Kadem-i Şerif Tekkesi, İstanbul’un en önemli tekke yapılarından biri. Samatya’daki tekke, adını Hz.Muhammed’e mâledilen bir ayak izinden alıyor. İslâm toplumlarında Hz.Muhammed’in değişik dönemlerde taş, tuğla gibi malzemelere ayak izinin çıktığına inanılır. Bu hâtıralar Kadem-i Şerif, Nakş-ı Kadem, Nakş-ı Kadem-i Şerif gibi adlarla anılmış ve kutsal bir emanet olarak saklanıp ziyaret edilmiştir. Suriye’nin Şam şehrinde korunan bir ayak izi, 1784’te Şeyh Muhammed Zaid Efendi tarafından İstanbul’a getirilmiş. Genellikle Sadrazam Halil Hamid Paşa’nın bu dönemde şeyhefendi için bir Sâdî tekkesi inşa ettirdiği anlatılır. Muhtemelen bu Şam’dan getirilen ve tekkeye de ismini veren Kadem-i Şerif, daha sonra Sultan Abdülhamid’in türbesine yerleştirilmiştir. Tekke yapısı 2. Abdülhamid devrinde yeniden inşa edilmiş, yakın zamanda büyük bir restorasyon ile kent hayatına geri dönmüştür. Samatya semti İstanbul’da Bizans devrinden günümüze ismi değişmeden gelmeyi başarmıştır.

