“Seninle Bir Dakika”


bundan tam 50 yıl önce mart ayında isveç’in başkenti stockholm’de eurovision şarkı yarışması yapıldı. o tarihlerde stockholm türkiye’den giden işçilerin toplanma merkeziydi. fakat yarışmanın yapılacağı tarihlerde türkiye açısından bir ilk yaşanıyordu. semiha yankı “seninle bir dakika” adlı şarkıyla memleketini temsil etmek üzere gelmişti kente. türkiye tarihinde ilk kez eurovision şarkı yarışması’na katılıyordu. işte yarışma tarihimizin, semiha yankı’nın ve bu şarkının hikâyesi…

1) semiha yankı
Semiha Yankı Eurovision’da. Stockholm, 1975.

Eurovision Şarkı Yarışması, 1956 yılından bu yana sadece bir kez yapılmadı; o da 2020 yılında pandemiden dolayı. Bir şölen havasında geçen yarışma her zaman tüm dünyanın ilgi odağı oldu. Bu yarışmayı kazanan isim ya da grupların birçoğunun önü açıldı ve ünlü oldular. Örneğin 1974’teki yarışmayı “Waterloo” isimli şarkı ile İsveç adına kazanan müzik grubu ABBA, 1988’de yarışmayı İsviçre adına “Ne partez pas sans moi” isimli Fransızca şarkı ile kazanan Kanadalı Céline Dion gibi.

Ülkemiz İçin Bir İlk
Eurovision Şarkı Yarışması, her yıl bir önceki yıl kazanan ülkede gerçekleştiriliyor. Yarışmanın yarı finalinde birçok ülke eleniyor ve finalde yirmi kadar şarkı kalıyor. İşte bu bölümde Türkiye de birkaç kez boy gösterdi. Özellikle bir tanesinde; 2003 senesinde ülkemizi temsil eden Sertab Erener, “Everyway That I Can” adlı şarkısıyla yarıştı ve tarihimizde ilk kez birincilik kazandırdı. Sertab Erener’in performansı müthiş, ona sahnede eşlik eden dansçıların şovları da göz alıcıydı. O yıllar maalesef geride kaldı. Türkiye puanlama sistemindeki adaletsizliği gerekçe göstererek 2013 yılından beri Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmıyor. Yarışma 2000 yılından bu yana internet üzerinden de gösteriliyor ve oylama son yıllarda %50 halk, %50 jüri oyuyla yapılıyor. Her ülke “jüri oyları” adı altında en beğendiği 10 şarkıyı 1 ila 12 puan üzerinden ödüllendiriyor. Daha sonra da “halk oyları” devreye giriyor ve havuzda toplanarak teker teker ülkelere dağıtılıyor. Tarihinde Avrupa dışından birçok ülkenin de katılım sağladığı yarışma kimi zaman spekülasyonlarla ve ayak oyunlarıyla anılsa da her yıl milyonlarca insanın ilgisini çekmeye devam ediyor…

Yarışmaya Kim Katılmalı?
1975 yılına yani elli yıl önceki toplumsal ortama ve yarışmaya gelirsek. Bu yıllar, Türkiye’de sadece devlet kanalı TRT’nin siyah beyaz yayınlarıyla ülke insanını ekranlara bağladığı güzel ama zorlu bir dönem olarak hafızalarda yer edindi. Pazar akşamları TV seyretmek üzere komşuda toplanılan ya da yazlık açık hava sinemalarında çekirdek çıtlatılan, gazoz içilen yıllar… Memlekette kaos ve anarşinin yükselmeye başladığı, ekonomik sıkıntılar ve siyasi çalkantıların yaşandığı ve aynı zamanda Kıbrıs Barış Harekâtı’nın (Temmuz-Ağustos 1974) haklı zeminine rağmen uluslararası ilişkilerde yalnız kaldığımız bir dönemdi. İşte tam da bu dönemde Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmaya karar vermişiz. Hazırlıklar kararlı ve heyecan verici. Öyleyse bu yarışmaya kim katılmalı?.. Üç genç kadından oluşan Cici Kızlar grubu (Başlangıçtaki grup üyeleri; Şebnem Aksu, Birnur Bilginoğlu ve Bilgen Bengü) Atilla Özdemiroğlu’nun bestelediği “Delisin” adlı parçayı söyledi. Daha sonraki yıllarda Tarık Akan ve Necla Nazır’ın başrolünü paylaştığı aynı adı taşıyan filmde de kullanılan parça Halk Jürisi’nden yüksek puan aldı. Henüz 17 yaşında olan Semiha Yankı da “Seninle Bir Dakika” adlı parçayı seslendirdi ve Profesyonel Jüri’den en yüksek puanı topladı. Sözleri Hikmet Münir Ebcioğlu’na, müziği ise Kemal Ebcioğlu’na aitti. Böylece her iki şarkı da aynı puanı alarak birinci oldu. Fakat Eurovision Şarkı Yarışması’na sadece bir şarkı katılabilirdi. Cici Kızlar’dan Bilgen Bengü’nün çektiği kurada “Seninle Bir Dakika” şarkısı çıktı ve Stockholm’de yapılacak yarışmaya Semiha Yankı katılma hakkını kazandı. İşte bundan tam 50 yıl önce Mart ayında yapılan yarışmaya bizim ilk katılımımızı sağlayan hikâye bu şekilde başladı. 

Ses Dergisi
Semiha Yankı, Ses dergisinin kapağında. Sayı 7, 15 Şubat 1975.

Dizler Üstünde Final, Çılgınca Alkış ve Beklenmeyen Son
Önce sanatçıya Ankara’da bir butikte basma bir elbise hazırlandı. Sonra saçları koyu renge boyandı. TRT’nin imkânları günümüzle kıyaslandığında o yıllarda yok denecek kadar sınırlıydı. Öyle ki henüz Semiha Yankı’ya geri vokal yapacak kimse bulunamadan kalabalık bir TRT grubuyla Stockholm’e gidildi. Orkestra şefi Timur Selçuk’la beş gün boyunca prova yapıldı ve yorucu temponun ardından yarışma günü kırk derece ateşle sahneye çıktı Semiha Yankı. Şarkısının finalini dizlerinin üzerinde yaptı, salon çılgınca onu alkışladı. Fakat toplamda sadece 3 puan alarak 19 ülke arasından sonuncu oldu. Yarışmayı Hollanda’yı temsil eden “Ding A Dong” adlı şarkıyla Teach-In grubu kazandı. Şarkının bu derece alkış almasına rağmen puan alamamasını Türk otoriteler özellikle bir yıl önce gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekâtı’na karşı duyulan tepkiye dayandırdı. Açıkçası bugün hâlâ keyifle dinlediğim bu şarkının hak ettiği dereceyi alamamasını haksızlık olarak değerlendirsem de aradan geçen 50 yıla baktığımda köprünün altından çok sular aktığını görebiliyorum. Tolstoy’un da dediği gibi, “Zaman, bize hayatın değerini anlamamız için bir şans verir.” #