Boğaz’ın kıyısında saklı, nadide ve ihtişamlı bir yapı

Tophane Kasrı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından 2022’de başlatılan restorasyon sonrası 6 Ekim’de özel bir sergi ile açıldı. Çelik Gülersoy Vakfı istanbul Kitaplığı koleksiyonundan özgün fotoğraflar ve gravürlerin de yer aldığı “Geçmişten Günümüze Kısa Bir Bakış” sergisi, yıl sonuna kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek.

İstanbul’un Tophane semti, adını Evliya Çelebi’nin “İslâm Ordusu’nun topçu sınıfının binası” dediği Tophane-i Âmire yapılarından alır. Günümüze ulaşan 5 kubbeli ana bina ve tek kubbeli küçük dökümhane binası, Evliya’nın “Cehennem ateşinden bir kıvılcım görmek isteyen bu tophane ateşini görsün” betimlemesinden izleri günümüze taşır. Fatih Sultan Mehmed’in top dökümü için inşa ettirdiği Tophane-i Âmire binasından sonra bu semt Osmanlı silah endüstrisinin merkezi olmuştur.

Tophane Kasr-ı Hümâyûnu, sultanın Tophane semtindeki askerî yapıların teftişi esnasında dinlenmesi ve şehre deniz yolu ile gelen yabancı devlet adamlarının karşılanması amacıyla Sultan Abdülmecid (1839-1861) tarafından 1851-52’de inşa ettirildi. Kasrın mimarı, İngiliz kraliyetinin elçilik binalarını yenilemek üzere İstanbul’da görevlendirilen William James Smith’dir. 1852 Mart’ında inşaı tamamlanan kasrın tefrişatına da büyük özen gösterilmiş, mobilyaları yurtdışından getirtilmişti. 1859’da Sultan Abdülmecid, Rus çarının kardeşi Grandük Konstantin’i burada ağırlamıştı. 1862’de İngiltere veliaht prensi Edward ve 1909’da Sırp Kralı Petro Karayorgeviç de burada misafir edildiler. Bulgaristan’ın Osmanlı İmparatorluğu’ndan kopuş sürecini başlatan Doğu Rumeli Konferansı (1886), Yunan Savaşı’dan sonra barış antlaşması (1897), devletin mali durumunu incelemek için kurulan Islahat-ı Maliye Komisyonu’nun çalışmaları da (1901) burada yapıldı.

havadis-5
Yıllar sonra ilk defa, 6 Ekim’de ziyarete açılan Tophane Kasrı, özgün fotoğraflar ve gravürlerle, ziyaretçileri İstanbul’un geçmişine götürüyor

Tophane Kasrı 1918’de İngilizlerce işgal edildi; Lozan Konferansı’nda imzalanan Boğazlar Antlaşması gereğince 1924’te Boğazlar Komisyonu’na tahsis edildi. Komisyon lağvedildikten sonra 1935’te Hazine’ye devredilen kasır, 1948’de Devlet Denizyolları İşletmesi’ne bırakıldı. Bir dönem Askeri İnzibat Komutanlığı olarak da kullanılan kasır, 1949’da Harp Malulleri ve Gaziler Derneği’ne verildi; 1986’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne tahsis edildi.

havadis-6

Yapı, tasarımdaki özgün süslemeler nedeniyle, İngiliz kaynaklarında “İstanbul’un Mücevheri” (Bijou of Constantinople) olarak geçen yapı, neo-barok özellikler taşıyan emperyal (ampir) tarzdadır. Zemin+1 kat olarak inşa edilen kasrın dış cephe süslemelerinde farklılıklar yer alır. İç mekan süslemelerinde giriş katı sade tasarımı, birinci kat ise kalem işleri ve manzara resimleri ile dikkati çeker. Zemin katta giriş dikmelerde yer alan düşey panoların içine Tophane-i Âmire’ye uygun silah ve kılıç gibi askerî motifler yerleştirilmiştir. Sütun süslemelerinde kullanılan bu detaylar, kasrın Tophane-i Âmire ile olan bağının güzel bir yansımasıdır. İstanbul’un anıtsal peyzajının yüzyıllardır önemli bir parçası olan bu sanayi yapısı; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin özenli projelendirmesi ve restorasyonu sonrasında Çelik Gülersoy Vakfı İstanbul Kitaplığı arşivinin katkıları ile ziyaretçisiyle buluştu.