Yazar: #tarih

  • Periyodik Tablo Açıklandı

    Periyodik Tablo Açıklandı

    6 Mart 2025 gününden herkese merhaba. 6 Mart 1869’da Rus bilim insanı Dimitri Mendeleyev, modern kimyasal periyodik tabloyu açıkladı. Elementleri atom ağırlığına göre düzenleyen ve özelliklerini ortaya koyan bu tablo, kimya biliminde bir devrim niteliğindeydi. On dokuzuncu yüzyılın büyük bölümünde kimyagerler, bilinen tüm elementleri kapsayan bir düzenleme yapmak için çalıştı. Mendeleyev’in sistemi yeni keşifler ve tüm zorluklara karşın geçerliliğini koruyacak bir bilimsel yasanın ayırt edici özelliklerine sahipti. Mendeleyev’in tablosunun benzersiz yönlerinden biri de bıraktığı boşluklardı. Bu yerlerde yalnızca henüz keşfedilmemiş elementler olduğunu tahmin etmekle kalmadı, aynı zamanda atom ağırlıklarını ve özelliklerini de tahmin etti.

    2156cd38-d806-40ce-e711-a8cd49a8c5a0
    Mendeleyev kimya biliminde devrim yaptı

    1870’lerde yeni elementlerin keşfi, periyodik sisteme olan ilgiyi artırdı ve yalnızca bir çalışma nesnesi değil, aynı zamanda bir araştırma aracı hâline geldi. Mendeleyev’in 1869 periyodik tablosu, potasyumdan broma ve rubidyumdan iyoda kadar 17 sütun içeriyordu. Periyodik tablo, Mendeleyev’in yorumculuğu ve kâşifliğinin bir ürünüdür. Mendeleyev’in çalışmaları 25 büyük kitaptan oluşur.  Mendeleyev toplumsal konularla da ilgiliydi. Hükûmetin baskılarına boyun eğmemek için profesörlükten istifa etmeyi uygun buldu. Liberal düşünceleri destekliyor, saçlarını kestirmeyi reddediyor ve Çar’ın isteklerine itiraz ediyordu. Mendeleyev, ilk periyodik cetveli bastırdığı zaman henüz 63 element biliniyordu. Ölümünden bir yıl sonra bilinen element sayısı 86’ya çıktı. Bu hızlı artış, kimyanın en önemli genellemesi olan periyodik cetvel yoluyla sağlandı.

    400c9356-36df-c355-589f-1af6aba35504
    Periyodik cetvel, element sayısında hızlı yükseliş sağladı
  • Hacılar İzdihamda Öldü

    Hacılar İzdihamda Öldü

    5 Mart 2001’de Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde çıkan izdihamda 35 hacı adayı hayatını kaybetti. Suudi Arabistan yönetimi, hac mevsimi nedeniyle aralarında terörle mücadele uzmanları, trafik ve sivil savunma ekiplerinin bulunduğu 100 bin kişilik ek güvenlik mensubu görevlendirmesine rağmen izdihamı önleyemedi. 

    0e75d4ae-2913-76c6-a699-b1ac2c7d6979
    24 yıl önce bugün 35 hacı hayatını kaybetti

    Son 40 yılda hac mevsimi sırasında meydana gelen ölümlü kazalara bakıldığında 15 kazadan 8’inin şeytan taşlama sırasında çıkan izdihamlar nedeniyle yaşandığı dikkat çekiyor. Üç yıl önce Mina’da çıkan izdihamda 118 kişi ölürken 1994’teki izdihamda 270 kişi yaşamını yitirdi. 2 Temmuz 1990’da ise Mina’da tünelde çıkan izdihamda bin 426 hacı öldü. Olay tüm İslam ülkelerinde büyük üzüntü ve öfke uyandırdı. 2015 yılında yaşanan başka bir izdihamda ise 700’den fazla insan hayatını kaybetti.

    5ffa8092-f87a-8750-5220-ac8797335305
    Tedbirlere rağmen izdihamlar önlenemiyor
  • İspanyol Gribi’nin İlk Vakası

    İspanyol Gribi’nin İlk Vakası

    4 Mart 1918’de tarihe İspanyol Gribi adıyla geçen büyük grip salgınının ilk vakaları görülmeye başladı. ABD’li asker Albert Gitchell’in, Kansas Fort Riley’deki hastaneye boğaz ağrısı, ateş ve baş ağrısı şikâyetiyle başvurmasının hemen ardından onu başka askerler ve siviller izledi. Kısa süre sonra, 100’den fazla kişi benzer semptomlarla hastanelere başvurdu. Üç dalga şeklinde 1918-19 yılları arasında yaşanan hastalık önce ABD’de başladı, ardından Fransa’da görüldü. “İspanyol Gribi” olarak bilinse de hastalığa neden olan virüsün çıkış noktası İspanya değildir. İspanya hastalığın bir pandemiye dönüşebileceğini ilk açıklayan ülke oldu.

    ffa0e90c-87f4-3636-8867-11695eb64f24
    İspanyol Gribi dünyanın birçok ülkesine yayıldı

    Birinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki sağlıksız koşullar virüsün yayılmasını kolaylaştırdı. Özellikle Batı cephesinde yetersiz beslenme, hijyenik olmayan koşullar, kuş ve domuz gibi yaban hayvanlarıyla temas sonucu askerlerin bağışıklık sistemi zayıfladı. 1918’de savaşın bitmesiyle evlerine dönen askerler, hastalığı hızla başkalarına bulaştırdılar. Virüs ABD’de 675 bin kişiyi öldürdükten sonra Fransa’ya geçti, ardından İngiltere ve İtalya başta olmak üzere Avrupa kıtası ve Kuzey Afrika’da yayıldı. Kesin sayı bilinmemekle birlikte dünya çapında 50 milyona yakın kişi İspanyol Gribi yüzünden hayatını kaybetti. Bu sayı, Birinci Dünya Savaşı’nda cephede ölen askerlerden ve sivillerden daha büyüktür.

    768be5f6-f81c-f1bb-e1d3-39455c0b1311
    50 milyona yakın insan pandemi nedeniyle hayatını kaybetti
  • Halifelik Kaldırıldı

    Halifelik Kaldırıldı

    Bundan 101 yıl önce, 3 Mart 1924’te yeni Türkiye Cumhuriyeti için önemli kararlar alınmıştı. Eğitim sisteminde laikliği ve öğrenim birliğini esas alan Tevhid-i Tedrisat Kanunu TBMM’de kabul edilmişti. Okul – medrese ikiliğini ortadan kaldıran bu yasayla eğitim laik ve parasız, ilköğretim tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için zorunlu hâle getirildi. Bilimsel ve eğitsel kurumların tümü Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Yasayla halifelik kurumu da tarihe karıştı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalan köhnemiş kurumlara son verilmiş ve ülkede hukuk birliği sağlanmıştı.

    5a80a5eb-c8a8-4da1-d280-5bb9b22a2f34 (1)
    Son halife Abdülmecid Efendi

    3 Mart’ta kabul edilen üç devrim yasası, laik demokratik Cumhuriyet yolundaki en önemli aşamalardan biridir. Yasayla halifelik makamı kaldırılmakla kalmamış; Osmanlı hanedanının üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında ikamet hakkından men edilmişlerdi. Bu kişilerin vatandaşlık sıfatı ve hakları kaldırılmıştır. Padişahlık etmiş kişilerin Türkiye Cumhuriyeti topraklarındaki taşınmaz malları Türk ulusuna intikal etmiştir. 3 Mart yasalarından sonra Cumhuriyetin demokratikleşmesi ve hukuk zeminine oturtulması için başka yasalar da çıkartıldı. 1924’te Köy Kanunu, avukatlık kanunu ve şeriye mahkemelerinin kaldırılması kanunu çıkartılmış aynı yıl 1924 Anayasası kabul edilmiştir. Bu yasaları 1925’te şapka kanunu, tarikatların yasaklanması ile tekke ve zaviyelerin kapatılması yasaları izlemiştir. 1934 yılında lakap ve ünvanlar kaldırılmış, çağdaş soyadı yasası çıkartılmış, kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. 

  • Türkiye’nin İlk Güzellik Kraliçesi ile Sade Bir Röportaj

    Türkiye’nin İlk Güzellik Kraliçesi ile Sade Bir Röportaj

    Bu fotoğraf karesi ne çok şey anlatıyor aslında. Bir tarafta hayatını gazeteciliğe adayan 1909 doğumlu Hikmet Feridun Es, diğer tarafta memleketin ilk güzellik kraliçesi seçilen 1910 doğumlu Feriha Tevfik (Negüs). Parkta güneş altında bir bankta oturmuşlar Akşam gazetesi için röportaj yapıyorlar. Bu fotoğrafı çeken isimse Atatürk fotoğrafları da çeken usta foto muhabiri Faik Şenol’dur.

    Ayin_Fotografi_img588-2
    FOTOĞRAF: FAİK ŞENOL ARŞİVİ

    Atatürk demişken yarışmayla ilgili bir detayı paylaşalım; 1929 senesinde bizzat Atatürk’ün emriyle bir “güzellik yarışması” tertip edilir. Yarışma için Cumhuriyet gazetesi aracı kurum olarak belirlenmiştir ve gazeteden duyuru yapılır. 16-25 yaş arası kendine güvenen hanımlardan gazeteye fotoğraf göndermeleri istenir. Çok sayıda fotoğraf ulaşır gazeteye. Gazetede yayımlanan fotoğraflarla ilgili bir halk oylaması yapılır. Sonrasında da finale kalanlar jürinin karşısına çıkarılır. Gazetenin ifadesiyle, “Orta boylu, kıvırcık lepiska saçlı, altın gözlü, beyaz tenli, zarif endamlı, beyaz krep satenden bir elbise giymiş olan” Feriha Tevfik birinci seçilir. Bir yıl sonra da ülkesini Uluslararası Kâinat Güzellik Yarışması’nda temsil eder. Daha sonra Türkiye’de sinema filmlerinde rol alır, operet ve komedi oyunlarında sahneye çıkar. 1939 yılından sonra oyunculuğu bırakan Feriha Tevfik 1991’de yaşamını yitirir. #

  • DNA’nın Kimyasal Yapısı Keşfedildi

    DNA’nın Kimyasal Yapısı Keşfedildi

    Bundan 72 yıl önce, 28 Şubat 1953’te bilim insanları James D. Watson ve Francis H.C. Crick, insan genlerini içeren DNA’nın çift sarmal yapısını belirlediklerini duyurdu. Moleküler biyologlar, DNA araştırmacısı Rosalind Franklin’in çalışmalarından önemli ölçüde yararlanmışlardı. DNA 1869’da keşfedilmiş olsa da genetik kalıtımın belirlenmesindeki önemli rolü yakın zamanlara kadar keşfedilememişti. 1950’lerin başında Watson ve Crick, DNA’nın yapısını çözmek için çalışan birçok bilim insanından yalnızca ikisiydi. 28 Şubat sabahı DNA’nın yapısının çift sarmallı bir polimer ve her biri diğerinin etrafına sarılmış iki DNA ipliğinden oluştuğunu belirlediler. DNA’nın tüm fonksiyon ve yapısıyla keşfedilmesi insan yapısının temel gizeminin çözülmesi anlamına geliyordu.

    73887718-b5b3-87a8-2814-a964a7036dfc

    Böylelikle genetik karakterlerin vücudun içinde tutulabilmesi ve nesilden nesile aktarılması mümkün olacaktı. Kişilere ait DNA yapısı eşsiz ve tek olduğu için kimlik belirlemek şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesinleşmiş oluyordu. DNA’nın keşfi biyoloji biliminden hukuka, tarih ve arkeolojiden polisiye olaylara kadar hayatın pek çok alanını etkilemiştir. DNA üzerinde sürdürülen çalışmalar sayesinde insanlarda yaygın olarak rastlanan hastalıklarla ilişkili genlerin belirlenmesi ve yönlendirilmesi hız kazandı. Elde edilen veriler, yaşa bağlı körlükten obeziteye kadar çeşitli hastalıklarda genetik faktörlerin belirlenmesine yardımcı olmaktadır.

    Dna,And,Virus,Molecules,On,Science,Background
  • Cemal Nadir Güler “Amcabey”in Yaratıcısıydı

    Cemal Nadir Güler “Amcabey”in Yaratıcısıydı

    27 Şubat 1947’de, Türkiye’de karikatür sanatının kurucularından sayılan Cemal Nadir Güler’i kaybetmiştik. 1902 yılında Bursa’da doğan Cemal Nadir’in ilk karikatürü 1920 yılında Sedat Simavi’nin Diken dergisinde yayımlandı. Bu tarihten sonra kendisini tamamen karikatüre verdi. Çizgileri Ayine, Zümrüdüanka ve Akbaba’da yayımlandı. Bursa’nın köy ilkokullarında gezici resim öğretmenliği yaptı. 1926 yılında geçimini karikatürle sağlamak üzere İstanbul’a gittiyse de kazandığı para yetmeyince Bursa’ya döndü. Ancak karikatür çizmeyi sürdürdü. Akbaba dergisinde yayımlanan karikatürlerinin ilgi görmesi üzerine Akşam gazetesi onu 1928 yılında İstanbul’a çağırdı.

    05561e3e-7568-09ad-2096-167bc7a2afb5

    Böylece 15 yıl sürecek Akşam gazetesi çizerliği başlamış oldu. Ünlü bant karikatürü “Amcabey” tiplemesini burada yarattı. “Dede ile Torun”, “Dalkavuk”, “Yeni Zengin”, “Salomon” adlı çizgi karakterler de ona aittir. Karikatürün yanı sıra oyun yazarlığı ve skeçler kaleme aldı. 1943 yılında Akşam gazetesinden ayrılarak ölümüne dek çalışacağı Cumhuriyet’e geçti. İkinci Dünya Savaşı yıllarında çizdiği karikatürlerle Hitler’i eleştirdi.  “Harp Karikatürleri” adı altında arka sayfaya çizdiği yarım sayfalık renkli karikatürler Türk basınında ilktir. Sevilen bir kişilik olan Cemal Nadir Güler, 27 Şubat 1947 tarihinde henüz 45 yaşındayken hayatını kaybetti. Eserleri hâlâ hatırlanmaktadır. 

  • Yaşanabilecek En Kötü Yıl

    Yaşanabilecek En Kötü Yıl

    Bundan 1489 yıl önce, MS 536’da tüm dünyayı etkileyen “volkanik kış” başlamıştı. Bu dönem, tarihçiler tarafından tarihin en karanlık ve en soğuk kışı olarak nitelendirildi. Tüm dünyanın beklenenden daha çok soğumasının en önemli nedeni o yıl birden çok volkanik dağdan çıkan dumanların atmosferi kaplayarak güneş ışınlarını aylarca kapatmış olmasıydı. Güneş ışınlarının dünyaya ulaşamaması nedeniyle tarım ürünleri hasadı da çok düşük kalmış ve kıtlık baş göstermişti. O yaz, Avrupa ve Asya’nın bazı bölgelerinde sıcaklıklar 20 dereceden fazla düştü. Çin’in kurak bölgelerine bile kar yağdı. Bozulan iklim dengesi takip eden 5 yıl içinde toparlanabilmiştir.

    c6825a97-ff2e-2899-5a01-5db7646bbfca
    Volkanik kışı tasvir eden çizim

    Doğu Roma İmparatorluğu nüfusunun yarısına yakını soğuk ve açlık nedeniyle hayatını kaybetti. Yüzlerce tür hayvanın nesli tükendi. Yapılan araştırmalar karanlığın kaynağının volkanik bir patlama olduğu varsayımını doğruladı. 1990’larda İrlanda’daki ağaç halkalarını inceleyen araştırmacılar, altıncı yüzyılda ciddi bir sıcaklık düşüşü yaşandığını buldu. 2018’de araştırmacılar, buzullardan delinmiş buz çekirdeklerini analiz ettikten sonra muhtemel suçlunun bir volkan olduğunu gösteren bir çalışma yayımladı. Bu kötü ve karanlık olaylar nedeniyle MS 536 yılı bazı tarihçiler tarafından “yaşanabilecek en kötü yıl” seçilmiştir. 

  • Vehbi Koç Yaşamını Yitirdi

    Vehbi Koç Yaşamını Yitirdi

    25 Şubat 1996’da Türkiye’nin en önemli iş insanlarından Vehbi Koç vefat etti. 1901 yılında Ankara’da doğan Vehbi Koç’un tüm hayatı çalışmakla geçti. Genç yaşlarda ticarete atılan Vehbi Koç, 1917’de babası tarafından açılan küçük bir dükkânla yola çıktı ve ticaretin esaslarını öğrendi. Kendi adını taşıyan ilk şirketini 1926 yılında kurdu ve Ankara’nın başkent olmasıyla birlikte artan inşaat malzemelerini pazarlayarak kısa sürede önemli paralar kazandı. İstanbul ve Eskişehir’de açtığı şubelerle ticaretini büyüttü. 1950’lerden itibaren otomobil, ev aletleri, tekstil gibi alanlarda üretim yaparak Koç Grubu’nu Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri hâline getirdi. Ford ve Fiat gibi dünya devleriyle yapılan ortaklıklar, Türkiye otomotiv sektörünün gelişimine büyük katkı sağladı.

    f5378d20-fc99-2265-ded1-56bd1ee7bf6d
    Vehbi Koç ilk şirketini 1926 yılında kurdu

    Vehbi Koç, iş hayatındaki 76 yıl boyunca 108’den fazla şirketi bünyesinde topladı ve Koç Topluluğu, bugün dünya çapında bilinen bir gruba dönüştü. 1984 yılında aktif iş hayatından emekliye ayrılan Vehbi Koç, bayram tatilini geçirmek üzere gittiği Antalya’da 1996 yılında hayatını kaybetti. Cenazesine binlerce kişi katıldı. Vehbi Koç’un Zincirlikuyu Mezarlığı’na gömülen naaşı aylar sonra mezar hırsızları tarafından ailesinden fidye alabilmek için çalındı. Büyük üzüntü ve öfke yaratan olaydan hemen sonra hırsızlar yakalandı ve Koç’un cenazesi yeniden toprağa verildi. Vehbi Koç’un kurduğu Koç Holding günümüzde Türkiye ekonomisinin en büyüklerinden biri olmaya devam etmektedir. Vehbi Koç, Sakıp Sabancı ile birlikte TÜSİAD’ın kurucuları arasındadır. Koç Grubu’na bağlı şirketler Türkiye çapında çok sayıda hayır işinde ve sosyal sorumluluk projesinde yer alır.

    64cdfee1-38bf-48b3-31c8-187303672942
    Vehbi Koç 94 yaşında hayatını kaybetti
  • Rusya Ukrayna’yı İşgal Etmeye Başladı

    Rusya Ukrayna’yı İşgal Etmeye Başladı

    24 Şubat 2022’de Rus ordusu, Vladimir Putin’in emriyle Ukrayna’yı işgal etmeye başladı. Rusya, bu işgalden sekiz yıl önce Kırım topraklarını da işgal etmiş ve bölgeyi ilhak ettiğini ilan etmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, savaşa gerekçe olarak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve diğer Ukrayna hükûmet yetkililerinin neo-Nazi olduğunu iddia etti. Ama asıl sebep Ukrayna’yı batıdan koparmak ve ülkenin NATO üyesi olmasını engellemekti. Putin’in Moskova’da tek başına yaptığı planlar tutmadı. ABD liderliğindeki Batı bloku Ukrayna’ya destek vererek ülkenin Rus toprağı hâline gelmesini engelledi.

    0689c68d-61f1-3c23-878e-ed41a626dde1
    Zelenski ve Putin birbirini suçlamayı sürdürüyor

    Ukrayna halkı savaş sayesinde birlik oldu ve Zelenski liderliğinde güçlü Rus ordusuna direnmeye başladı. Ardından NATO’nun yayılmasını önlemeye çalışan Putin’in hiç istemediği bir gelişme oldu. Rusya’dan korkan İsveç ve Finlandiya, NATO üyesi olmak için başvuru yaptı. Teröristlerin iadesine ilişkin bazı güçlükler nedeniyle başta Türk Hükûmeti karşı çıkmış olsa da daha sonra TBMM’nin verdiği onayla İsveç ve Finlandiya NATO’nun tam üyesi oldu. Böylece Rusya’nın çevresindeki NATO çemberi genişledi. Zelenski, Rusya’nın Ukrayna’ya işgal başlattığı 2022’den bu yana 31 bin Ukraynalı askerin hayatını kaybettiğini söyledi. Kremlin ise ölen Rus askerlerinin sayısını açıklamaktan kaçınıyor.

    ec0e5dc1-d7bb-6551-6f4b-1ed97216fc0c
    Hâlen süren savaşta binlerce can kaybı oldu