Kategori: Ayın Fotoğrafı

  • Karaköy’de Sırıklı Hamallar 

    Karaköy’de Sırıklı Hamallar 

    Sekiz kişilik hamal ekibi, bu anı ölümsüzleştiren Guillaume Berggren’e (1835-1920) ne güzel poz vermiş değil mi? Fotoğrafta öyle detaylar saklı ki… Her biri sol omuz üstünden sırığı sıkıca kavrarken sağ koluyla da diğer sırıktan denge sağlıyor. Hamalcılık zor iş, özellikle sırıkla hamalcılık çok daha zor. Öyle ki taşırken tempolu adım atmak şart, şayet bir kişi ters adım atarsa yükle beraber tepetaklak olmak kaçınılmaz. Sırıklar dişbudak ağacından yapılıyor, sıkı yapılı ve kırılması çok zor olduğu için. Farklı şekilde yük taşıyan hamallar da var ancak fotoğraftaki gibi sırık kullananlara “sırıklı hamallar” deniyor o yıllarda. Bazen dört kişilik gruplar olsa da çoğunlukla sekiz kişilik hamallar makbul. Hamak benzeri ağ yapısıyla bir yükü kırmadan bir başka yere ulaştırmak bu sistemle mümkün. 1930’lu yıllara kadar sırıklı hamalların İstanbul’da çalıştığı biliniyor… 

    Sırıklı_Hamal_600dpi
    FOTOĞRAF: CENGİZ ÖZKARABEKİR ARŞİVİ

    Ve tabii ki fotoğrafı çeken aslen İsveçli, İstanbul sevdalısı G. Berggren’e de bir paragraf açmak lazım. Birkaç yıl yaşadığı Berlin’de fotoğrafçılığı öğrendikten sonra dünyayı gezmeye karar verir. Odessa’dan bir gemi bileti alarak Amerika’ya yolculuk etmek ister fakat 1865 yılında henüz gemideyken ilk kez gördüğü İstanbul’a âşık olur ve ölene kadar bu şehirde yaşar.

    Anadolu’da çektiği nefis fotoğrafların yanında özellikle İstanbullu insan tiplerinden harika portreler dizisi üreten Berggren, Boğaz kıyılarını, şehrin sokaklarını ve Osmanlı’daki yeni gelişmeleri de kadrajına sığdırdı.

    Berggren’in çektiği on binlerce fotoğraf karesi, Pera’da kurduğu fotoğraf atölyesi sayesinde günümüze kadar ulaştı. #

  • Türkiye’nin İlk Güzellik Kraliçesi ile Sade Bir Röportaj

    Türkiye’nin İlk Güzellik Kraliçesi ile Sade Bir Röportaj

    Bu fotoğraf karesi ne çok şey anlatıyor aslında. Bir tarafta hayatını gazeteciliğe adayan 1909 doğumlu Hikmet Feridun Es, diğer tarafta memleketin ilk güzellik kraliçesi seçilen 1910 doğumlu Feriha Tevfik (Negüs). Parkta güneş altında bir bankta oturmuşlar Akşam gazetesi için röportaj yapıyorlar. Bu fotoğrafı çeken isimse Atatürk fotoğrafları da çeken usta foto muhabiri Faik Şenol’dur.

    Ayin_Fotografi_img588-2
    FOTOĞRAF: FAİK ŞENOL ARŞİVİ

    Atatürk demişken yarışmayla ilgili bir detayı paylaşalım; 1929 senesinde bizzat Atatürk’ün emriyle bir “güzellik yarışması” tertip edilir. Yarışma için Cumhuriyet gazetesi aracı kurum olarak belirlenmiştir ve gazeteden duyuru yapılır. 16-25 yaş arası kendine güvenen hanımlardan gazeteye fotoğraf göndermeleri istenir. Çok sayıda fotoğraf ulaşır gazeteye. Gazetede yayımlanan fotoğraflarla ilgili bir halk oylaması yapılır. Sonrasında da finale kalanlar jürinin karşısına çıkarılır. Gazetenin ifadesiyle, “Orta boylu, kıvırcık lepiska saçlı, altın gözlü, beyaz tenli, zarif endamlı, beyaz krep satenden bir elbise giymiş olan” Feriha Tevfik birinci seçilir. Bir yıl sonra da ülkesini Uluslararası Kâinat Güzellik Yarışması’nda temsil eder. Daha sonra Türkiye’de sinema filmlerinde rol alır, operet ve komedi oyunlarında sahneye çıkar. 1939 yılından sonra oyunculuğu bırakan Feriha Tevfik 1991’de yaşamını yitirir. #

  • Güzeller Güzeli Nebahat Çehre…

    Güzeller Güzeli Nebahat Çehre…

    Ayın Fotoğrafı
    FOTOĞRAF: CENGİZ ÖZKARABEKİR ARŞİVİ

    Birçoğumuz Nebahat Çehre’yi Türk sinemasından, Yılmaz Güney’le olan aşkından, son yıllarda ise rol aldığı popüler dizilerden veyahut yıllara meydan okuyan güzelliğinden hatırlarız. Sanırım eski “Türkiye Güzeli” ünvanı ile Dünya Güzellik Yarışması’nda memleketini temsil ettiğini pek az biliriz. O hâlde fotoğrafın diline biraz kulak verelim; Nebahat Çehre 1959 senesinde henüz 15 yaşındadır ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen Türkiye Güzellik Yarışması’nda “Türkiye Güzeli” seçilmiştir. Bu ünvanla 1960 yılında Londra’da düzenlenen Dünya Güzellik Yarışması’na katılır. Dereceye giremese de çok ilgi görür. Sonraki yıllarda ise Yeşilçam’a uzanır ve yüzden fazla sinema filminde oynar. Bunların birçoğunda da başroldedir… Yanda, 1959 senesinde çekilen fotoğrafta ise dönemin en büyük güldürü ustalarından Türk Geleneksel Tiyatrosu’nun efsane ismi İsmail Dümbüllü’nün yarışmada Türkiye Güzeli seçilen Nebahat Çehre’ye ve dereceye giren diğer kızlara çiçek verdiğini görüyoruz. Nebahat Çehre’nin güzelliği ile birlikte çocuksu bakışı ne kadar da masum değil mi? #