Merhamet, adalet ve kadın

Ülkemiz neredeyse her gün “artık bundan öte ne fenalık olabilir?” dediğimizde bizi utandıran hadiselerle sarsılıyor. Telefon ekranlarına düşen görüntüler, sözler sadece hayatın yaşanışını değil hemen herkesin gündelik hâlini değiştiriyor.
çıkmak” dendiğinde aklımıza gelen, şüphesiz hayvanlar değil; ancak “yaratık” cinsinden gelebilecek bu yaklaşım ve saldırılar karşısında, en önemli ihtiyacımız ve beraberliği de sağlayamıyoruz. Bu sağlanamadıkça, kendimizin de yavaş yavaş “yaratıklaştığını” farkedemiyoruz.

Ankara’daki terör saldırısı, yeni doğan bebeklerin katledilmesi, kadınların öldürülmesi derken; içine düştüğümüz ateş yayılıyor, fiziksel-psikolojik hasar her yaştaki insanın sigortalarını attırıyor.

İşi ülkeyi idare etmek olan profesyonel yöneticilerin, epey bir süredir “idare ettikleri” ortadayken; bundan yakınmak yerine bunları değiştirmek de giderek bir çözüm olmaktan çıkıyor. Neden? Zira mesele politik görüşlerle veya partisel eğilimlerle veya ideolojik tutumlarla ilgili değil; insan malzemesinin kalitesiyle (niteliğiyle) ilgili. Bu kalitenin temel harcı ahlak-etik olmadıkça, yöneticinin değişmesi neyi değiştirecek?

Öldürülen kadınlar/bebekler değil sadece, ülkenin geleceği.

İstanbul’da İkbal Uzuner ile Ayşenur Halil’in vahşice katledilmesinin şokunu yaşarken, Ankara’daki son terör eyleminde, diğer 4 vatandaşımızla birlikte şehit edilen Zahide
Güçlü Ekici… Eşinin yolladığı çiçeği almak için tesisin girişine gittiği sırada…

Acılar tarifsiz. Kadın-erkek diye bir ayrıma gitmek de anlamsız. Cinsiyetin ötesine geçmiş bir kepazelik, en temel insani normların bile hiçe sayıldığı bir kıyamet içindeyiz. Buradan bir selametle çıkmak hiç de kolay değil. Yine de bebek katillerini ortaya çıkarmak için benzersiz bir fedakarlık gösteren savcı Yavuz Ergin gibi devlet görevlileri ve daha nice ismini bilmediğimiz fedakar insan sayesinde, ülkemiz insanı erkeğiyle-kadınıyla bu felaketli gidişe dur diyecek bir potansiyele sahip. Eğer bu coğrafyada varolmaya devam edeceksek, çocuklarımız için güvenli bir gelecek istiyorsak, erkeklerden ziyade kadınların öngörüsüne, çalışkanlığına, merhametine ve adaletine ihtiyacımız var. Bu sayımızda da kadınların zorbalara karşı mücadelesini, onların umudunu kapak dosyamıza taşıdık.