Şili’nin nevi şahsına münhasır örgütü MIR’in lideri Miguel Enríquez, 5 Ekim 1974’te polisler tarafından öldürülmüştü. Şili ve Latin Amerika tarihinde silinmeyecek bir iz bırakan bu hadise, 11 Eylül 1973’te sosyalist Başkan Allende’yi darbeyle deviren Pinochet diktatörlüğünün imha planının önemli bir parçasıydı aynı zamanda.
Bundan 50 yıl önce, 5 Ekim 1974’te Şili polisi başkent Santiago’nun bir kenar mahallesindeki bir evi basıp Miguel Umberto Enríquez’i hunharca öldürecektir. Sevgilisi Carmen Castillo yaralı kurtulur, hamiledir ve sonradan sürgünde doğuracağı çocuğunu kaybedecektir.
Miguel Enríquez nevi şahsına münhasır devrimci örgüt MIR’in (Movimiento de Izquierda Revolucionario-Devrimci Sol Hareket) lideriydi. 1944 doğumlu bir hekim olan Enríquez, 1965’te kurulan ve Troçkistler, Mücadeleci Sendikacılar, Liberterler gibi gruplardan oluşan MIR’in 1967’den 1974’e kadar genel sekreterliğini yapmıştı.
MIR, güçlü sosyalist ve komünist partilerin varlığında 1967’de Concepción Üniversitesi öğrencileri arasında güç kazandı ve 1969’da Enríquez’in öne çıktığı bir dönemde kitleselleşmeye başladı.
1970 başkanlık seçimleri vesilesiyle Sosyalist Parti ve Komünist Parti’nin esas bileşenleri olduğu Halk Birliği kurulduğunda, MIR karmaşık ve dengeli bir pozisyon benimsedi: Salvador Allende’nin seçilmesi, muhtemelen şiddetli bir gerici karşı saldırıya yol açacaktı. Ancak MIR’in Allende’nin seçilmesini engellemeye niyeti yoktu. Hattâ Allende’nin bu seçimde Sağcı veya Hıristiyan Demokrat adaylara karşı işçi kampını temsil ettiğini ve gerici saldırılar karşısında halk kazanımlarını savunacaklarını açıkladılar. Enríquez’in babası, Radikal Parti lideri Edgardo Enríquez Froeden, Allende’nin Eğitim Bakanı’ydı.
MIR seçimlerden sonra “silahlı propaganda” faaliyetlerini askıya aldı ancak hükümete veya parlamento çoğunluğuna katılmadı. Allende, seçilmesinin ardından kendisinin aşırı Sağcı gruplar tarafından fiziksel olarak tehdit edildiğini düşündü; bu gruplardan bazıları ordu veya gizli servisle yakın ilişki içindeydi. Bu nedenle, kendisini korumayı amaçlayan, bir bakıma “özel” bir yapı oluşturdu: Esas olarak MIR’deki militanlardan oluşan Cumhurbaşkanının Dostları Grubu (GAP).
MIR militanları halk seferberlikleri sırasında önemli bir rol oynadılar. Allende hükümetinin sorumlu tutulacağı, gıda kıtlığına yol açmayı amaçlayan gerçek bir ekonomik sabotaj operasyonu ve kamyon patronlarının grevi olan “burjuvazi grevi” yenilgiye uğratıldı.
MIR’in popülaritesinin bir nedeni, yürüttükleri kitle seferberliği ise ikinci nedeni de askerî diktatörlüğe karşı militanlarının yiğitliği ve kahramanlığıydı. Şili’deki darbeden sonra polis terörü birçok militanı acı dolu bir sürgüne zorlarken, MIR kendi liderlerinin diktatörlüğe karşı direnişi örgütlemek için Şili’de kalması gerektiğine karar vermişti. Ancak ağır bir bedel ödeyecekler; sırasıyla Miguel Enríquez, kardeşi Edgardo Enríquez ve ardından Bautista Van Schouwen, Pinochet’in güvenlik güçleri tarafından öldürülecekti.

