ne alman ne fransız ne de amerikalı… ne hollyvood’un film endüstrisine konu oldu ne de bir romana… kökleri afrika, nijerya’dan geldiği bilinen siyahi bir ailenin çocuğu olan ahmet ali [çelikten (arap ahmet)] dünyanın ilk siyahi savaş pilotuydu. bugünlerde netflix yapımı olarak öne çıkan 6888. tabur ve türevlerinden farklı bir hikâyesi var arap ahmet’in. çağdaşları renginden dolayı birçok ülkede dışlanıp yok sayılırken o, osmanlı ordusunda bahriye makine mektebi’ne girerek deniz subayı olmuştur. havacılık teşkilatında aldığı pilotaj eğitimiyle birinci dünya savaşı’nda, millî mücadele’de ve cumhuriyet’in ilanından sonra da ordudaki görevine devam etmiştir.
Başarılı bir bahriye subayı olan Ahmet Ali (Çelikten), bir Osmanlı vatandaşı olarak kendisine sağlanan imkânlar ve kişisel gayretleriyle Türk ve dünya havacılık tarihinin ilk siyahi pilotlarından biri olmuştur. Aynı yüzyıllarda birçok ülkede insanların ten renklerinden dolayı ikinci sınıf insan muamelesi gördüğünü hatta Amerika, İngiltere gibi bazı devletlerde siyahilerin askere dahi alınmadığını ya da alınsa bile etkin bir görev verilmediğini biliyoruz. Öyle ki bu ırkçı politikalar İkinci Dünya Savaşı yıllarına değin sürdürülmüştür.
Kore Savaşı yıllarında Amerika donanmasının ilk siyahi pilotu Jesse Leroy Brown’un yaşamının anlatıldığı Devotion (Özveri) isimli film, Amerikan donanmasında görevli siyahi bir pilotun ve ailesinin yalnızlığını ve karşılaştığı ayrımcılık konusunu beyaz perdeye aktaran önemli bir yapımdır. Amerika ve Avrupa’da ırkçı uygulamaların yaşandığı böyle bir ortamda Osmanlı Devleti, eşit vatandaşlık hakları çerçevesinde, Nijerya asıllı siyahi bir vatandaşını ordusunda pilot subay olarak istihdam etmiştir. Dünyadaki örneklerine göre her türlü hak ve hukuka sahip, eşit vatandaş statüsüyle Ahmet Ali Bey, Osmanlı ordusunun ve dünyanın ilk siyahi savaş pilotu olmuştur.
İşte Çelikten’in yaşam öyküsü, toplumdaki bu ön yargıların ve farklılıklara bakış açısının bir yansıması olarak da önemlidir.
Ahmet Ali Çelikten ve Aile Bağları
Ahmet Ali Bey, 1883’te İzmir’de dünyaya geldi. Babası Nijerya asıllı Osmanlı vatandaşı Ali Bey, annesi ise Zenciye Emine Hanım’dır. Zenciye Hanım’ın annesi 1830’lu yıllarda köle tacirleri tarafından Nijerya’nın Borno Emirliği’nden alınıp İstanbul’a hizmetçi olarak getirilmiştir. Ahmet Ali Bey’in anneannesinin dönemin İstanbul ihtisap emininin kâtibi tarafından satın alınarak İstanbul’a getirildiği ve Osmanlı sarayında çalıştığı, annesi Zenciye Hanım’ın da 1860’lı yıllarda doğduğu ve bir köle olmadığı bilinmektedir.
1880 yılında Zenciye Emine Hanım ile Nijerya asıllı Osmanlı vatandaşı Ali Bey’in evlilikleri sonrasında aile İzmir’e yerleşmiş. 1883 yılında Ahmet Ali, ardından Mehmet Ali ve 1889 yılında da kız kardeşleri Zenciye Saniye dünyaya gelmiştir. Küçük yaşta babası vefat eden Ahmet Ali, 1904 yılında Bahriye Makine Mektebi’ne (Haddehane Mektebi) girerek burada mekanik teknik eğitiminin yanında, lisan ve askerî konularda eğitim almıştır.
Bahriye Makine Mektebi’nden 1908 yılında 1394 sicil numarasıyla mezun olan Ahmet Ali Bey, Osmanlı Bahriyesi’nde gemi görevini icra etmek maksadıyla Şam vapuruna tayin edilmiştir. Şam vapuru ile Bahr-i Ahmer (Kızıldeniz) ve Afrika sahillerinde görev yaptıktan sonra 1910 yılında tayin edildiği Mesudiye zırhlısında Trablusgarp ve Balkan Savaşları boyunca görev yapmıştır.
Preveze göçmeni Hatice Hanım ile evlenen Ahmet Ali Bey’in bu evlilikten Mihriban Tayyar, Muammer, Yılmaz, Melek Müjgan ve Neriman Fethi isminde beş çocukları oldu. Oğulları Muammer ve Yılmaz da babalarının yolundan giderek Hava Kuvvetleri’nde uzun yıllar astsubay olarak görev yaptı. Hava Kuvvetleri personeli arasında Çelikten soy isimli bir başka kayıt ise 1941 yılı Hava Okulu mezunu 1941-843 sicil numaralı ve 779 numaralı pilot brövesine sahip Hava Pilot Astsubay Başçavuş Muzaffer Çelikten’dir. Muzaffer Bey, Ahmet Ali Bey’in kız kardeşinin oğlu olup, Deniz Kuvvetleri’nde pilot olan babasının şehadetinden sonra Soyadı Kanunu’yla amcasının soy ismini almıştır.
Ahmet Ali Çelikten’in Askerî Evreleri
Ahmet Ali Bey, Trablusgarp ve Balkan Savaşı sırasında Mesudiye zırhlısındaki görevini ifa ederken, 1911 yılında Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa’nın direktifiyle Süreyya İlmen Bey tarafından oluşturulan Havacılık Komisyonu (Mart 1912) vesilesiyle ilk iş olarak Ayastefanos’ta bir tayyare mektebinin kurulması ve pilot yetiştirilmesi için faaliyetlerine başladı. İlk etapta kara ordusundan süvari, istihkâm ve topçu sınıflarından gönüllü subayların arasından seçilen pilot adayları, 1912 yılından itibaren yetiştirilmek üzere gruplar hâlinde Fransa, Almanya ve İngiltere’deki uçuş okullarına gönderildi. Bu arada uçakların bakım onarımlarında makinist olarak görev almak üzere Deniz Kuvvetleri’ndeki çarkçı sınıfı subaylar da 1913 yılından itibaren yurt dışı eğitimlerine gönderildi.
Ayastefanos’ta Tayyare Mektebi’nin kuruluşundan sonra Deniz Havacılık Teşkilatı’nın oluşturulmasıyla Fransa’dan Nieuport tipinde deniz uçakları için sipariş verildi. Bu uçakları kullanacak pilotların yetiştirilmesi amacıyla 25 Haziran 1914’te bugünkü Hava Harp Okulu’nun bulunduğu alanda Bahriye Nezareti’ne bağlı bir Deniz Tayyare Mektebi kuruldu. Kuruluş aşamasında olan mektepte henüz öğretmen pilot ve uçak olmadığından yetiştirilecek pilotların öncelikle Ayastefanos Tayyare Mektebi’nde eğitimlerini alıp brövelerini taktıktan sonra Bahri Tayyare Mektebi’nde kurs görmeleri kararlaştırıldı.
1913 yılında Yeşilköy Tayyare Mektebi’nde eğitime başlayan Ahmet Ali Bey, 27 Kasım 1915 tarihinde kara tayyarecilik diplomasını almıştır. Ahmet Ali Bey’in Ayastefanos’ta uçuş eğitimine devam ettiği sırada küçük kardeşi Mehmet Ali Bey, Çanakkale Muharebeleri’nde şehit olmuştur.
Ahmet Ali Bey Tayyare Mektebi’ndeki eğitiminin ardından deniz tayyarecisi olabilmesi için deniz tayyaresi ile uçması gerekli olduğundan, 9 Ekim 1917 tarihinde uçuş eğitimini tamamlamak üzere beraberindeki altı deniz subayı ile birlikte Berlin/Almanya’ya gönderilmiştir.
Uçuş eğitimlerini tamamlayan Ahmet Ali Bey, 1 Aralık 1917 tarihinde bahri tayyareci diplomasını almış, 26 Temmuz 1918 tarihine kadar Berlin’de görev yaptıktan sonra ülkesine dönmüştür.
6 Ağustos 1918 tarihinde Bahri Tayyare Mektebi’nde göreve başlayan Ahmet Ali Bey, yaklaşık 12 yıl süren uçuş hizmetinden sonra, 1928 yılında ilerleyen yaşı sebebiyle uçuculuk vazifesinden ayrılmıştır. Tayyareci Binbaşı Ahmet Ali Çelikten, Nisan 1933 yılında emekli olmuştur. Bilahare askerî rasat sınıfına geçerek sözleşmeli muamele memuru olarak 1949 yılına kadar Türk Hava Kuvvetleri’nin çeşitli birliklerinde görev yapmıştır.
Bahri tayyareci olarak yapmış olduğu başarılı görevlerinden dolayı Sarı Bahri Tayyare Madalyası ve 1924 yılında TBMM tarafından 480 numaralı İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. 1969’da hayatını kaybeden Ahmet Ali Bey, tarihe geçen bir yaşam öyküsü bıraktı. #






