Osmanlı Kamuoyunda“Yirminci Yüzyıl Ne Zaman Başladı?”Tartışması


yeni yüzyıl 00’lı (çift sıfırlı) yılda mı yoksa 01’li yılda mı başlar? yirminci yüzyıl, 1 ocak 1900 tarihinde mi, yoksa 1 ocak 1901 tarihinde mi başladı? osmanlı’nın 1900’de tartıştığı bu konuyu türkiye de 2000’de tartıştı. milenyuma 2000’de mi girdik, 2001’de mi? 1900’deki tartışmayı dönemin basınında yer alış biçimiyle vahdettin engin ele aldı.

Eski Osmanlı Ramazanları dendiğinde genellikle akla Direklerarası eğlenceleri, meddahlar, insanların Ramazan gecelerinde nasıl eğlendikleri, camilere mahyalar asılması gibi konular gelir. Bunlar hâliyle yaşanan gelişmelerdi fakat insanların tek ilgi alanı bunlarla sınırlı değildi. Mesela günümüzden 125 yıl önce, Ramazan ayında, Osmanlı kamuoyunda yirminci yüzyılın ne zaman başladığı tartışılıyor, gazeteler sayfalarını bu konuya ayırıyordu.

Galata Kulesi
Galata Kulesi önünde insan manzaraları, 1900. | FOTOĞRAF: DEPO PHOTOS

Le Moniteur Oriental Tartışmayı Başlatıyor!
1900 yılı Ramazan’ı Ocak ayına denk gelmiş, bu dönemde başlayan bir tartışma, yine Ocak ayına denk gelen 1901 yılının Ramazan ayında da devam etmişti. Osmanlı kamuoyunu uzun süre meşgul eden bu tartışmanın konusu, yirminci yüzyılın “1 Ocak 1900 tarihinden itibaren mi, yoksa 1 Ocak 1901 tarihinden itibaren mi” başladığı idi. Tartışmayı başlatan, İstanbul’da yayımlanan Le Moniteur Oriental gazetesinin 2 Ocak 1900 tarihli yazısı idi. Yazıda şöyle deniyordu:

“31 Aralık’ın gece yarısında 1899 yılı bitti ve 1900 yılı başladı. Bu durumda, şu anda yirminci yüzyıl başladı mı yoksa hâlâ on dokuzuncu yüzyılda mıyız? Birçok kişiyi ilgilendirdiğini tahmin ettiğimiz bu soruyu şu şekilde cevaplandırabiliriz. Yirminci yüzyıl 1900 yılında değil 1901 yılında başlamaktadır. Fakat bazı kişiler yirminci yüzyılın 1900 yılında başladığını iddia ediyorlar. Hâlbuki bu düşünce tamamen yanlıştır. Bilindiği gibi miladi takvimin ilk yılı 1 olarak kabul edilmiştir. Dolayısı ile miladi yıl 100’e gelindiğinde aslında tam olarak 99 yıl yaşanmış olunmaktadır. Bu durumda miladi yıl 100, birinci yüzyıla ait olmakta ve ikinci yüzyıl miladi 101 yılından itibaren başlamaktadır. Sonraki dönemlerde de aynı şey olmuş, yani miladi 201 yılından itibaren üçüncü yüzyıl, 301 yılından itibaren ise dördüncü yüzyıl başlamış ve o şekilde devam etmiştir. Bu tartışılmaz çıkış noktasından hareketle, sonu (00) ile biten her yılın başlayan değil, sona eren yüzyıla ait olduğu tespit edilebilir. Bu nedenle yirminci yüzyıl 1900 yılında değil 1901 yılında başlayacaktır.”

Osmanli_20_1) 2 Ocak 1900 tarihli Le Moniteur oriental gazetesi ve kupürü
2 Ocak 1900 tarihli Le Moniteur Oriental gazetesi ve ilgili kupürü.
Osmanli_20_2) Sabah gazetesi 1 Ocak 1901
1 Ocak 1901 tarihli Sabah gazetesi ve kupürü. 

Tartışma Osmanlı Basınında…
Fransızca yayımlanan Le Moniteur Oriental gazetesinin başlattığı tartışma 1901 Ocak ayında da devam etti. Bu defa tartışmaya Türkçe gazeteler de katılmakta gecikmedi. Meseleye sayfalarında yer veren Türkçe gazeteler de yirminci yüzyılın 1901 yılından itibaren başlaması gerektiği kanaatinde birleşmişti. Nitekim Sabah gazetesi 10 Ramazan 1318/1 Ocak 1901 tarihli nüshasında bu konuya eğilmiş ve özetle şu görüşleri savunmuştu:

“1901 senesi ve dolayısı ile yirminci asır bugün başlamış bulunuyor. Avrupa gazeteleri bu konuya bir hayli önem vermiş bulunmaktadırlar. Eski okuyucularımız hatırlayacaklardır. Yirminci asra, 1900 senesinde mi yoksa 1901 senesinde mi girileceği konusu matematik ve astronomi uzmanları arasında hayli tartışmaya sebep olmuştu.


“sonu (00) ile biten her yılın başlayan değil, sona eren yüzyıla ait olduğu tespit edilebilir. bu nedenle yirminci yüzyıl 1900 yılında değil 1901 yılında başlayacaktır.”

Bu konuları şimdi yeniden ortaya çıkarmaya gerek yoktur. Geçen yılın Ocak ayında, yirminci yüzyılın başlayıp başlamadığı hakkında şüphe gösterenler olmuştu. Şimdi artık şüphe ve tereddüde gerek yoktur. Dün, yani 31 Aralık 1900 tarihinde on dokuzuncu asrın sona erdiği ve bugün 1 Ocak 1901’de yirminci asrın başlamış olduğu konusunda bütün medeniyet âlemi fikir birliği içindedir.”

Osmanli_20_3) Sultan Abdülhamit'in yirminci yüzyılın başlaması vesilesiyle ikinci Wilhelmi kutladığı-2
Sultan Abdülhamid’in yirminci yüzyılın başlaması vesilesiyle ikinci Wilhelm’i kutladığı mektup.

Sabah gazetesi sonraki günlerdeki nüshalarında da konuya değinmiş ve yılbaşı münasebetiyle yabancı sefaretlerin düzenlemiş olduğu kutlama törenleri ve balo haberlerini yayımlamıştı.

Aynı konuyu ele alan 20 Ramazan 1318/10 Ocak 1901 tarihli gazetesinin yirminci yüzyılın ne zaman başladığı konusuna yaklaşımı ise şöyle olmuştu:

“Artık şüphe yok, miladi yirminci asır başladı. Geçen sene, ‘Yirminci asır başladı.’ diyenlere hesap bilenler derhâl itiraz etmişlerdi. Allah eksik etmesin, böyle konularda bilgiçlik taslayanlar hiç eksik olmaz. Bizim gibi ince hesaplara akıl erdiremeyenler de bunların söylediklerini boynu bükük kabul eder. Ne ise, geçen sene başlamamışsa, bu sene başladı. Fakat aksiliğe bakınız ki bir Salı günü ile başlıyor. Meraklı çok. Şimdi de ‘Acaba diğer asırlar hangi günde başlamıştı?’ diye araştırmaya girişenler var.”

Devletler Nezdinde Yeni Yüzyıl
Kamuoyu meseleyi bu şekilde tartışırken devlet nezdinde 1900 yılı itibarıyla yirminci yüzyıla girildiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Osmanlı arşivlerinde yer alan (Y.PRK.AŞ 34/69) numaralı ve 1 Ocak 1900 tarihli bir belgede, bu tarih itibarıyla yirminci yüzyıla girilmiş olması vesilesiyle Sultan II. Abdülhamid’in Alman İmparatoru II. Wilhelm’i kutladığı anlaşılmaktadır. Berlin’deki Osmanlı Büyükelçisi Ahmet Tevfik Bey tarafından İstanbul’a gönderilen bir yazıdan bunu takip etmek mümkündür. Buna göre miladi yirminci yüzyılın başlangıcı olan yılbaşı günü münasebetiyle Alman İmparatoru II. Wilhelm, sarayında özel bir davet vermiştir. Bu davet sırasında Berlin Büyükelçisi Ahmet Tevfik Bey, İmparator II. Wilhelm’e Sultan II. Abdülhamid’in gönderdiği name-i hümayunu (mektubu) vermiştir. Mektupta Sultan Abdülhamid miladi yirminci yüzyılın başlaması dolayısıyla İmparator’a tebriklerini sunmaktadır. Bu jest II. Wilhelm’i çok mutlu etmiştir. İmparator, Sultan’a özel surette teşekkür ettiğini ifade ederek, padişah için duyduğu özel muhabbet, sevgi ve şükran hislerini iletmesini Büyükelçi’den istemiştir. İmparator, Sultan’ın her daim bekası için samimi hisler beslediğini de belirtmiştir.

Osmanli_20_4) Amerikan Kızılhaç'inin sultan Abdülhamit'ten  yirminci yüzyılın başlamasını kutlayan bir name-i hümayun istemesi-2
Osmanli_20_4) Amerikan Kızılhaç belgesinin ikinci sayfası-1
Amerikan Kızılhaç’ının Sultan Abdülhamid’den yirminci yüzyılın başlamasını kutlayan bir name-i hümayun istemesi.
Osmanli_20_WhatsApp Image 2024-11-29 at 18.43.08

Osmanlı arşivinde yer alan bir başka belgede ise (HR.İD. No 2067/31) Amerikan Kızılhaç Cemiyeti’nin yirminci yüzyıla girilmesinden dolayı Sultan II. Abdülhamid’in kendilerine bir tebrikname-i hümayunu göndermesini talep ettikleri anlaşılmaktadır. II. Wilhelm’in yirminci yüzyıla 1900 yılı 1 Ocak’ı itibarıyla girildiğini kabul edip resmî davet vermesinin aksine, Amerikan Kızılhaç Cemiyeti yirminci yüzyıla giriş günü olarak 1 Ocak 1901 tarihini benimsemiştir. Cemiyetin ikinci başkanı ile başkâtibi Washington elçiliğine yazdıkları bir mektup ile bu talebini iletmişlerdir. Mektubun yazıldığı tarih 7 Ekim 1900’dür ve giriş cümlelerinde “Yirminci asrın yaklaşması münasebetiyle” denmektedir. Yani Amerikan Kızılhaç’ına göre yirminci yüzyıla 1 Ocak 1901 tarihinde girilecektir. Kızılhaç’ın ikinci başkanı ve başkâtibi bu talepte bulunurken o tarihe kadar gerek kendi ülkesinde gerekse başka ülkelerde yaptıkları hizmetlerden de bahsetmiştir. On dokuzuncu asrın bitip yirminci asra girilmesi vesilesiyle Amerika’da 25 bin civarında miting tertiplenecektir. Bu mitinglerin başarısını temin için 1900 senesi 31 Aralık’ına kadar Avrupa hükümdarları birer name (mektup) gönderecektir. Bunlar Amerikan Kongresi hazine evrakları arasında muhafaza edilecektir. Şimdiye kadar birçok hükümdar bu taleplerine olumlu cevap vermiştir. Eğer zat-ı şahanelerinden bir iltifatname-i hümayun gelmezse çabaları eksik kalacaktır. Bu bakımdan zat-ı şahanenin selamını ihtiva eden ve 20. yüzyıla girişi tebrik eden bir name-i hümayun beklentilerini söz konusu yazıda dile getirmişlerdir.

Görüldüğü gibi on dokuzunca yüzyılın bitip yirminci yüzyılın başlaması hususu dünyanın çeşitli yörelerinde farklı değerlendirilmiş, kimi 1 Ocak 1900’de kimi ise 1 Ocak 1901’de yeni yüzyıla girildiğini kabul etmiştir.

Bütün bu gelişmelerden anlaşıldığı üzere, insanlar hangi dönemde ve hangi ortamda olursa olsunlar bu tür konulara özel bir ilgi gösteriyor ve meraklarını gidermeye çalışıyorlar. Aynı zamanda da bunu bir eğlence vesilesi yapıyorlar. Nitekim benzer hadiseler 2000 yılında da yaşanmıştı. 2000 yılının, yirmi birinci yüzyılın başlangıcı değil yirminci yüzyılın son yılı olduğu bilindiği hâlde, 1 Ocak 2000 tarihi yirmi birinci yüzyıla ve aynı zamanda milenyuma giriş olarak kabul edilip büyük şenlikler yapıldı. Hâlbuki yirmi birinci yüzyıl, tam bir yıl sonra, 1 Ocak 2001’de başlamıştı. #