Cemal Süreya: ‘İkinci Yeni’ ve Papirüs’e kazınan hayat…

Modern Türk edebiyatının ünlü ismi Cemal Süreya, şiirleriyle olduğu kadar 1960’tan sonra ara ara üç dönem çıkardığı Papirüs dergisiyle de silinmez izler bırakmıştı. Döneminin önde gelen tüm şair ve yazarlarının eserleriyle yer aldığı dergiler, edebiyat arşivimizin en kıymetli malzemeleri arasında. Edebiyatçılarımız ise artık tüm zamanlar için bir klasik.

edebiyat-1

Modern Türk şiirinin resimli belleği ve ansiklopedisi, Papirüs… Şair ve yazar Cemal Süreya (Cemalettin Sezer, 1931-1990) tarafından yayımlanan Papirüs dergisi üç dönem çıktı. İlk dönem 1960-61 yıllarındadır ve sadece 4 sayılıktır.

1966-1970 arasındaki 47 sayılık ikinci dönem ise, özel sayıları ve “İkinci Yeni” şairlerinin gücüyle Türk şiirinin altın çağının karşılığı oldu. Şüphesiz 68 baharı, şiirin ve edebiyatın zirve yaptığı bu dönemin atmosferini zenginleştirmişti.

Üçüncü dönem ise 1980 Darbesi’ne denk gelmiş; eş-dosttan toplanan sınırlı bir parayla sadece iki sayı çıkabilmiş; şiirler, şairler ve okurlar da sinmiş, sindirilmişti.

İLK PAPİRÜS DÖNEMİ (1960-1961)

‘Ülkesi Türkçe, başkenti şiir’ olan bir insan dergi çıkarırsa…

edebiyat-2
Papirüs’ün ilk sayısında Cemal Süreya ve Ahmed Arif’in şiirleri.

Cemal Süreya 1958’de Üvercinka adlı şiir kitabını yayımladı. Bu eser sadece bir ilk kitap değil, İkinci Yeni akımı için bir milat, Türk şiirinde ise bir sembol olacaktı. 1959’da Arif Damar’ın İstanbul Bulutu ile Cemal Süreya’nın Üvercinka kitapları Yeditepe Şiir Armağanı’nı kazandı. İkinci Yeni’nin isim babası şair Muzaffer İlhan Erdost’a göre, Cemal Süreya’nın ülkesi Türkçe, başkenti de şiirdi. Cemal Süreya Üvercinka’dan 3 yıl sonra Papirüs’ün ilk sayısını yayımladı. Tarih 1 Ağustos 1960’tı. Peki derginin adı neden Papirüs’tü? Süreya, Dinar’da bulunan arkadaşı Nedret Gürcan’a yazdığı 22 Aralık 1959 tarihli mektubunda bunu açıklıyordu: “Eski Mısırlıların ilk yazılarını Nil kıyılarında yetişen papirüs adlı otların yapraklarına yazmalarından ötürü…”

edebiyat-3
Cemal Süreya’nın ilk şiir kitabı Üvercinka.

Papirüs’ün ilk sayısında birçok yazı Cemal Süreya’ya aitti. 4 sayfalık derginin tabloid boydaki bu ilk dönemi hem okurun erişememesi hem de mali sorunlar nedeniyle çok kısa sürdü. 1961’de sadece üç sayı çıkabildi. Ağustos 1961’deki son sayısıyla, toplamda 4 sayı olarak ilk dönemini sonlandırdı.

edebiyat-4
İlk dönem Papirüs’ün 4. ve son sayısı.

İKİNCİ PAPİRÜS DÖNEMİ (1966-1970)

Karanlık günler sona eriyor, Türk edebiyatı artık ışıldıyor

edebiyat-5
Papirüs’ün ikinci dönem ilk sayısı, 1966.

Cemal Süreya 1966 Haziran’ında Papirüs’ü ikinci defa çıkarmaya başladı. Dergi 68 Baharı’na doğru yol alıyordu. Süreya derginin adını ikinci dönemde “Ararat” olarak düşünse de, Ermenilerle yaşanan siyasi problemler yüzünden Papirüs’le devam edecekti.

Tomris Uyar, derginin tekrar çıkarılma hikayesini şöyle anlatacaktır: “Cemal Süreya, Ülkü Tamer ve ben güç günler geçiriyorduk o dönemde; özellikle para açısından. Cemal Süreya’nın bir akrabasından toplu bir alacağı vardı ama, nedense bölük-pörçük taksitlerle alabiliyordu. Ülkü Tamer ile benim elimize az buçuk bir para geçiyordu. Böyle bir durumda dergi çıkarma düşüncesi nereden doğdu? Yeni Dergi, piyasada büyük bir boşluğu zaten dolduruyordu. Yazılarımızı oraya verebiliyorduk. Ne var ki Yeni Dergi çeviri ağırlıklıydı. Kusuru değil, özelliğiydi bu. Bizse günler geceler boyu süren konuşmalarımızın, ölçüp biçmelerimizin sonucunda ‘alışılmadık sorunlara eğilen’ telif yazı ağırlıklı bir dergiye gereksinim duyulduğunu saptamıştık.”

edebiyat-6

Ülkü Tamer’le Cemal Süreya’da, derginin tekrar çıkarılması için gerekli olan 1.500 TL yoktur. Bulabildikleri toplam rakam, 500’erden 1.000 TL’dir.
Böyle bir anda Edip Cansever onlara yardım eder; 2.000 TL sermaye bulmalarını sağlar. İkinci Yeni’nin kalemleri, güçbirliğiyle Papirüs’ü tekrar çıkaracaktır. Bu sermayenin bulunuş hikayesi de ilginçtir: “Günlerden bir gün Cemal Süreya’nın yakın arkadaşı Edip (Cansever) gelir. Edip Cansever şair olmasının yanında aynı zamanda Kapalı Çarşı’da antika eşya alıp satan bir dükkan işletmektedir. Gözü yerdeki küçük halıya takılır ve ekler: ‘Siz bu halıya basıyor musunuz? Fena bir şeye benzemiyor, ortağımı göndereyim bir baksın.’ Biraz sonra Edip Cansever’in ortağı Jack çıkagelir. Halıyı alır gider ve akşamüstü elemanlarından biriyle 2.000 TL yollar; dergi basılır…”

edebiyat-7

Cemal Süreya, 1966 Haziran’ında çıkan derginin ikinci döneminin ilk sayısında, yayının çıkış amacını özetler. Derginin bu ikinci döneminde, tabloid boydan dergi boyutuna (16cmx24cm) geçilir. Boyutla birlikte içerikte de değişiklikler vardır. Her sayıda bir şaire parantez açılarak adeta bir şiir almanağı oluşturulur. Okur da bu anlayışı benimseyecektir.

Haziran 1966-Haziran 1970 arası bu ikinci dönemde, 1. sayıdan 47. sayıya sırasıyla şu kişilere veya kategorilere ait özel bölümler yer alacaktır:

edebiyat-8

“1: Tek başına bir okul: Dağlarca; 2: Edip Cansever; 3: Behçet Necatigil; 4: Turgut Uyar; 5: Salâh Birsel; 6: Metin Eloğlu; 7: Melih Cevdet Anday; 8: Orhan Veli; 9: Sabahhattin Kudret Aksal; 10: Ülkü Tamer; 11: Cahit Külebi; 12: Ömer Faruk Toprak; 13: Necati Cumalı; 14: Ceyhun Atıf Kansu; 15: Gülten Akın; 16: Nâzım Hikmet; 17: Ahmet Muhip Dranas; 18: İlhan Berk; 19: Rıfat Ilgaz; 20: Ece Ayhan; 21: Ahmet Oktay; 22: A. Kadir; 23: Kemal Özer; 24: Mehmed Kemal; 25: Hasan Hüseyin; 26: H. İzzetin Dinamo; 27: Çekoslovakya’da Entellektüel Hayat; 28: Başaran; 29: Ercümend Behzat; 30: Arif Damar; 31: Ahmed Arif; 32: Tevfik Akdağ; 33: Can Yücel; 34: Talip Apaydın; 35: Cahit Irgat; 36: Özdemir İnce; 37: Özdemir Asaf; 38: Tahsin Saraç; 39: Oktay Rifat; 40: Attila İlhan; 41: Papirüs özel sayı, İkinci Yeni antolojisi; 42: Sabri Altınel; 43: Nihat Ziyalan; 44: Yaşar Nabi; 45: Fethi Giray; 46-47: Papirüs özel sayı.”

İKİNCİ PAPİRÜS DÖNEMİ (1966-1970)

Özel sayılar ve bütün nüshalara elle tek tek basılan özel mühür…

edebiyat-9
Papirüs’ün Nâzım Hikmet özel sayısı.

Derginin 8. sayısı Orhan Veli, 16. sayısı Nâzım Hikmet, 27. sayısı Çekoslovakya’da Entellektüel Hayat, 41. sayısı İkinci Yeni antolojisi ve 46.-47. birleştirilmiş sayısı, tematik konularıyla ustalara saygı kuşağı niteliğinde arşivliktir. Derginin daimi şairleri arasında yer alan isimler hem Türk edebiyatına hem de İkinci Yeni dalgasına silinmez izler bırakırlar: Metin Eloğlu, Turgut Uyar, Tomris Uyar, Edip Cansever, Ece Ayhan, İlhan Berk, Ahmet Oktay, Muzaffer Buyrukçu, Gülten Akın, Ülkü Tamer, Ataol Behramoğlu.”

Derginin 8. sayısı olan Orhan Veli özel sayısının bir başka özelliği de, Cemal Süreya ve Ülkü Tamer tarafından Orhan Veli’nin çıkardığı Yaprak dergisinin mührünün bütün nüshalara basılarak ölümsüzleştirilmesidir. Cemal Süreya’nın bu mührü buluşunun hikayesini Ülkü Tamer şöyle anlatır: “Orhan Veli özel sayısını hazırlarken bir sabah gözleri ışıl ışıl gelişini unutamam. ‘Bak, ne buldum’ dedi coşkuyla. ‘Yaprak’ın lastik mühürü. Her sayıya bu mühürü elle teker teker basalım.” Kolları sıvayıp 1.500 derginin belirli bir sayfasına bu mühürü bastık.”

edebiyat-10
Derginin “İkinci Yeni antolojisi”de bir özel sayı olarak çıkmıştı.

    Papirüs, 1968 Baharı’ndan ve onun getirdiği özgürlük ortamından etkilendi ve faydalandı. Ağustos 1968 tarihli sayının içeriğinin çeşitliliği ve niteliği, dönemin ruhunu anlamak için de iyi bir örnekti. Papirüs’ün, Ağustos 1968 tarihli 26. sayısında, dönemin önde gelen neredeyse tüm yazar ve şairlerinin eserleri-niyazılarını görmek mümkündü.

    edebiyat-11
    Orhan Veli özel sayısı (Ocak 1967)
    edebiyat-12
    Orhan Veli özel sayılarının her birinin üzerine, şairin kendi çıkardığı Yaprak dergisinin mührü sonradan elle basılmıştı.

    Papirüs’ün bu ikinci dönemi Haziran 1966-Haziran 1970 tarihleri arasında tam 4 yıl sürdü. 12 Mart’ın karanlık gölgesi hayata ve şiire düşmüştü. Cemal Süreya dergiyi 1 yıl diye planlamış ama 4 yıl sürdürmüştü: “Önce, 1 yıl çıkarırım dedim. Ama bir çevrem vardı, arkadaşlarım; girdik bir çarka, 4 yıl gitti. Ama 12 Mart’tan sonra yayın işleri öylesine bozuldu ki… Sıfırla başlamıştım, sıfırla sürdürdüm. Bir gün baktım, değil derginin masrafları ev kiramı veremiyorum; kapattım.”

    ÜÇÜNCÜ PAPİRÜS DÖNEMİ (1980-1981)

    Sadece iki sayı çıktı ama, yenilmedi, ölmedi…

    edebiyat-13
    Cemal Süreya’nın İhsan Biçici’ye gönderdiği mektup ve zarfı.

    Cemal Süreya Papirüs’ü 1980’de üçüncü defa çıkarmayı dener. Ancak bu defa mali durumlar öncekilerden de kötüdür. Cemal Süreya eşe-dosta ve yazar arkadaşlarına hem Papirüs’ü çıkaracağını müjdeleyen mektuplar gönderir hem de onlardan yazı ve abone desteği ister. Cemal Süreya’nın 3 Mayıs 1979’da Diyarbakır’da yaşayan şair dostu İhsan Biçici’ye (1934-2013) gönderdiği mektup, Papirüs’ü tekrar hangi zorluklar içerisinde çıkarmaya çalıştığının vesikasıdır:

    edebiyat-14

    “Sevgili İhsan Biçici, Merhaba!
    Çok var görüşemiyoruz. Bilmem şimdilerde nicesin. Ben yine en eski görevime, Maliye Müfettişliğine döndüm. İstanbul’dayım. Bak ne var: Papirüs gündemde. Dergiyi yeniden çıkaracağım. Ancak, günümüz koşullarında, bunun ne güç bir iş olduğunu biliyorsun. Üstelik beş param yok. Yine de deneyeceğim. Dergi ancak baştan 1000 abone sağlanırsa çıkabilecek. Bunun için eşe dosta yazıyorum. 100-150 kişiye. Onlar bana omuz verirlerse, bu kez ikinci aşamaya geçecek, gazete ilanlarıyla okura seslenme cesaretini bulacağım. Gelen abone sayısı elverir düzeyi tutturamazsa, yollanmış paraları geri göndereceğim. Ve bu, benim bu alandaki son deneyim olacak. Papirüs, üç aylık, büyük oylumlu (144 sayfa) bir dergi olacak; üç ayın sanat, düşünce ve siyasal panoramasını verecek; edebiyat ötesi alanları da (sözgelimi cinsel sorunu) yoklamaya çalışacak. Seveceksin. Şimdi, sevgili İhsan Biçici, Mayıs sonuna dek aşağıdaki adresime şiirlerini yollayabilir misin? Ayrıca, vaktiyle söz verdiğin gibi, çevrenden beş-on abone sağlayabilir misin? O da olmadı, oturup bana bir mektup yazabilir misin? Gözlerinden öperim.”

    edebiyat-15
    Derginin 1980 Bahar sayısı, ancak Ekim ayında çıkabilmişti.

    Metin Cengiz, Cemal Süreya; İkinci Yeni Bilincinin Kurucu Gücü kitabında Papirüs’ün üçüncü dönemindeki dergi yapısını şöyle özetler: “Bu yıllarda çıkan Papirüs, bu sıkışma anında bir hamle daha yapsa da fazla devam edemeyecektir. Papirüs’ün 1980’deki ilk sayısına baktığımızda entelektüel kesimde tam bir yandaş bulduğunu gözlemliyoruz. Dönemin ünlü felsefecisi Selahattin Hilav, Türk eleştiri tarihinin önemli ismi Fethi Naci, İkinci Yeni’nin isim babası ve Sol Yayınları sahibi ünlü toplumbilimci Muzaffer Erdost, Mehmet Doğan, Enis Batur, Ragıp Gelencik, Ferit Edgü. Ayrıca Tuncer Uçarol, Eray Canberk, “Savran” köşesiyle Atilla Özkırımlı, Mehmet Ergüven, Doğan Yel, Ahmet Gürsu dergide yazılarıyla yer almışlardır. Cemal Süreya ise Roland

    edebiyat-16
    Papirüs’ün 1981 tarihli son sayısı ise Mart ayında piyasaya çıkmıştı.

    Barthes’a referansla yazdığı başyazıda aydını konu edinmektedir. Dağlarca ile yapılmış “Dağlarca’nın Dedikleri Demedikleri” başlıklı oldukça uzun bir röportaj derginin diğer bir muştusudur. Şairler ise tanıdığımız isimlerdir: Fazıl Hüsnü Dağlarca, İlhan Berk, Cemal Süreya, Sait Maden, Tevfik Akdağ, Özdemir İnce, Günel Altıntağ, Süreyya Berfe, Perihan Mağden. Derginin kapağında Ali Yüce ismi gözükse de içeride kendisine ait yazının hangisi olduğu belli değildir. Papirüs görüldüğü gibi entelektüel çevreyi etrafında toplamış, ülkenin poetik/kuramsal çerçevesini zenginleştirme doğrultusunda önemli işlevler edinmektedir.

    Papirüs üçüncü dönemi, Cemal Süreya’nın çabalarıyla iki sayı sürecek son dönemidir. Bu üçüncü dönemde “1980/ Bahar 1” sayısı ancak Ekim’de, 1981 tarihli 2. ve son sayısı ise Mart’ta çıktı. 12 Eylül darbesiyle şiir de şair de okurlar da darbe karanlığına yenik düşmüştü. Maddi zorluklarla birlikte Papirüs üçüncü döneminde ikinci ve son sayısıyla bir daha yayımlanmamak üzere okura veda etti. Cemal Süreya dergiciliğini dizelerinde şöyle özetlemişti: “Bir dergidir benim yaşamım / bu yüzden ben ölmem / batarım.”

    ENİS BATUR’A MEKTUP
    (TEMMUZ 1979)

    Bir şair, bir ekol…

    Papirüs’ün 3. dönemine henüz 28 yaşındayken yazar olarak katılan Enis Batur, Cemal Süreya’nın kendisine dergi çıkmadan önce yazdığı mektubu ilk defa paylaştı. Batur, her derginin kendine özgü bir dönemi bulunduğunu, Cemal Süreya’nın hem şair ve edebiyatçı hem de yayıncı kimliğiyle bir ekol oluşturduğunu söylüyor. Üçüncü Papirüs dönemi 1981’de kapanmasaydı, bir sonraki sayı “Enis Batur özel sayısı” olacaktı (Cemal Süreya’nın Enis Batur’a mektubu, yakında İş Kültür Yayınları’ndan yayımlanacak Enis Batur’a Mektuplar kitabında yer alacak).

    edebiyat-kutu