hırvatistan’da ücra bir köy, son yıllarda turistlerin, sosyal medya içerik üreticilerinin ve hayalet hikâyeleri meraklılarının akınına uğruyor. zira kringa köyü, tanıkları ve belgeleriyle avrupa literatürüne geçmiş ilk vampir histerisinin yaşandığı yer. 1672’de jure grando aliloviç adlı köylünün öldükten sonra hortlayıp dehşet saçtığına inanılması, dönemin tarihçisi johann weikhard von valvasor’un tanıklığı sebebiyle hâlen bugün dünya çapında konuşuluyor…
Kimi ülkelerde vampirlerden kaynaklı toplu histeri vakaları salt Aydınlanma Devri öncesine ait zannedilse de 2000’lerde dünya çapında haber mecralarına yansımış güncel olaylar da söz konusudur. 2003’te Romanya’da Toma Petre’nin, 2007’de Sırbistan’da Slobodan Miloseviç’in mezarında görülen kazık çakma ritüelleri, 2012’de yine Sırbistan’da Zarozje köyünde Sava Savanoviç (vampir) efsanesinden kaynaklı huzursuzluk bu olaylardan bazıları ki kırsal yerleşimin yaygın olduğu Balkan ülkelerinde yerel gazeteler tarandığında bu tip paranormal söylencelere, histeri vakalarına denk gelinebilir. Son yıllarda yapılan çalışmalar neticesinde Osmanlı döneminde bile Ebussuud Efendi’nin hortlak fetvalarından Evliya Çelebi Seyahatnamesi’ndeki vampir anlatılarına, Tırnova’ya korku salan vampir yeniçerilerin hikâye edildiği meşhur “Tırnova cadıları vakası”na kadar muhtelif dönemlerden ve bölgelerden “vampir histerisi” örneklerine rastlayabiliyoruz. Bu tip vakalar genelde ya dinî otoriteler tarafından tartışmalar çerçevesinde yahut adli vakalar çerçevesinde kayıtlara geçtiği için incelenebiliyor. Avrupa tarihinde bu türde olup kayıtlara geçen ilk vakanın bu açıdan Balkan coğrafyasının bir ucunda, Hırvatistan’da yaşanmış olması pek de tesadüf olmasa gerek.
Dehşetler Coğrafyasının Ortasında Küçük Bir Köy…
Hırvat ahalinin “Kringa” adını verdiği, İtalyanca kaynaklarda “Corridico” adıyla geçen, Istria’nin Tinjan bölgesindeki bu küçük köy, yüzyıllar önce civara dehşet saçmasına dair efsanelerin hâlen anlatıldığı ünlü vampir Jure Grando (Giure Grango Aliloviç) ile anılıyor. Burasının konumu da oldukça enteresan. Kuzeybatısında delilerin kapatıldığı manastırları, ekseriyetle sisli havasıyla, Carlo Ginzburg’un Gece Savaşları’nda (1966) bahsettiği cadılarla savaşan “Benandanti”leriyle İtalya’nın Friuli bölgesi bulunuyor. Daha da kuzeyde, Avusturya tarafında Sheridan Le Fanu’nun Bram Stoker’ın Dracula’sından (1897) 25 yıl önce yazdığı Carmilla (1872) novellasının başkarakteri ünlü kadın vampir Carmilla’nın memleketi Stirya yer alıyor ki, her bir köşesinde vampirlere, perilere dair muazzam bir sözlü kültür hazinesine haiz Balkan coğrafyasının bulunması, ilk “vampir histerisi” vakasının Kringa’da kayıtlara geçmesini pek de şaşırtıcı kılmıyor. Günümüzde pek az kişinin yaşadığı bu köy, son yıllarda burayla ilgili folklor ve tarih çalışmalarının artmasıyla popülerlik kazandığı için turistleri, “korku turizmi” meraklılarını kendisine çekiyor. Asırlık savaşların neticesinde köyün eski yapılarından ve dehşetengiz olayların geçtiğine inanılan kadim mezarlığından eser kalmasa da eski bir okuldan bozma vampir temalı bir yerel müze ve kafe bulunuyor.
Grando’nun Hortlama Sebebi Kimliği mi?
“Kringa vampiri”nin bu denli meşhur olmasının sebebi, histeri yaşandığı esnada bölgede bulunan bir tarihçinin çalışmasında bu olayı aktarması. Carniolalı (Kranjska) Sloven bilim insanı Janez Vajkard Valvasor (1641-1693), Jure Grando Aliloviç’in yaşamı ve yaptıkları hakkında, 1689’da yayımlanan The Glory of the Duchy of Carniola (Carniola Dukalığının İhtişamı) adlı kapsamlı eserinde Kringa’ya seyahatlerinden bahsettiği kısımda yer veriyor.
Buna göre 1672’de mezarı açılıp “yeniden öldürülene” kadar Kringa köylülerine rahat vermeyen Jure Grando çok sayıda kişinin ölümüyle suçlanıyor. 1579-1656 arasında yaşamış taş ustası Jure Grando Aliloviç’in usulünce gömülmediği için hortladığı zira yaşarken hastalanarak ölümüyle geri döneceğine inanıldığı öne sürülse de bu sebepler efsanede açıklanmıyor. Ancak “Aliloviç” yani “Haliloviç”, “Haliloğlu” sanını taşımasına bakarsak olası kimliği bize hortlaklık atfedilmesine dair bir ipucu verebilir. Köklerinden bahsedilmese de sanından hareketle en azından ailesinin Müslüman olması yahut kendinin eskiden Müslüman olması, Balkan folklorunda dinden çıkan yahut dine aykırı hareket eden kişilerin vampir olup hortladığına dair eski batıl inanışları akla getiriyor. Nitekim Cemal Kafadar’ın 2022’de yayımlanan “Vampire Trouble is More Serious Than the Mighty Plague” adlı Osmanlı vampir histerileri ile ilgili makalesinde de belirttiği üzere, dinî ve millî sınırların sıklıkla değiştiği Balkan coğrafyasında neden bu denli yoğunlaşmaya başladığına dair çıkarımlarını da pekiştiriyor. Hırvat folklorunda ve kendisinin bahsinin geçtiği kayıtlarda Grando, “štrigon” (şıtrigon) veya “štrigun” olarak tanımlanıyor ki Rumenlerin meşhur vampir motifi “strigoi” ile Arnavutların hem cadı hem de vampir özelliği gösteren “shtriga” (şıtriga) adlı motifini, Venedik civarında da “Stregon” adı verilen büyücü-cadı motifini hatırlatıyor. Farklı bölgeler söz konusu olsa da hepsi Latince kocakarı ve kanatlı hayvan şeklinde tasvir edilen korkunç cadı anlamına gelen “stryx” tabirine dayanıyor. Her şey Jure Grando Aliloviç’in ikiz çocuklarına hamile karısı Ivana’yı dul bırakıp esrarengiz bir hastalık sebebiyle ölmesiyle başlıyor…
“efsaneye göre jure grando ölümünden 16 yıl sonra hortlayarak köyüne dehşet saçmaya başlıyor. grando’nun kızı ana ile oğlu nikola aliloviç, babalarının hortlamasına dair söylentiler çıkınca genç yaşta ıstria’dan kaçarak italya’nın volterra bölgesine yerleşmek zorunda kalıyor.”
Gece Çökünce Kringa’da Dehşet Başlıyor!
Efsaneye göre Jure Grando ölümünden 16 yıl sonra hortlayarak köyüne dehşet saçmaya başlıyor. Grando’nun kızı Ana ile oğlu Nikola Aliloviç, babalarının hortlamasına dair söylentiler çıkınca genç yaşta Istria’dan kaçarak İtalya’nın Volterra bölgesine yerleşmek zorunda kalıyor. Anlatılanlara göre 16 yıl önce (1656’da) Jure’u defnetmiş olan Rahip Giorgio, geceleri birilerinin köydeki evlerin kapılarını çaldığını, kapısı çalınan kişinin de birkaç gün içerisinde öldüğünü keşfediyor ki bu motif Ebussuud Efendi’nin hortlak fetvasını da anımsatıyor. Valvasor’un aktardığına göre ölen yedinci kişi Rahip Giorgio’nun evinden geç bir vakitte ayrıldığı için gece dolaşan Jure Grando’yla karşılaşıyor. Dehşetli olaylar Jure’un geceleri dul eşi Ivana’nın yatak odasında görünerek ona musallat olmasıyla devam ediyor. Ivana’nın şikâyeti üzerine eve gelip nöbet tutan Rahip Giorgio’nun, gece çöktüğünde karşısında bizzat kendisinin yıllar önce defnettiği Jure Grando’yu “Yüzünde gülümseme ve nefes nefese kalmışçasına solur vaziyette” gördüğü ifade ediliyor. Rahip Giorgio’nun vampirle yüz yüze geldiğinde önünde bir haç tuttuğu ve “İsa Mesih’e bak vampir! Bize işkence etmeyi bırak!” diye haykırdığı, böylece kaçmasını sağladığı rivayet ediliyor.
Vampir Jure Grando’nun Mezarı Kazılınca…
Valvasor’un yazdığına göre söylentiler ayyuka çıkınca Pazin županı (jupan) yani bölge valisi Miho Radetič bizzat harekete geçiyor, yanına dokuz kişi alıyor: Stipan Milašič, Matej Hrvatin, Nikola Macina, Jure Macina, Juraj Žužič, Martin Udovič, Nikola Krajša, Lupoglava’dan Pavlin (Pauline, Aziz Paul Tarikatı) keşişleri Peder Juraj ve Nikola Nyena. Avcılar, gece vakti haçlar, fenerler ve alıç ağacından kazıklarla Kringa köyünün mezarlığına girer. Alıç ağacının ve bu ağaçtan yapılan tahta kazıkların Sırp folkloru başta olmak üzere Balkan halk inançlarında önemli yeri olduğu bilinmektedir. Vampirler, cadılar ve hastalıkları temsil eden kötü ruhlara karşı mücadelede (tıpkı sarımsak gibi) popüler bir silah olan alıç, hortlağın kalbine saplanacak kazıkların tercih edildiği ağaçlardandır. Jure’nin tabutu açıldığında cesedin yüzünde bir gülümseme ile hiç bozulmamış vaziyette yattığını görürler. Kalbini alıçtan kazıkla delmeye çalışırlar ancak ilk seferde bunu başaramazlar. Keşişlerden Peder Juraj bazı şeytan çıkarma (egzorsizm) duaları okumaya başlayıp: “Bak, Štrigon (vampir)! Bizi cehennemden kurtaran ve bizim için ölen İsa Mesih var.” dedikten sonra, Peder Nikola Nyena hortlağın kafasının kesilmesini önerir. Bunun üzerine köylülerden Stipan Milašic testereyle Jure’nin kafasını gövdesinden ayırmayı başarır. Rivayete göre testere derisine saplanınca vampir çığlık atar ve kesikten kan akmaya başlar. İnanışa binaen kafası kesilince hortlaklığı sona erer.
Efsanesi “Yeniden Öldürülmesinden” Sonra da Devam Etti
Vampir salgınlarıyla alakalı ilk belgelerden sayılan Grando’nun Valvasor tarafından aktarılan hikâyesi, daha detaylı ve hikâyeyi hayli ilginç hâle getiren detaylarla Erasmus Francisci ve Johann Joseph von Goerres’in 1855’te yazdığı La mystique divine, naturelle, et diabolique (İlahi Mistik, Tabiat ve Şeytani) adlı eserde yer alıyor. Son yıllarda popülerliği arttığı için Hırvatlardaki “Štrigon” folkloruna ve histeri vakasına dair çalışmaların, edebiyat eserlerinin artması söz konusu. Kringa ahalisinin hâlen anlatageldiği hikâyelerde Jure Grando’nun geceleri hâlâ omuzlarında ölü bir koyun ve kara bir kediyle dolaştığı rivayet ediliyor, yaramazlık yapan çocuklar onunla korkutulmaya devam ediyor. Eski mezarlığın yeri çoktan kaybolsa da kimi köylülerin burayı rahatsız etmemek(!) için bilmemezlikten geldikleri ifade ediliyor.
“krınga ahalisinin hâlen anlatageldiği hikâyelerde jure grando’nun geceleri hâlâ omuzlarında ölü bir koyun ve kara bir kediyle dolaştığı rivayet ediliyor, yaramazlık yapan çocuklar onunla korkutulmaya devam ediyor.”
Efsane o kadar popülerleşmiş ki bugün “Jure Grando Vampir Müzesi” ve vampir temalı bir kafe açılmasının haricinde Kringa köyüne efsaneyle ilgili bilgi veren Hırvatça şu levha yerleştirilmiş:
“Kringa bölge ahalisinden Miho Radetič, Stipan Milašič, Matej Hrvatin, Nikola ve Jure Macina, Juraj Žužič, Martin Udovič, Nikola Krajša ve Lupoglava’dan Pavlin (Pauline, Aziz Paul Tarikatı) Keşişleri Peder Juraj ve Nikola Nyena, 1672. Yıllar önce bölge mezarlığında vampir Juri (Jure) Grando’ya karşı savaştılar ve Kringa’yı gece saldırısından sonsuza dek kurtardılar, bunu Johann Weikhard von Valvasor’un kayıtları da kanıtlıyor. Bu plaket 5’inci Fantastik Edebiyat Festivali katılımcıları ve Tinjan Belediyesi tarafından onların anısına düzenlenmiştir. Kringa, 11 Ağustos 2006.” #







