Gerçekle kurgu arasında ikinci“Gladyatör II” filmi, izleyicileri 24 sene sonra tekrar Roma’daki Kolezyum’a götürüyor. Başrolde ise, ilk filmdeki Maximus’un (Russell Crowe) oğlu Lucius (Paul Mescal) var. Arenadaki vahşi dövüşler ve görkemli sahneler ilk filmin ruhunu yaşatıyor. Ridley Scott ise filmin tarihî gerçeklere uymadığı yolundaki eleştirileri “siz orada mıydınız?” diye cevaplıyor. ‘Gladyatör’ macerası…
Sinema tarihine damga vuran ve 2000’de yapılan “Gladyatör” filminin merakla beklenen devamı “Gladyatör II”, geçen ay Türkiye’ de de vizyona girdi. Ridley Scott’ın yönetmen koltuğunda oturduğu film, Maximus Decimus Meridius’un (Russell Crowe) mirasını oğlu Lucius (Paul Mescal) üzerinden ele alarak izleyicileri bir defa daha kanla sulanan Roma arenalarına götürüyor. Ancak bu arena, bildiğimiz arenalardan değil! “Gladyatör II”, bizi vahşetin sınırlarını zorlayan bir gösteriye davet ediyor. Babunların cirit attığı, suyla doldurulup köpekbalıklarının salındığı ölümcül bir havuza dönüştürülen ve hattâ gergedanların gladyatörlere meydan okuduğu Kolezyum’da, hayatta kalmak için sadece güç yetmeyecek.
Roma’nın “5 İyi İmparatoru”-nun sonuncusu Marcus Aurelius’un ölümünden 15 yıl sonra, 195 yılında geçen hikaye, çöküş döneminin kaosunu ve siyasi entrikalarını da gözler önüne seriyor. İlk filmde Maximus’un Commodus’u yenmesi, Roma’da yeni bir altın çağın başlangıcı olmalıydı ama işler öyle yürümedi. Ortaya çıkan liderlik boşluğu şehri eskisinden de tehlikeli bir yer durumuna getirdi. Yeni filmin ana kahramanı Lucius ise önceki filmde babasının ölümünden sonra annesi Lucilla (Connie Nielsen) tarafından Roma’dan kaçırılan küçük bir çocuktu. Lucilla’nın Marcus Aurelius’un kızı ve Lucius filmin başında bunu bilmese de aslında imparatorun torunu olarak Roma tahtının gerçek varisi olduğu bilgisini en başından vermekte fayda var. Şimdi taht, Commodus’un ölümünden sonra ikiz imparatorlar Geta (Joseph Quinn) ve Caracalla (Fred Hechinger) tarafından ele geçirilmiş durumda. Halkına aldırış etmeden zevk ve sefahat içinde yaşayan iki imparator, Roma’yı kaosa sürüklüyor.
“Aftersun”, “Normal People” gibi yapımlarda duyarlı erkek rolleriyle tanınan Paul Mescal burada hiç görmediğiniz kadar sinirli. Canlandırdığı Lucius ya da nam-ı diğer Hanno, Kuzey Afrika’da Numidya’ da büyümüş savaşçı bir genç adam. Roma lejyonları Numidya’yı işgal edip, biricik karısını öldürüyor ve esir düşüyor. Sonra bir tür yetenek avcısı diyebileceğimiz köle taciri ve gladyatör yetiştiricisi Macrinus (Denzel Washington) onu arenada şöhrete kavuşturuyor. Bu sefer bir gladyatör olarak şehrine dönen Lucius bu bir epik hikayede geçmişiyle yüzleşip kim olduğunu keşfediyor. Geri döndüğü Roma artık bambaşka bir yer. Şehrin göz kamaştırıcı güzelliği, altında yatan karanlığı ve tehlikeyi gizleyemiyor.
Lucius’un büyüdüğü şehri yerle bir eden General Acacius ise kahramanımızın intikam almak istediği adam. Pedro Pascal’ın tüm asaletiyle canlandırdığı bu çatışmalı ve kusurlu karakter, belki de filmin en ilgi çekici kişiliklerinden biri. Ne yazık ki Acacius’a ayrılan süre çok az. Ancak Lucius’un Acacius ile olan karşılaşmasının onun kişisel yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtmekte fayda var.
“Gladyatör II”nin tıpkı önceki filmde olduğu gibi tarihsel doğruları içerip içermediğine dair tartışmalar var. Gerçek kişi ve olaylardan ilham almakla birlikte elbette sonuçta bu bir Hollywood filmi:
- Filmin zalim imparatorları Geta ve Caracalla, tarihî kişilikler. Babaları Septimius Severus’un ölümünün ardından 211’de iktidara gelen kardeşlerin ortak saltanatı, Caracalla’nın Geta’yı öldürmesiyle sona erdi. Caracalla, 217’de Partlara karşı yeni bir savaş planlarken Şanlıurfa’daki Harran şehrine uğradı. Ay Tanrısı Sin’e adanmış tapınağı ziyaret etmek için Carrhae (Harran) yakınlarında tuvalet molası verdiği sırada bir asker tarafından öldürüldü.
- Lucilla ve Lucius ise gerçek kişilere dayansalar da hikayeleri büyük ölçüde kurgusallaştırılmış. Lucius, henüz Commodus iktidara gelmeden ölmüştü.
- Pedro Pascal’ın canlandırdığı onurlu komutan Marcus Acacius ise tamamen kurgusal bir karakter.
Gladyatörlerin Kolezyum’da köpekbalıklarıyla savaşması tarihçiler tarafından büyük eleştiriler aldı. Romalılar her ne kadar deniz savaşlarını yeniden canlandırmak için Kolezyum’u suyla doldurmuş olsalar da içine köpekbalıklarını koydukları doğru değil. Tarihçi Estelle Paranque eleştirilerini “Köpekbalıklarını getirmelerinin hiçbir yolu yoktu… Neden bununla yetinmiyor, aslanlar ve kaplanlar olarak bırakmıyorsunuz?” diye özetledi. Daha önce “Napolyon” filmiyle de ilgili benzer tepkiler alan Ridley Scott ise eleştirmenlere işine bakmasını söyleyerek “Affedersiniz kardeşim, siz orada mıydınız? Susun o zaman” gibi cevaplar vermesiyle tanınmakta.
SENARYO Peter Craig, David Scarpa
SİNEMATOGRAFİ John Mathieson
MÜZİK Hary Gregson-Williams
OYUNCULAR Paul Mescal, Pedro Pascal, Denzel Washington, Connie
Nielsen, Joseph Quinn, Fred Hechinger, Lior Raz, Derek Jacobi
YAPIM ŞİRKETLERİ Scott Free Productions, Red Wagon Entertainment, Parkes + MacDonald Image Nation
SÜRE 2 saat 28 dakika
“Gladyatör II”, ilk filmin hayranlarını memnun edecek birçok sahne ve gönderme içeriyor. Maximus’un anısı, Lucius’un yolculuğunda önemli bir rol oynarken, arenadaki vahşi dövüşler ve görkemli sahneler de ilk filmin ruhunu yaşatıyor. Sadece bir tekrar olmaktan öteye geçtiğini söylemek gerek. Film kendi özgün hikayesi ve karakterleriyle izleyicileri etkilemeyi başarıyor. Güç, yolsuzluk, adalet ve özgürlük gibi evrensel temaları da ele alarak günümüz dünyasına ayna tutuyor. Ridley Scott, New York Times’a verdiği röportajda Roma İmparatorluğu ile günümüz siyaseti arasında paralellikler kurarak ve “dikkat etmezsek daha da kötüye gideceğiz” diyerek filmin taşıdığı önemli mesajı vurguladı.






































