İtalya’yla 1856’da başlayan resmî ilişkiler, cumhuriyet döneminde de gelişerek sürdü. Tarihî-kültürel miras ve turizm alanında birbirine çok yakın avantajlar ve sorunlar yaşayan iki ülke arasındaki ilişkiler, özellikle son yıllarda ekonomik alandaki gelişmelerle daha da perçinlendi. Büyükelçi Gücük, tarihten bugüne en önemli satır başlarına işaret ediyor.
Sayın Büyükelçi, Roma’ya atanmanızdan önceki görevleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Dışişleri Bakanlığında 40. yılımı doldurmama az kaldı. Büyükelçi olarak görevlendirilmeden önce Bakanlığımızın her kademesinde, farklı görevlerde bulundum. Mesleğin erken yıllarında Paris’te, Trablus’ta, New York’ta görev yaptım. Ayrıca o yıllarda yine Roma’da görev yapmıştım. 2021’de bugünkü görevime atanmadan önce, Çok Taraflı Ekonomik İşler Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Daha öncesinde ise Tunus Büyükelçisiydim.
Bu güzel büyükelçilik binasının tarihçesi hakkında bilgi rica edebilir miyim?
Büyükelçiliğimizin binası 1884’te İtalya’nın varlıklı ailelerinden Gamberini ailesi için inşa edilmiş; 1887’de ise Osmanlı Devleti tarafından satın alınmış. O dönemden itibaren hem ülkemiz büyükelçiliği hem de büyükelçilik ikametgahımız bu binada. Başka bir deyişle 137 yıldır Ro-ma’nın merkezindeki bu binada Türk bayrağı dalgalanıyor. Burası Türkiye’nin en eski diplomatik misyonlarından biri. Kendisi de bir tarihî eser olan binamızda, Türk ve İtalyan sanatçıların kıymetli eserlerine evsahipliği yapıyoruz.
Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler uzun yıllara dayanıyor; tarihî dönüm noktaları nelerdir?
Osmanlı Devleti ile Ceneviz ve Venedik cumhuriyetleri arasında gelişen münasebetlerden beslenen ikili ilişkilerimiz, 1856’da diplomatik ilişkilerin tesisiyle, Akdeniz’de paylaşılan ortak bir tarih ve kültür anlayışıyla süreklilik arzetmiş. Roma’daki büyükelçiliğimiz ve Milano’daki başkonsolosluğumuzun sahadaki etkin çalışmalarla devam ettirdiği bu sürekliliği, 2006’da diplomatik ilişkilerin tesisinin 150. yıldönümünü kutlayarak pekiştirdik. Günümüzde NATO müttefikliği ve stratejik ortaklık perspektifiyle çok boyutlu işbirliğimiz, siyasi, ekonomik, kültürel, askerî, bilimsel ve sosyal pek çok alanda devam etmekte. Bu hususta sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakan Meloni arasında kurulan üst düzeyli olumlu diyalog şüphesiz önemli rol oynamakta.
İtalya’da yaşayan Türklerin sayısı ve demografik yapısı hakkında bilgi verir misiniz?
Büyükelçiliğimiz konsolosluk şubesinin görev alanı Lazio, Toscana, Umbria, Abruzzo, Puglia, Basilicata, Campania, Molise, Sardunya, Sicilya ve Calabria; Milano Başkonsolosluğumuzun görev alanı ise Lombardia, Piemonte, Liguria, Emilia-Romagna, Marche, Valle D’Aosta, Friuli-Venezia Giulia ve Trentino Alto Adige bölgelerini kapsamakta.
Vatandaşlarımız çoğunlukla sanayi ve ticaretin daha gelişmiş olduğu kuzey bölgelerde bulunan Milano, Como, Modena, Imperia, Novara ile orta ve güney bölgelerdeki Roma, Bari, Lecce ve Gros-seto kentlerinde ikamet ediyor. Henüz oturum iznini haiz olmayan ve çift uyruklu vatandaşlarımızla birlikte İtalya’da yaşayan toplam vatandaş sayımız 59 binin üzerinde. Vatandaşlarımızın 14.982’si büyükelçiliğimiz görev bölgesinde, 44.249’u ise Milano Başkonsolosluğumuz görev bölgesinde. Son dönemde özellikle üniversite eğitim alanında İtalya’ya ilginin yükselmesi sonucu, gelen öğrenci sayılarımızda da artış oldu.
Ülkelerimiz arasındaki ekonomik ilişkiler nasıl? Hangi sektörler daha etkin?
İtalya 2023’te Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı 5., en çok ithalat yaptığı 6. ülke oldu. Almanya’dan sonra İtalya, AB’de en büyük ihracat destinasyonumuz olma özelliğini sürdürüyor. İtalya ile dış ticaret hacmimiz 2023’te 27.3 milyar Dolar’la rekor kırdı. Bu senenin sonuna kadar, ticaret hacmimizin 30 milyar Dolar düzeyine çıkarılması hedefi için girişimlerimiz devam ediyor.
İtalya pazarında Türk yatırımcılarımız faaliyetlerini arttırarak sürdürmekte. Son dönemde
firmalarımızın yatırımlarındaki artış memnuniyet verici. İtalya’ya ihraç ettiğimiz ilk 5 ürün grubu sırasıyla taşıtlar, makineler, yakıt, demir-çelik ve plastik ürünleri. İtalya’dan en fazla ithalat gerçekleştirdiğimiz ilk 5 ürün grubu ise sırasıyla makine, kara taşıtları, mücevherat ve yine plastik ürünler. Ülkemizde 1.500’ün üzerinde İtalyan sermayeli firma enerjiden bankacılığa, ulaştırmadan telekomünikasyona, gıda imalatından otomotiv sanayiine varan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor. İkili ticari ve yatırım ilişkilerimizi daha ileri noktalara taşımak için firmalarımıza her alanda destek olmaya devam edeceğiz.
İtalya’yı en çok tercih edilen turizm destinasyonu hâline getiren faktörler neler?
Turizm sektörü İtalya ekonomisinde kaydadeğer öneme sahip; turizm kaynaklı gelirler, toplam GSYİH’nin yaklaşık %10’unu oluşturuyor. 2023 boyunca 57 milyonun üzerinde turist tarafından ziyaret edilen İtalya, dünyanın en çok ziyaretçi çeken dördüncü ülkesi konumunda. Coğrafi güzelliğinin yanısıra, gerek tarihî geleneği gerekse sanat eserleri ve markalarıyla-müstesna bir ülke şüphesiz. Tüm bunların ötesinde, canayakın ve sıcakkanlı İtalyan insanının misafirperverliğini sayabiliriz.
İtalya’da şehirlerin tarihî dokusunu korumak için nasıl bir politika izleniyor?
Öncelikle şehirlerdeki tarihî yapıların güçlü bir mevzuatla korunduğunu söylemek gerekir. İtalya’da koruma altındaki yerlerde, kendi mülkünüz bile olsa, küçük ya da büyük herhangi bir inşaat yapmak için projeyi tarihçilerle, restorasyon uzmanı mimarlarla istişare hâlinde hazırlamanız, yerel makamlardan izinler almanız gerekiyor. Ayrıca restorasyon projelerine büyük bütçeler ayrıldığını söyleyebilirim. Bu projeler İtalya hükümeti tarafından finanse edilebildiği gibi, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası teşkilatların fonlarıyla ya da özel şirketlerin bağışlarıyla gerçekleştirilebiliyor. Tabii dünyanın en çok turist çeken ülkelerinden biri olan İtalya da kalabalığın yarattığı tahribattan kaçamıyor. Bunu bir nebze olsun frenleyebilmek adına çeşitli önlemler alınıyor. Tarihî eserlere zarar verme teşebbüsünde bulunan turistlere ciddi cezalar yazılıyor. Şehirlerin bazı bölgelerine araç girişi kısıtlanıyor, Venedik gibi turistik şehirleri ziyaret eden kişilerden ilave vergi alınması gibi yöntemlere başvuruluyor.
Tarihî eser kaçakçılığıyla mücadele, bu çabaların bir diğer boyutunu oluşturuyor. Tıpkı ülkemiz gibi İtalya da arkeolojik mirası çok zengin bir ülke. Kaçak kazılar ve tarihî eserlerin izinsiz yurtdışına çıkarılması, bu mirasa zarar veriyor. Yasadışı yollarla edinilmiş kültür varlıklarının anavatanlarına iade edilmesi anlayışıyla, UNESCO gibi çok taraflı platformlar dahil olmak üzere, İtalya ile bu alandaki işbirliğimiz devam etmekte. İtalyan makamlarının kurumlarımızla yakın iş-birliğiyle, son 2 yılda ülkemize ait olduğu tespit edilen tarihî eserlerin ülkemize iadesini sağladık. Tamamlanmak üzere olan diğer iade süreçleri de var.
Türkiye ve İtalya arasında karşılıklı turistik ziyaret hacmi nedir?
2023 içinde ülkemizi toplam 602.176 İtalyan ziyaret etti. Avrupa ülkelerinden ülkemize ulaşan turist sayılarındaki artış oranında, bir önceki yıla kıyasla %43.15 oranında kaydedilen gelişmeyle İtalya birinci sırada yer almıştır. Özellikle COVID-19 ardından İtalya’ya gelen Türk turist sayısında da gözle görülür bir artış yaşanmakta. Son açıklanan verilere göre, 2022’de toplam 85.465 vatandaşımıza İtalya’dan Schengen vizesi verilmiştir. İki ülke arasındaki turizm hacminin büyümesinde yerli havacılık firmalarımız önemli rol oynamaktadır. THY başta olmak üzere sözkonusu firmalarımız İtalya’nın pek çok şehrine düzenli seferler gerçekleştiriyor.
UNESCO Dünya Mirası olan Venedik’in yakın gelecekte sular altında kalacağı söyleniyor. Bunu önlemek için ne tür tedbirler alınıyor?
Venedik’teki hassas ekosistem, gerek iklim krizinin etkileri, gerekse tarih boyunca insan eliyle yapılan müdahaleler nedeniyle bir süredir tehdit altında. İtalya, tüm bu sorunların farkında ve süreci tersine çevirebilmek için birtakım adımlar atıyor. Venedik Lagünü’ne ulaşan su miktarı tehlikeli düzeye ulaştığında devreye giren, dalgakıran benzeri yapılar hizmete alındı. Ayrıca, tuz bataklıkları gibi su tutan yapıları güçlendirerek, su akışını doğal yollarla kontrol etmeye yönelik girişimlerden de bahsediliyor. Tüm bunların Venedik’in korunmasına katkısını zaman içinde daha iyi göreceğiz. Ben, başta turistler olmak üzere, insanların çevre duyarlılığını arttırmaya, ülkemizin de önem verdiği sürdürülebilir turizmi geliştirmeye yönelik girişimleri de bu anlamda çok faydalı buluyorum. Pandemi döneminde turist akını kesildiğinde, Venedik başta olmak üzere, turistik şehirlerin doğasının birdenbire nasıl güzelleştiğini hepimiz hatırlıyoruz.

















































