Merhaba
Almanya’nın eski Başbakanı Angela Merkel’in geçtiğimiz aylarda çıkan, anılarını paylaştığı ve Türkçesi “Özgürlük” anlamına gelen Freiheit kitabında ülkemiz adına da ilginç detaylar vardı. Benim en fazla dikkatimi çeken bölüm şu oldu: “Erdoğan ve Davutoğlu ile görüştük, anlaştık. AB Türkiye’ye 3 milyar euro verecek, Suriyeliler Türkiye’de kalacak, bu parayla onlara okullar, yerleşim yerleri yapılacaktı. Türkiye, kaçak Suriyelilere çalışma izni verecekti.” Merkel, bu konuyla ilgili yapılan görüşmeler sonucunda 3 milyar euro’ya anlaştıklarından bahsediyor. Kitaptan devam ediyoruz: “Buluşma 21.00’de başladı ve Davutoğlu orada, bire bir değişim önerisi de sundu. AB, Türkiye’ye iade ettiği her istenmeyen (suçlu) kaçak karşılığı, Türkiye’den bir göçmen alacaktı. Bu Yunan Adaları’nı ve AB’yi rahatlatacaktı. Rutte ile hemen kabul ettik. Ülkemize gelen kaçak sayısı yüzde 95 azaldı.”
Bugün geldiğimiz noktada Avrupa ülkelerine maalesef artık vizeyle bile gidemiyoruz. Son gelişmede ise Suriye’de silahlı muhalifler (HTŞ) Şam’a girdi ve Devlet Başkanı Beşar Esad ülkeden kaçtı. Böylece 54 yıllık Baas rejimi de yıkılmış oldu. Ülkenin daha kaotik duruma düşmesi ise an meselesi. Ve maalesef dünya bir umursamazlık içinde…
Yeni Yüzüyle “#tarih”
Dergide bir kan değişimi yaşandı. Yeni tasarımı, içeriği, yazarları, artan sayfa sayısı ve hazırlayan yeni ekibiyle bizler devraldık bayrağı. Bu anlamda bizden önceki ekibe ve yazarlara teşekkürü bir borç biliyorum. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki kapımız #tarih’e yazmak isteyen yazarlara açık ve bize ulaşmak çok kolay… Peki, yeni yüzüyle #tarih’te neler var diyeceksiniz, kısaca anlatayım: Konularımızı daha dikkat çekici, ilgi gören ve merak uyandıran hikâyelerden oluşturacağız. Yanına belki de en iyi olduğumuz alanlardan biri olan zengin görselliğimizi de ekleyerek daha modern bir tasarımla okurlarımıza ulaşacağız. Geleceği şekillendirmenin ancak tarihi sorgulamakla olacağının bilincinde olan bir tarihsel perspektifle yapacağız bunu. Çünkü tarih sadece geçmiş değil aynı zamanda geleceğimizdir de. Tarihi bütün renkleriyle okurlarımıza ulaştırmak temel hedefimiz olacak.
Tarihi sadece okunan hikâyelerle değil izlenen bir sistemle de sizlere sunmak istiyoruz. Bu sebeple aynı isimle bir YouTube kanalımız olacak ve güncel videolarla destek vereceğiz. Web tarafımız da güçlü olacak, her sabah “#tarih’te bugün” e-mailleriyle sizleri bilgilendireceğiz. Fakat şunu da belirtmeliyim ki sadece tarih vermeyeceğiz. Memleketin sıcak gündeminden kopuk bir #tarih düşünülemez. Bu ayın dosyası olan Şaduman Halıcı’nın “Sadakat mi Liyakat mi?” yazısı ve onun arkasından gelen Tayfun Uzbay’ın “Eğitim ve Bilimde Sadakat’e Karşı Liyakat” makalesi işte buna çok güzel örnekler.
Tarih dergisi yaparken devletin de tarihine bakacağız. Türkiye’nin modernleşme rotasına değineceğiz. Tarih, toplum, yurttaş, siyaset ve kültür ekseninde Türkiye’nin daha demokratik ve güçlü bir hâle gelmesinde bizler de bu duvara bir tuğla koyacağız. Tabii ki sizlerle birlikte… Tarihin sayfalarını çevirmeye hazır mısınız…
2025 yılı hepimize başarı ve mutluluk getirsin.
Saygılarımla…
