tekkelerde yetişen pek çok derviş, gerek osmanlı gerekse cumhuriyet devrinde önemli görevlere gelmiş, ilim ve sanat hayatına yön vermiştir. örneğin budapeşte’nin fethi esnasında şehit düşen bektaşi şeyhi gül baba’nın türbesi günümüzde de türk-macar dostluğunun bir sembolü olarak ziyaret edilmektedir. gül baba’nın torunlarından mühendis-mimar ekrem hakkı ayverdi 1950 öncesinde istanbul’daki birçok tarihî eserin restorasyonunda görev almış, istanbul ve rumeli’deki osmanlı mimari mirasına dair eserler yazmıştır. kardeşi sâmiha ayverdi de bilinen bir yazardır.
Dervişler Osmanlı toplumunun sosyal dokusunun vazgeçilmez unsuruydu. Devlet dervişlerden sulh zamanında tekkelerinde ülkenin selameti için dua etmelerini, savaş zamanında orduya katılıp cephede savaşan askerlerin manevi duygularını yükseltmelerini beklemekteydi. Muharremiyye, taamiyye adı verilen yardımlar suretiyle tekkelerdeki tencerelerin kaynamasına destek verilirken halk nezdinde itibarlı şeyhler “ordu şeyhi” ünvanı verilerek padişahın yanında cephede hizmete çağrılırdı. Mesela Haçova Meydan Muharebesi’nde bozguna uğramak üzere olan Osmanlı ordusu, atını en önde düşmana karşı süren Halveti Şeyhi Hızır Efendi sayesinde tekrar toparlanarak hücuma geçip savaşı kazanmış, Hızır Efendi ise 26 Ekim 1596 günü şehit düşmüştür. Fatih’in çevresindeki ulema ve askerler kuşatmanın devlet hazinesini sarsacağını iddia ederken Bayrami Şeyhi Akşemseddin fethin gerçekleşmesi hususunda padişahın en büyük destekçisi olmuştur.
Mevleviler
Eski bakanlardan Işın Çelebi, Mevlâna’nın torunlarından olduğu için Çelebi soyadını taşımaktadır. İş insanı Halil Bezmen, Kasımpaşa Mevlevihanesi’nin mesnevihanı Selanikli Es’ad Dede’nin kız kardeşinin torunudur.
“nâzım hikmet gençliğinde mevlâna’yı öven bir şiir kaleme almıştı. ‘dergâhın kuyusu’ başlıklı bir başka şiirindeki mısralar da tasavvufa olan muhabbetini dile getirir.”
Konya, Mevlâna Dergâhı Şeyhi Veled Çelebi’den teberrüken destar alarak Mevlevi hulefası arasına dâhil olan Mehmed Nâzım Paşa’nın torunu da meşhur bir şairdi: Nâzım Hikmet gençliğinde Mevlâna’yı öven bir şiir kaleme almıştı. “Dergâhın Kuyusu” başlıklı bir başka şiirindeki şu mısralar da tasavvufa olan muhabbetini dile getirir:
Ne içli bir dua, ne içten bir âh,
Uyuyor serviler altında dergâh!..
Kaç kere gönlümü dinledi bu yer.
Tek tük kandillerde yorgun alevler
Titriyor gecenin sert rüzgârıyla.
(…)
Ya Rabbi, ne içten anıldı adın!..
“Ölmeden öl!” diyen bir itikadın
Gönülden duyarak ulu sesini,
Ruha şifa sunan felsefesini,
(…)
Ey ulu Allah’ım, ey ulu Rabbim!
Kuyuda zikreden, ağlayan kimdi?
İçine eğildim… Anladım şimdi
İsm-i Celâlini candan andıkça,
Yer yer yükselerek çalkalandıkça,
Kuyunun zulmette parlayan suyu…
Kuyu zikrediyor, ağlıyor kuyu!..
Nakşibendiler
Çağlayanlar, Gönül Hanım gibi eserleriyle tanınan hikâye ve roman yazarı Müftüoğlu Ahmed Hikmet’in babası Şeyh Yahya Sezaî Efendi (1816-1877), Fatih Çarşamba’da bir tekke tesis eden Nakşi Şeyhi Yanyalı İsmet Efendi’nin halifesiydi. Yahya Sezaî Efendi’nin babası Mora Müftüsü Abdülhalim Efendi 1821 yılındaki ayaklanmada Yunanlar tarafından yakılarak şehit edilmiştir. Ahmed Hikmet Bey’in anne tarafından soyu ise Halvetiyye tarikatının Mısriyye kolunun kurucusu Niyazî-i Mısrî’ye dayanmaktadır.
Silivrikapı yakınındaki Bâlâ Tekkesi’nin son şeyhi Ömer Fahreddin Efendi’nin oğlu romancı ve Köroğlu gazetesi sahibi Burhan Cahit Morkaya’dır. Tekkelere karşı esen siyasi rüzgârlara kapılıp Bâlâ Tekkesi başta olmak üzere İstanbul’da birçok yerde vakıfları bulunan Adile Sultan’ı ve kendi babasını 1931’de Şeyh Zeynullah isimli bir romanla kötülemiştir. Morkaya 1946’da milletvekili seçilmesine rağmen asker kaçağı olduğu ortaya çıkınca mazbatası verilmemiştir.
Ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Çetin Tekindor, Bolu’da Uğurlu Naib Tekkesi son şeyhi Mustafa Sabri Efendi’nin torunudur. Başrolünü oynadığı Babam isimli filmin bir sahnesinde şeyh dedesinin fotoğrafı duvarda asılıydı. Kuzeni Nurettin Tekindor (1935-2024) Uğurlu Naib Tekkesi etrafında gelişen fantastik olayları Hayat Yarınını Bilmez isimli kitabında anlatmıştır.
Üsküdar’daki Alaca Minare Tekkesi’nin son şeyhi İsmail Hakkı Efendi’nin kızı Pakize Hanım, Çanakkale şehidi Yüzbaşı İshak Bey ile evlenmiş, ses sanatkârı Semahat Özdenses (1913-2008) bu tekkede dünyaya gelmiştir.
Han Duvarları şiirinin şairi Faruk Nafiz Çamlıbel (1898-1973) İstanbul Aksaray’daki Nakşi tekkesi şeyhi Feyzullah Efendi’nin kızının oğludur. Tekke yıkıldıktan sonra arsasına apartman yapılırken vârislerden olduğu için miras hissesi kendisine verilmiştir.
Mehmet Ali Erbil de soyadından da anlaşılacağı üzere aslen Irak’ın Erbil şehrinden olup orada büyük dedesi Hidayetullah Efendi, Mevlâna Halid-i Bağdadî’nin o şehirde kurduğu tekkenin postnişiniydi. Erbil, aynı zamanda İstanbul’daki Kelâmî Tekkesi şeyhi Erbilli Es’ad Efendi’nin de kardeşinin torunlarındandır.
Bursa’daki Ahmed Baba Efendi Tekkesi son şeyhi Mehmed Baha Pars (öl. 1953) önemli bir müzik adamıydı. Tarihimizdeki ikinci müzik mecmuası olan Âlem-i Musiki’yi yayımlamıştır. Şarkı ve marş bestelerinin yanı sıra Abdülhak Hamid’in Nesteren operetinin bestesi kendisine aittir.
Rıfâiler
Dergimizin Ocak sayısında Aziz Nesin’in babası Abdülaziz Nesin’in bir Rıfâi şeyhi olduğunu yazmıştık. Gazeteci yazar Çetin Altan ile oğulları Ahmet ve Mehmet Altan Unkapanı’ndaki Yeşil Tulumba Tekkesi Şeyhi Hafız Mustafa Muhyiddin Efendi’nin kızından torunlarıdır.
Galatasaray Lisesi’nin meşhur müdürlerinden ve Galatasaray Tarihi’nin yazarı Muhittin Sandıkçıoğlu, Üsküdar’daki Sandıkçı Tekkesi Şeyhi Ali Haydar Efendi’nin oğludur. Aynı aileden Özcan ve oğlu Can Sandıkçıoğlu 1980’den itibaren “Miss Turkey” isimli güzellik yarışmasının Türkiye’de organizasyonunu üstlenmektedir.
Bektaşiler
TBMM’nin 1. döneminde Denizli milletvekilliği yapan Bektaşi şeyhi Hüseyin Mazlum Bababalım’ın torunları günümüzde Pamukkale Otobüs İşletmesi’nin sahipleridir.
Halvetiler
Fabrika Kızı, Eylül’de Gel isimli şarkılarıyla 1970 ve 80’lerde pop müziğinin parlayan yıldızı Alpay (Nazikioğlu), Topkapı Sarayı girişindeki Nazikî Tekkesi’nin şeyh ailesine mensuptur. Meşhur reklamcılardan Nail Keçili de anne tarafından bu aileye mensuptur.
Silivrikapı Caddesi’ndeki Emirler Tekkesi Şeyhi İbrahim Şücaeddin Efendi’nin yedi kızından en küçüğü Samiye Hanım, Mesud Cemil’den kemençe meşk etmiş, Dârü’l-elhan’da Ziya Paşa’nın müdürlüğü zamanında kemençe muallimliği yapmıştır. 1920’de Burhan Cahit Morkaya’yla evlenen Samiye Hanım Türkiye’nin ilk kadın otomobil yarışçılarındandı.
Günümüzde Yunanistan sınırları içinde, Mora Yarımadası’ndaki Tripoliçe şehrinde bulunan Halveti-Cerrahî Tekkesi’nin şeyhi ve Tripoliçe Müftüsü Ahmed Necib Efendi 1821 yılında çıkan Yunan İsyanı’nda kaleyi savunurken şehit düşmüştür. Önce Mısır’a ardından İstanbul’a göç eden oğlu ve halifesi Abdurrahman Sami Paşa bürokrasi kademelerinde yükselerek Osmanlı Devleti’nin ilk maarif nazırı (millî eğitim bakanı) olmuştur. Onun oğlu Samipaşazade Sezai (1859-1936), Sergüzeşt romanıyla tanınmıştır. Diğer oğlu Abdüllatif Suphi Paşa da maarif, maliye, evkaf gibi birçok bakanlık vazifelerinde bulunmuştur. Suphi Paşa’nın en küçük oğlu Hamdullah Suphi Tanrıöver (1885-1966) genç Cumhuriyet’in en önemli bürokrat ve siyasetçilerindendir. Türk Ocakları’nın kurucularından Tanrıöver, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk maarif vekilidir. Türk resim sanatının önemli isimlerinden Ahmed Zeki Kocamemi de Abdüllatif Suphi Paşa’nın torunlarındandır.
Hüseyin Vassaf Bey (öl. 1929) İstanbul Rüsumat Gümrüğü Başmüdürlüğü görevinde bulunmuş, tasavvufa da gönül vererek Halvetiyye’nin Uşşakıyye ve Gülşeniyye kollarından hilafet almış, Sefîne-i Evliyâ isimli beş ciltlik şeyh biyografileri kitabını kaleme almıştır. Kızından torunu Evin İlyasoğlu da müzik tarihi kitapları yazmış, Boğaziçi Üniversitesi’nde dersler vermiş, Cumhuriyet gazetesinde yazılar yazmıştır. Hüseyin Vassaf’ın oğlu Suat Erler ise İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü ve Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi’nin kurucularındandır. Kendisinden sonra yeğeni Süha Erler (öl. 2020) de uzun yıllar İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nün başkanlığını yapmış, ülkemizde yüzme ve su topu sporlarının gelişmesine katkı sağlamıştır.
Üsküdar’daki Nasûhî Dergâhı Şeyhi Kerameddin Efendi’nin oğlu Rükneddin Nasuhioğlu 1950’lerde Adalet ve İçişleri Bakanlığı vazifelerinde bulunmuştur. Şeyh Kerameddin Efendi’nin halifesi meşhur bestekâr Zeki Arif Ataergin’in torunu Çiğdem Hanım, 1999’da kurulan üçlü koalisyonda başbakan yardımcılığı yapan Hüsamettin Özkan’la evlidir. Aynı koalisyonda ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak atanan Kemal Derviş ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yakınındaki Kadem-i Şerif Tekkesi’ni inşa ettiren ve Sultan I. Abdülhamid’e darbe teşebbüsünde bulunduğu iddiasıyla 1785’te idam edilen Halil Hamid Paşa’nın soyundan gelmektedir.
Üsküdar İtfaiyesi’nin kurulduğu arsada 20. yüzyıl başlarında bulunan Safvetî Efendi, Halveti Tekkesi’nin son şeyhi M. Said Özok’un torunu Prof. Dr. Gülten Kazgan ülkemizde yetişen kıymetli iktisat akademisyenlerinden olup Bilgi Üniversitesi’nin kurucu rektörüdür.
Ayasofya Camii yanındaki Sinan Erdebilî Tekkesi’nin son şeyhi Halil Sırrı Efendi’nin oğlu Mehmet Nazif Gerçin (öl. 1982) Galatasaray ve Millî Takım’da uzun yıllar top koşturmuş, “Ayı Mehmet” ismiyle şöhret bulmuş bir futbolcuydu.
Sa’dîler
Bayezid Meydanı yakınındaki Abdüsselâm Tekkesi’nin son şeyhi Yusuf Zahir Hasırcıoğlu (öl. 1956), 1925-1927 arası Hacı Selim Ağa Kütüphanesi, 1927-1937 arası Süleymaniye Kütüphanesi Müdürlüğü yapmıştır. Yusuf Zahir Efendi’nin kızı Fatma Zahir (öl. 1987), Nuri Erinç (öl. 1968) ile evlenmiş, Cumhuriyet gazetesi yazarı ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç dünyaya gelmiştir.
Kadirîler
İstanbul, Aksaray’daki Oğlanlar Tekkesi’nin şeyhi olup Meclis-i Meşâyih (Şeyhler Heyeti) reisliği yapan Şeyh Saffet Efendi cumhuriyetin ilanıyla Urfa milletvekili seçilmiştir. Sanat tarihçisi olan oğlu Suut Kemal Yetkin (1903-1980) Urfa milletvekilliği ve Ankara Üniversitesi rektörlüğü görevlerinde bulunmuştur.
Son dönemin Millî Savunma bakanlarından Vecdi Gönül’ün dedesi Erzurumlu Mehmed Uşşakî Baba Kadirî şeyhidir. Kurtlar Vadisi dizisinde Polat Alemdar rolüyle meşhur olan Necati Şaşmaz’ın dedesi Cafer-i Tayyar Baba (1902-1973) bir Kadirî şeyhi olup Elazığ’da türbesi bulunmaktadır.
Kasımpaşa’daki Turabî Baba Tekkesi şeyhi M. Ali Rıza Efendi’nin oğlu Hasan Ferit Cansever sıtmayla mücadelede önemli başarılar elde etmiş bir doktordu. Türk Ocakları’nın kurucularından ve Türk Yurdu dergisini çıkaranlardan biri olan Ferit Bey’in oğlu Turgut Cansever ise “Ağa Han Mimarlık Ödülü” kazanmış bir mimardır. #










