Edebiyat dergileri arasında Yahya Kemal rekabeti vardı

40’lı yılların ortalarında sanat-edebiyat dünyamızdaki en önemli duayen Yahya Kemal Beyatlı idi. “Üstad”ın yeni şiirlerini veya kendisiyle ilgili makaleleri ilk defa yayımlamak konusunda dönemin iki dergisi arasında büyük rekabet vardı. Suut Kemal Yetkin’in Cahit Tanyol’a yazdığı ve ilk defa günışığına çıkan mektuplar, bu rekabetin asaletini gösteriyor.

Düşünür, şair, yazar Yahya Kemal Beyatlı (1884-1958), henüz hayattayken eserleriyle ülkeye malolmuş müstesna bir şahsiyetti. Edebiyat dünyasındaki etkisi ve ağırlığı da, buna koşut olarak epey yüksekti. Savaş yıllarından hemen sonra, özellikle 1940’lı yılların ortalarından itibaren süreli yayınlarla yeniden canlanan edebiyat çevrelerinde “üstad”ın bir şiirini veya başka bir önemli kalemin kendisiyle bir yazısını yayımlamak epey prestijli bir hâldi. İşte bu dönemde iki süreli yayının “Yahya Kemal rekabeti”ni ortaya koyan mektuplar, ilk defa günışığına çıkıyor.

sahaftan-2
Gazete formatında çıkarılan Sanat ve Edebiyat dergisinin 16-19 Nisan 1947 tarihli 10. sayısında yayımlanan Cahit Tanyol’un “Yahya Kemal ve İstanbul” isimli yazısı.

O dönemin önde gelen edebiyat yayınlarından ilki, Suut Kemal Yetkin tarafından gazete formatında çıkarılan Sanat ve Edebiyat dergisi idi. 1903’te Urfa’da doğan Yetkin, 3 Mart 1924’te hilafetin kaldırılması ve Osmanlı hanedan üyelerinin Türkiye dışına çıkarılması için kanun teklifi veren 54 kişiden biri olan Şeyh Mustafa Saffet (Yetkin) Efendi’nin oğluydu. İstanbul’da Mekteb-i Sultani yani Galatasaray Lisesi’nde okumuş; 1925’te Sorbonne ve Rennes Üniversitelerinde öğrenim görmüştü. Yine Fransa’da pedagoji eğitimi alan Suut Kemal Bey 1930’da Türkiye’ye döndü; Anadolu’nun çeşitli illerinde felsefe ve pedagoji öğretmenliği yaptı. 1941’e kadar İstanbul ve Ankara’da akademik görevler üstlendi ve o yıl Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde profesör oldu. 1943-1950 arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Urfa milletvekili olarak bulunan Yetkin, sonraki yıllarında akademik hayata geri döndü (1958’de ordinaryüs profesörlüğe yükseltilen Suut Kemal Bey, Paris ve Columbia Üniversitelerinde Türk sanatı üzerine dersler de vermiş; Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nü ve Sanat Eleştirmenleri Derneği’ni kurmuştu. 18 Nisan 1980’de vefat edecekti).

Sanata ve edebiyata ait pek çok kitap-makale kaleme alan, önemli çevirilere imza atan, çalışkan ve üretken bir biliminsanı olan Suut Kemal Yetkin, Ankara’da milletvekili olarak görev yaparken Sanat ve Edebiyat adıyla bir süreli yayın çıkarmıştı. 4 Ocak 1947 ile 16 Aralık 1947 tarihleri arasında yayımlanan bu süreli yayın 50 sayı çıkabilmişti. Derginin sahibi kendisi, yazıişleri müdürleri ise Selahattin Batu (ilk 15 sayı) ve Lütfi Ay’dı. Ankara’da Ulus Matbaası’nda basılan dergi, 1000 TL gibi o dönem için oldukça yüksek bir sermaye katkısıyla kurulmuştu. Ankara’da duvar afişleri bastırılmış ve asılmış; sinemalarda gösterilmek üzere reklam filmleri çekilmişti. Suut Kemal Bey’in milletvekili oluşu nedeniyle dergiyi CHP’nin desteklediği iddia edilecekti ama; kendisi bu savı yıllar sonra Meydan dergisinde “Sanat ve Edebiyat Gazetesi ve Ötesi” başlıklı yazısında kesin bir dille reddedecekti. 

Yetkin ve arkadaşlarının sanat ve edebiyata yaklaşımları, dönemin önemli edebiyat insanlarının pek kabul etmedikleri bir şekilde “klasik”ti. Bu nedenle giderek dergiye yazı bulmakta zorlanan Suut Kemal Bey, bunu daha ziyade ekonomik nedenlere bağlıyordu. Cahit Tanyol’a yazdığı mektuplarda, dergiye yazı bulmakta çok zorlandığını itiraf eder. “Sanat ve Edebiyat Gazetesi” antetli bir kağıda 24 Mart 1947’de yazdığı mektupta kendisinden yazı talebinde bulunur:

sahaftan-1
Suut Kemal Yetkin’in Cahit Tanyol’dan ve Yahya Kemal’den Sanat ve Edebiyat dergisi için yazı istediği 1947 yılına tarihlenen mektuplar.

“Aziz Cahit Tanyol Uzun zamandan beri soruşturduğum adresinizi nihayet Mehmet Kaplan’dan öğrendim. Sizi aramamın sebebini tabii ki anlıyorsunuz. Eğer Sanat ve Edebiyat gazetesinin gidişini beğenmiyorsanız bize yazılarınızla yardımda bulunmanızı rica edeceğim. Güzel yazılarınızı gazetemizde görmek bana büyük bir zevk verecektir. Cevabınızı bekler sevgilerimi sunarım.
Prof. S. K. Yetkin İsmet Paşa Caddesi, Apak Apart., Daire 2, Yenişehir / Ankara.”

Yine Cahit Tanyol’a gönderilen ikinci mektup ise “T.B.M.M., Özel” antetli ve 15 Nisan 1947 tarihlidir: “Aziz Tanyol Güzel yazınızı aldım. Önümüzdeki sayının başyazısı o olacaktır.
Resmi, klişesi çıktıktan sonra, Baki Süha’ya gönderirim. Üstad’a derin saygılarımı, size de sevgilerimi sunarım. Göndereceğiniz yazıları makine ile yazılmış olarak gönderirseniz memnun olurum. Burada bu hususta çok güçlük çekiyoruz.”

sahaftan-3
Sanat ve Edebiyat dergisinin sahibi Prof. Dr. Suut Kemal Yetkin (1903- 1980), Ara Güler’in objektifinde.

Suut Kemal Bey ikinci mektuptan anlaşıldığı gibi, yazı alma amacına ulaşmıştır. Hem Cahit Tanyol imzası dergide yer almaktadır hem de yazının başlığı “Yahya Kemal ve İstanbul”dur. Şiirlerini yayımlamaktan kaçınan, hayranlarının bir mecliste onun ağzından dökülen şiirleri hemen hafızalarına alıp, not defterlerine yazıp, birbirlerine hava attıkları üstad Yahya Kemal’in şiirleri ve onun İstanbul sevgisi üzerine yazılmış bir yazıdır bu. Bu yazıyı şairin hoş bir fotoğrafıyla birlikte almış olmak Suut Kemal Yetkin’e çok keyif vermiş olmalı ki, Tanyol’un makalesini mektubunda “başyazı olacaktır” diye yüceltmektedir.

Cahit Tanyol’a yollanan üçüncü mektubun üzerindeki tarih mektuplardaki kronolojiye uymaz. Suut Kemal Bey bu tarihi hatalı yazmış olmalıdır. Yahya Kemal yazısının yayınından uzun bir zaman sonra kaleme alınan bu mektuba göre, Tanyol’un yazısı Ankara’da edebiyat çevrelerinde büyük yankı uyandırmıştır. Yine aynı mektuba göre uzun bir süre Cahit Tanyol’dan yazı alamayan Suut Kemal Bey beklentisini vurgulamakta ve Aile dergisine şiir vermesinden dolayı Yahya Kemal’e hafifçe sitem etmektedir:

sahaftan-5
Aile dergisinin İlkbahar 1947 tarihli ilk sayısının kapağı.

“Azizim Cahit Bey

Yahya Kemal hakkında yazınız çıkalı epey oldu. On beş günde bir yazı göndereceğinizi vaat ettiğinize göre geçen hafta bir makalenizi almam icap ederdi. Herhalde işlerinizin çokluğu buna mâni olmuştur. Yazınız burada büyük bir alaka uyandırdı. Bilmem yazı ücretini aldınız mı?

Üstad’ı görürseniz derin saygılarımı lütfen söylersiniz. Şiirini Aile dergisine vereceğine bize verse daha iyi olmaz mı idi?

Devamlı yazılarınızı bekler sevgilerimi sunarım.

H.[amiş] – Ev adresinizi bildirirseniz daha kolay mektuplaşırız.”

Oysa atı alan Üsküdar’ı geçmiştir. Aile dergisinin İlkbahar 1947 tarihli sayısında Yahya Kemal Beyatlı dillere destan şiirlerinden biri olan “Rindlerin Akşamı” isimli eseri yayımlanır. Derginin en öne çıkan bölümü olan bu şiirin önünde, Nurullah Ataç’ın “Yahya Kemal Beyatlı” başlıklı alıntılanmış bir yazısı vardır. Ayrıca Vedat Nedim Tör de “Yahya Kemal İçin” başlıklı kısa bir yazıyı şiirin sonrasında dergiye eklemiştir. 

sahaftan-4
Aile dergisinin en önemli ismi Şevket Rado’nun (solda), Yahya Kemal ile özel bir dostluğu vardı.

1944’te Kâzım Taşkent ve arkadaşları tarafından kurulan Yapı ve Kredi Bankası, kuruluşundan çok kısa bir süre sonra kültür-sanat dünyası ile ilgilenmeye başlamış ve 1945’te Vedat Nedim Tör’ü “Kültür ve Sanat Müşaviri” olarak kadrosuna almıştır. Vedat Nedim Tör hemen çalışmalara başlar ve öncelikle bir dergi tasarlanır. Aile adı altında yayın hayatına giren bu derginin sahibi ve yazı işleri müdürü Vedat Nedim Tör, sekreteri Şevket Rado’dur. Yapı ve Kredi Bankası’nın “İkramiyeli Aile Cüzdanı” sahibi müşterilerine yönelik olarak basılan dergi ücretsiz dağıtılmakta, az bir bölümü de satışa sunulmaktadır. Derginin en önemli ismi Şevket Rado’nun, Yahya Kemal ile özel bir dostluğu vardır. Her ikisi de Rumeli kökenlidir. Bu duruma Kâzım Taşkent’in de Rumeliliği ve maddi gücü eklenince, Yahya Kemal dillerde dolaşan, efsaneleşmiş şiirlerini Aile dergisine büyük bir istekle verir.

Şevket Rado, Yahya Kemal’in şiirlerinin yayımlanma hikayesini sonradan şöyle aktarır:

“O zamanlar biz Vedat Nedim Tör’le birlikte Aile mecmuasını neşrediyor, üstada şiirleri için o devirde pek yüksek sayılan bir telif hakkı ödüyorduk. Bundan kendisi de çok memnundu ve şiirlerinin neşri için sık sık toplanıp türlü mevzular etrafında görüşmemize, pek tatlı sohbetlere vesile oluyordu.”

Yahya Kemal de Aile dergisinde yayımlanan şiirlerinin uyandırdığı yankıyı merak etmekte, okurlarda nasıl bir etki yarattığını sorgulamaktadır. Hattâ Vedat Nedim Tör’e yazdığı bir mektubunda şöyle der:

“Aziz Vedat Nedim,

Aile’ye vereceğim manzumeyi bu ayın onbeşinde göndermeyi düşünmüştüm; siz ayın onunu katî olarak arzu ettiniz. Ben de bitmek üzere olan bir parça üzerinde çalışacak vakit bulamadım. Telefonumda, aziz Şevket Rado’ya söylediğim gibi, hazır bulunan klasik bir parçayı bugünkü posta ile gönderiyorum.

Dün Aile mecmuasında bizim “Endülüs’te Raks” çıktı. Acaba nasıl bir tesir bıraktı? Başka gazeteler ondan iktibas ettiler mi?..”

sahaftan-6
Yahya Kemal Beyatlı dillere destan şiirlerinden “Rindlerin Akşamı”nı Aile dergisinin İlkbahar 1947 tarihli ilk sayısında yayımlamıştı. Nurullah Ataç’ın Yahya Kemal’le ilgili yazısı (sol sayfada).

Yahya Kemal’in şiirlerini yayımlamak hevesinde olan Suut Kemal Yetkin’in, artık “üstad” tan yazı veya şiir almak noktasında pek şansı kalmamıştır. Bütün bunlara rağmen ümidini kesmeyen Suut Kemal Bey’den Cahit Tanyol’a son mektup ise Temmuz 1947 tarihlidir.

“Azizim Cahit Tanyol

Haşim yazısını aldım. Teşekkür ederim. İkinci kısmı bekliyorum. Gazetemiz çıkamamak tehlikeleri geçirdi. Bilhassa yazısızlık yüzünden. Haziran ayından itibaren yaz mevsimine inhisar etmek üzere on beş günde bir altı sayfa olarak çıkacaktır. Bu haberi Mehmet Kaplan’a ve diğer arkadaşlara bildirmenizi de rica ederim.

Üstad’tan bir şiir veya yazı almanızı beklerim. Elbirliği ile çalışırsak masrafı çok olan bu gazeteyi, gazetemizi yaşatabiliriz. 

Sevgiler sunar, seve seve okuduğum yazılarınızı beklerim.”

sahaftan-7
11 Ağustos 2020’de ölen usta şair Cahit Tanyol, oğlu Tuğrul Tanyol ile beraber.

Cahit Tanyol, Sanat ve Edebiyat’a verdiği ikinci yazısı olan Ahmet Haşim incelemesinin ikinci bölümünü de daha sonra yollayacaktır. Tanyol’un bu süreli yayında son yazısı ise “Hürriyet ve İrtica” başlıklı bambaşka bir konudadır. 

Ankara’da güç koşullarda bir edebiyat dergisi çıkarmaya çabalayan Suut Kemal Bey’in gayretleri 50 sayı sonunda noktalanır. Aile dergisi de 20 sayı çıktıktan sonra 1952 kışında kapanır. Edebiyat ve sanat açısından kıymetli yazıların yer aldığı bu iki değerli süreli yayın üzerine üniversitelerimizde inceleme ve araştırmalar yapılmıştır (bu yazıda da Dr. Esra Özkan Koç ve Doç. Dr. İsmail Alper Kumsar’ın çalışmalarından faydalanılmıştır).