve hâlâ güncel: Asaf Hâlet Çelebi’nin bildirisi

    78 yıl önce ve hâlâ güncel: Asaf Hâlet Çelebi’nin bildirisi

    Edebiyatçı sıfatıyla değerli eserler bırakan Asaf Hâlet, 1946 genel seçimlerinde bağımsız milletvekili adayı olmuş; arkadaşlarından borç aldığı parayla bir bildiri bastırmış; bunu da kendisi dağıtmıştır. Bu İstanbul çelebisinin arkalı-önlü tek sayfalık bildirisindeki saptamalar, bugünkü seçim ortamında konuşulanları çağrıştırır; hiç değişmeyenleri hatırlatır.

    Edebiyatçı ve şair Asaf Hâlet Çelebi (1907-1958), erken cumhuriyet devri­nin müstesna kalemlerindendi. Tasavvuftan, Hint felsefesin­den, arkeolojiden izler taşıyan şiirleri ile 40 kuşağı şairleri arasında özel bir yere sahiptir. Arkadaşlarından Resai Eriş, Yeni Adam dergisinde onu şöyle anlatır:

    “Sabahları Beylerbeyi’nden Köprü‘ye gelen vapurda, öğle­yin Kapalıçarşı içindeki çukur muhallebicide, akşamları da Küllük kahvesinde görebilir­siniz. Orta boylu, şişmanca, çay kutuları üzerindeki çinli resimlerini andıran, düşük pos bıyıklı, 35 yaşlarında esmer bir adam. O bu hâliyle Hin­distanlı baharat tüccarlarına benzetilebilir. Sivri topuklarını tahtalarda tıkırdatarak gelir, tesadüfen karşınıza oturur. Dar, beyaz pantolonu etli kalçalarına yapışır; ekseriya yeşil renk­teki ceketi eski haydariyeleri andırır. Halis şaldan gravatları için ‘ben yaptım beyefendi, tam 15 asırlık acem el dokumasıdır’ der. Alnında ter damlaları, göz­leri dalgın…

    sahaftan_1
    Asaf Hâlet Çelebi (1907-1958).

    Bir sene önce monoklu kırıl­masaydı şimdi onu göz çuku­runa yerleşmiş görürdünüz. Ağzında daima baharlı bir tatlı… Cebinden çıkardığı antika, kıymetli kutular içinde kaku­le. Nemse kimyonu, kaya tuzu safran veya franbuaz şekerleri­ni yanındakilere de ikram eder. ‘İkbal buyurulmaz mı? Hanı­mefendi; zihne küşayiş veriyor’ der”.

    1946 yılı seçimlerinde Asaf Hâlet Çelebi, daha önceden sosyal hadiselere gösterdiği duyarlılığı daha da üst seviyeye çıkararak “müstakil namzet” yani bağımsız aday olmuş­tu. Milletvekili seçimleri için olması nedeniyle, memleket sorunlarını teker teker vur­gulamış, korkusuzca açık açık mevcut düzene kafa tutmuştur. Yaşam tarzı, ailesi, tutkuları, eserleri gözönüne getirildi­ğinde, kaleme aldığı bildiri çok şaşırtıcı hattâ Çelebi’den bek­lenmeyen bir çıkıştır. “Cüneyd, He, Tevrat Şiiri, Asuri Şiir, Nuru Siyah, Sidharta, Mısrı Kadim, Mara, Nirvana” başlıklı çok özel konulu şiirler kaleme alan, bir şiir kitabına Om mani Padme Hum gibi isim koyan nevi şahsı­na münhasır bu İstanbul çelebi­sinin tek sayfalık bildirisindeki saptamalar, örnekler; bugünkü seçim ortamında konuşu­lanları çağrıştırır. 1946’nın zor koşullarında bastırdığı tek sayfalık el ilanını kendi­sinin dağıttığını; onu tanıyan ve dostu olan sahaf/felsefeci Arslan Kaynardağ’dan yar­dım talep ettiğinin hikayesini, Beşir Ayvazoğlu He’nin İki Gözü İki Çeşme, Bir Asaf Halet Çele­bi Biyografisi isimli eserinde anlatır. Çelebi’nin katıldığı bu seçimden ne kadar oy aldığı net bilinmemekle birlikte, bütün yayınlarda kullanılan bildirinin arşivimizdeki tek nüsha belge olduğunu belirtelim.

    sahaftan_2
    sahaftan_3
  • Om Mani Padme Hum: Size 3 yeni şiir sunuyorum…

    Om Mani Padme Hum: Size 3 yeni şiir sunuyorum…

    20. yüzyıl Türk şiirinde önemli bir yeri olan Asaf Halet Çelebi’nin 1939’da kendisi tarafından hazırlanmış 48 sayfalık bir yazma eseri ortaya çıktı. İçindeki 21 şiirden 3’ü daha önce yayımlanan kitaplarında bulunmuyor. Hem şiirleri hem de hayat tarzıyla sıra dışı bir portre olan Asaf Halet Çelebi’nin orijinal yazma eserinden ilk defa…

    Türkiye yayın piyasasın­da şiir kitapları en çok satan şairlerden biridir Asaf Halet Çelebi (Mehmet Ali Asaf). Özel kişiliği, renkli haya­tı, Om Mani Padme Hum gibi il­ginç isim taşıyan şiir kitapları, tasavvuf- Budizm-musiki-Eski Mısır tarihi-Osmanlı kültürü izleri taşıyan şiirleri nedeniyle hep aranan, sorulan bir edebi­yat insanıdır.

    1907’de Cihangir’de do­ğan Asaf Halet Çelebi babası, Dahiliye Nezareti Şifre Kale­mi’nde müdür Mehmet Sait Halet Bey’di; kendisinden Fransızca ve Farsça dersleri aldı. Üsküdar Mevlevihanesi Şeyhi Ahmet Remzi Dede ve Rauf Yekta Bey’den de musiki ve nota dersleri aldı. Galatasaray Lisesi, Sanayi-i Nefise Mektebi ve Adliye Meslek Mektebi’nde öğrenim gördü. Bir müddet Fransa’ya gitti.

    Sahaftan_1
    Asaf Halet Çelebi’nin kendisi tarafından çizilmiş ve imzasını taşıyan otoportresi. 1942’de basılan He isimli kitaba ek olarak konulmuş bu gravürden 4 adet bulunuyor.  

    Daha sonra Üsküdar Ad­liyesi Ceza Mahkemesi’nde zabıt katipliği yaptı. Osmanlı Bankası ve Devlet Deniz Yolları İşletmesi’nde çalıştı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde kütüphane memurluğu da yapan Asaf Ha­let Çelebi, Beylerbeyi semtinde yaşadı. Küllük Kahvesi’nin de müdavim ve önemli simaların­dan olan Asaf Halet Çelebi genç yaşta, 15 Ekim 1958’de vefat etti.

    Sağlığında basılan He (1942), Lamelif (1945), Om Mani Padme Hum (1953) isimli üç kitabı olan şairin 1939’da kendisi tarafın­dan hazırlanmış, 23.5 x 15 cm. ölçüsünde, 48 sayfalık ünik bir şiir kitabı, özel bir koleksi­yondan elimize ulaştı. Basit bir karton kapak üzerine “Kitaplar” yazılı olan bu şiir kitabında 21 şiir, bir beyit var. İlk sayfasında Asaf Halet Çelebi imzasını taşıyan “Nijad Nihad Server Beyefendi’ye şairin büyük sempatisi ve hürmetlerile, 26/1/1939, İstanbul” yazılı bir ithaf bulunmaktadır. 1998’de Selahattin Özpala­bıyıklar tarafından matbu şiir kitapları ile karşılaştı­rılarak yapılan Bütün Şiir­leri (Yapı Kredi Yayınları) kitabında, şairin basılı üç kitabına girmemiş şiirleri de ilave edilerek bir külliyat oluşturulmuştur. Elimiz­deki ünik eseri bu kitapla karşılaştırdık ve Asaf Halet Çelebi şiirine katkı sağlaya­cak önemli farklar ortaya çıkmış, daha önce yayım­lanmadığını düşündüğü­müz 3 şiir tespit ettik.

    Ünik yazma eserdeki şiirler ve 1998’de yayımla­nan versiyonları ile farklar şöyledir:

    Kitaplar: Bütün Şiirleri (s. 37)

    “İbranide tayf

    Kara sargılı haham”

    mısraları yoktur. Ayrıca metnin içinde Çelebi tara­fından yapılmış birtakım simgeler de He baskısında ve dolayısıyla Yapı Kredi Yayınla­rı’nın Bütün Şiirleri kitabında yer almaz.

    Cüneyd: Bütün Şiirleri (s.9)

    Kahkaha: Bütün Şiirleri (s.13)

    Doğduğum Evin 2 Penceresi: Bütün Şiirleri’nde (s.16) “2” raka­mı ve “birinci pencere” kelime­leri yoktur.

    İkinci Pencere: Bütün Şiirle­ri’nde (s.17) “fırıl fırıl dönen bir insan”, yazmada ise “fırıl fırıl dönen ecinni” yazar. Yine “büyük bademin altında soh­bet ederler” mısraı, yazmada “Büyük bademin altında acaib ecinni şekillerile sohbet eder­ler”dir. “Giderler, gelirler”, ise yine yazmada “gelirler, giderler” diye kayıtlıdır.

    Sahaftan_2
    “Kitaplar” şiirinde, basılı nüshada olmayan dize ve işaretler bulunuyor.

    Arif Dino’ya Kaside: Bütün Şiirleri’nde (s. 69) “aselbendle”, yazmada ise “aselbende”.

    Nirvana: Bütün Şiirleri (s. 47). Yazmada “Hem uyku hem ölüm” mısraından sonra “yoklukla dolu gönlüm” mısraı vardır.

    İbrahim Nebi: Bütün Şiirleri’nde (s.12) başlık sadece “İbrahim”dir. 10. mısrada “güneşi evime sokan kim”, yazmada “evime güneşi sokan kim”dir.

    Siddharta: Yazmada “Om mani padhme hum” şeklinde 2 defa yazılı olarak tekrarlan­mıştır. He’de ve Bütün Şiirleri’nde 3 defa kaydı bulunmaktadır.

    Rüyasız Öykü: Bütün Şiirleri’nde yoktur.

    He: Bütün Şiirleri (s.10)

    Nuru-siyah: Bütün Şi­irleri’nde (s. 23) “Selimi salisin” yazar; yazmada ise “III cü Selimin”dir. Yine “lalaydı” kelimesi, yazmada “lalamdı”dır.

    Çemenlerde: Bütün Şiirleri’nde (s.54) “dökk ve Heyyy” ibareleri, yaz­mada “hey ve dök”tür.

    Sevgili: Bütün Şiirleri’n­de yoktur.

    Tahtadan Yapdığım Adam: Bütün Şiirleri’nde (s.19) “konuşmak” ve “toprağı iştiha ile yiyen”, yazmada “konuşma” ve “toprağı iştiha ile kemiren”dir.

    Nigârı-Çin: Bütün Şiirleri’nde (s. 55) “çin ü maçin”, yazmada “Çin ve Maçin”.

    Trilobit: Bütün Şiirleri’nde (s.30) “50.000.000”, yazmada “20.000.000”. Bütün Şiirleri’nde “kaybolup”, yazmada “gaybolup”.

    Sahaftan_3
    Asaf Halet Çelebi şiirleri sağlığında da tartışılıyordu. Çelebi kendisiyle yapılan bir röportajda şiirlerine yönelik eleştirilerine cevap veriyor

    Yer Olmayan Yere: Bütün Şiirle­ri’nde yoktur.

    [Mansur]: Bütün Şiirleri’nde (s.50) “girdiler” kelimesi yazma nüshada “gittiler” şeklinde­dir. Yazma nüshada şiirin adı yazılmamıştır. Şiirin son kısmı yazma nüshada epey farklı ve şöyledir:

    “Bütün sesler bir sesde boğuldu

    büyük köse vur

    mansur benim heyyyy

    mansur benim

    sesim

    mansur benim heyyyy”

    Gözler Kimi Gördüler: Bütün Şiirleri’nde (s.45). Bu şiir epey değişikliklere uğramıştır. Yaz­ma nüshadaki şiirin başında bulunan

    “bütün adlarla beraber

    unuttum adını”

    mısraları baskı kitaplarda yoktur. Yazmada “bütün şehri doldurdum” yerine “sokakları doldurdum” yazılıdır. “Görü­len” yerine “görünen” kullanıl­mıştır.

    Asaf Halet Çelebi’nin bilinmeyen dizeleri

    Sahaftan_Kutu1

    Rüyasız Öykü

    Geceleyin

    bacadan düşen umacı

    haydi düş de ye beni

    ye beni

    bir şey görmeyim

    gözümden ye beni

    bir şey duymayım

    kulağımdan ye beni

    bir şey düşünmeyim

    kafamdan ye beni

    görmeyim

    işitmeyim

    düşünmeyim.

    Sahaftan_Kutu2

    Sevgili

    seneleri unutdum

    doğmamış gibiyim

    unutmadığım sen varsın

    ki seni de yutdum

    başımı kesseler

    içimden başın çıkar

    ve gene sana gülümser

    kollarımı kesseler

    içimden kolların çıkar

    ve sana açılır

    bacaklarımı kesseler

    içimden bacakların çıkar

    ve sonsuzluğa doğru yürür.

    Sahaftan_Kutu3

    Yer olmayan yere

    neden dönüyorlar

    döne döne kimden geliyorlar

    kime gidiyorlar

    ne sağları var

    ne solları var

    ne altları var

    ne üstleri var

    nerden geliyorlar

    sarhoştan daha sarhoş

    deliden daha deli

    onlar da bilmiyorlar

    at kendini bize

    ve bilme

    biz

    bütün dönenlerle

    yer olmayan yere gidiyoruz

    yer olmayan yere

    SON SAYFADAKI BEYIT…
    Peri padişahının kızına gönül verdim
    Kendime urba yapdım masalların renginden.