Temeşvarlı Osman Ağa


1683 yılında gerçekleşen ıı. viyana kuşatması, osmanlı imparatorluğu ve avrupa tarihi için önemli bir dönüm noktasıdır. bu kuşatma, osmanlı imparatorluğu’nun batı’ya doğru genişlemesinin son noktasıdır ve başarısızlıkla sonuçlanmıştır. bu kuşatmada görev alan osman ağa’nın esareti, esaret yıllarında yaşadıkları ve özgürlüğüne kavuşmasından sonra sürdürdüğü ilişkiler hem dönemi hem de azmin zaferini anlamak açısından önemlidir.

Temeşvarlı Osman Ağa

Osmanlı’nın Avrupa’da ulaştığı son nokta olan Viyana’yı 1683 yılında ikinci kez kuşatması bozgunla sonuçlanır. Ardından Avusturya ile 16 yıl sürecek savaş başlar. Osmanlı ordusu Mohaç ve Zenta’da ağır yenilgiler alır, Budin Avusturyalıların eline geçer.

Hikâyemizin kahramanı Osman Ağa bu yıllarda Temeşvar Kalesi muhafızlar birliğinde odabaşı rütbesinde askerdir. Bir gün Temeşvar muhafızı Koca Cafer Paşa, Osman Ağa’yı yanına çağırtır. Paşa’nın yanında Azad Kalesi’nde görevli yeniçeri, topçu ve cebecilerin maaşlarını İstanbul’dan getiren postacılar vardır. Paranın önce Lipova Kalesi’ne ulaştırılması gerekmektedir. Görevi üstlenen Osman Ağa ve 80 askeri gece yola çıkarak sabaha karşı Lipova Kalesi’ne ulaşır. Yıl 1687, aylardan Haziran’dır.

Osman Ağa’nın Esareti
Lipovalı ağalar Osman Ağa ve askerlerini iki gün misafir etmek için ısrar eder. Osman Ağa ertesi sabah top sesleriyle uyanır. Kale Avusturyalı askerlerce sarılmıştır. Uzun süren çarpışmalardan sonra koşulsuz teslim olmak zorunda kalırlar. Avusturyalılar esirleri aralarında paylaşır. Osman Ağa artık ordu yargıcı Teğmen Fisher’in esiridir. Görevi Fisher’in atlarını kaşağılamak ve arabasının bakımını yapmaktır.

Osman_Aga_2) Temeşvar 1656
Temeşvar’ı gösteren bir gravür, 1656.

Birliği hareket hâlinde olan Teğmen Fisher bir gün Osman Ağa’ya 60 altın karşılığında kendisini serbest bırakacağını, gidip de dönmeme ihtimaline karşı bir kefil göstermesini ister. Osman Ağa kendi askerlerinden İbrahim’i kefil gösterir. Karşılığında onun da kurtulmalık parası olan 9 altını ödeyecektir. 1688 yılının Haziran ayında 5 Müslüman esir 7 gün sonra dönmek koşuluyla Temeşvar’a doğru yola çıkar.


“osman ağa artık ordu yargıcı teğmen fisher’in esiridir. görevi fisher’in atlarını kaşağılamak ve arabasının bakımını yapmaktır.”

Temeşvar’da ailesi ile buluşan Osman Ağa parayı temin ettikten sonra arkadaşlarıyla yola çıkar. Yolda başka bir Avusturya birliğiyle karşılaşmaları onlara 7 gün kaybettirir. Fisher’in birliği artık çok uzaklardadır. Tuna kıyısına ulaştıklarında bitkin hâldedirler. Osman Ağa kıyıya bağlı bir tekneden ekmek istemek için arkadaşlarından ayrılır. Bu bir Macar korsan teknesidir. Korsanlar Osman Ağa’yı sorguya çekip üzerinde altın olduğunu anlayınca çırılçıplak soyup altınları alır. Antlaşma ve izin kâğıtlarını yırtıp nehre atarlar. Bir fırsatını bulan Osman Ağa kaçıp Tuna kıyısındaki sazlıkların arasına saklanır. Ertesi gün ağaçların altında oturanları görüp yaklaşınca bunların yol arkadaşları olduğunu görür.

Osman_Aga_3) Temeşvar Eyaleti
Temeşvar Eyaleti.

Avusturya birliğini Tuna’yı geçmekte iken bulan Osman Ağa, Fisher’i aramaya koyulur. Ama nehri geçmekte olan birlikte onu bulmak çok zordur. Telaş içinde koşuştururken kendisini soyan korsan gemisinin kıyıda bağlı olduğunu fark eder. Osman Ağa tam umutsuzluğa kapılmışken Teğmen Fisher’i atı üzerinde görüp önüne atlar. Fisher yarı çıplak, kir pas içindeki Osman Ağa’yı ancak sesinden tanıyabilir. İlk sorusu “Para nerede?” olur. Soygunu öğrenen Fisher yanına aldığı on askerle gece yarısı yola çıkar. Bereket Macar korsan gemisi hâlâ kıyıdadır. Askerler korsanları tekme tokat döverek Osman Ağa’dan aldıkları altınları geri alıp Fisher’e verir. Rahatlayan Osman Ağa ertesi gün Fisher’e kendisini serbest bırakmasını ister. Ama Fisher gönülsüzdür. “Şimdi azatlık kâğıdını verip seni serbest bıraksam yolda seni tekrar esir edip satarlar. Ben Bosna tarafında görevlendirildim, Bosna İslam vilayetidir, orada serbest bırakırım.” diyerek ikna eder.

Esaretten Esarete…
Avusturya birliği Sava Nehri kıyısına ulaşınca Osmanlı kuvvetleri karşıdan ateş açar. Esirler önce bir samanlığa kapatılır, sonra da Siska Kalesi zindanına atılır.

Osman Ağa bu kez görevi hasta ve yaralı askerleri sevk etmek olan Avusturyalı subayın kafilesindedir. Kafile ilerlerken kış da kendini iyiden iyiye göstermeye başlamıştır. Yolda ateşlenip bayılan Osman Ağa, öldü denilerek yol üzerindeki bir köyün çöplüğüne atılır. On gün sonra kendine gelen Osman Ağa’ya köylü kadınlar yardım eder. İyileşip ayaklansa da yine askerlerce yakalanıp Teğmen Fisher’e teslim edilir. Fisher, görevini bırakıp Viyana’ya yerleşeceğini ve kendisini de götüreceğini söyler. Temeşvar’a dönme hayaliyle yanıp tutuşan Osman Ağa yolda konaklama yapılırken yardım edeceği vaadinde bulunan bir demircinin evine saklanır. Demircinin ve oğlunun amacı yardım etmek değil, Osman Ağa’yı esir tüccarlarına satmaktır.

Osman_Aga_4) Habsburgluların Temeşvar kuşatmasının planı.1718
Habsburgluların Temeşvar kuşatması planı, 1718.

Askerler kaçan bir esiri ararken tesadüfen demircinin evinde Osman Ağa’yı bulur. Kale komutanı sorguladığı kişinin Osman Ağa olduğunu anlayınca sevinir çünkü Fisher, Viyana’ya giderken komutana Osman Ağa’yı bulursa onun olacağını söylemiştir. Osman Ağa’nın yeni sahibi İvaniç Kalesi’nin komutanı General Stubenberg, kışları Graz’daki konutunda geçirmektedir. “Kaçmayacağım.” sözünü veren Osman Ağa’yı beraberinde götürür. Birkaç gün sonra General hastalanıp ölür. Osman Ağa artık generalin karısı ve iki çocuğunun her işine koşan hizmetçisidir.

Viyana Günleri
Osman Ağa esaretinin altıncı ayında Viyana’da Kont Schallenberg’in sarayına gönderilir. Osman Ağa kısa zamanda Kont’un gözüne girer. Kont’un eşi bir gün ona eğer dinini değiştirirse serbest bırakacaklarını söyler. Osman Ağa kabul etmez. Osman Ağa’nın hizmetlerinden memnun olan Kont’un eşi bu kez onu şekerleme sanatını öğrenmesi için Prens Mansfild’in şekerci başı ünlü Fransız ustanın yanına gönderir. Bir yılda mesleğinin tüm inceliklerini öğrenen Osman Ağa’nın günleri artık Avusturya Sarayı’ndaki davetlilere şekerleme, çikolata ve dondurma yapmakla geçmektedir.

Osman_Aga_5.) Temeşvarlı Osman Ağa'nın Joßeph von Dirling’e yazdığı mektup, 4 Kasım 1727
Temeşvarlı Osman Ağa’nın Joßeph von Dirling’e yazdığı mektup, 4 Kasım 1727.
Osman_Aga_5.1) Temeşvarlı Osman Ağa'nın Joßeph von Dirling’e yazdığı mektup, 4 Kasım 1727 (2)jpg
Osman_Aga_5.2) Temeşvarlı Osman Ağa'nın Joßeph von Dirling’e yazdığı mektup, 4 Kasım 1727 (3)

Barış Umudu ve Temeşvar Günleri
Avusturya ve Osmanlı Devleti’nin barış görüşmeleri için Karlofça’da buluştuğu haberi yayılınca Osman Ağa’nın Temeşvar’a dönme umudu artar. Yapılan antlaşmaya göre tüm esirler memleketlerine dönecektir. Osman Ağa kethüdadan Kont ve eşinin dönmesine izin vermeyeceklerini öğrenir. Kethüdanın yardımıyla sahte bir izin belgesi hazırlar. Osman Ağa ve arkadaşları Varadin yakınlarında konaklarken kale komutanı General Nehem izin kâğıtlarına el koyar. İnsan kaçakçılarıyla temas kuran Osman Ağa tüm parasını onlara kaptırsa da Tuna’nın karşı kıyısına geçmeyi başarır.

Osman Ağa 11 yıl sonra Temeşvar’a ulaştığında ağabeyi Bektaş Ağa vefat etmiş, kardeşi Süleyman Zenta’da şehit düşmüştür. Temeşvar Valisi Sırrı Paşa tekrar eski görevine iade edip geçmiş maaşlarının da ödenmesini sağlar. Avusturyalıların dilini iyi bildiği için 60 akçe maaş ile Devlet-i Aliye’nin Temeşvar divan tercümanlığına getirilen Osman Ağa, bu görevi 17 yıl sürdürür. Osmanlı-Avusturya sınır görüşmelerinde önemli roller üstlenen Osman Ağa’nın anılarında en ilginç olanı Varadin Kalesi Generali Baron de Nehem ile yeniden karşılaşmasıdır. Ali Paşa’nın bir dostluk mektubu ile gönderdiği Osman Ağa’yı General Nehem kapıda diğer general ve subaylarla karşılayarak üç gün misafir eder. Uğurlarken de çeşitli hediyeler vererek iltifatlı sözler söyler.

1715 yılında tekrar başlayan savaşta önce Temeşvar ardından Belgrad Osmanlı hâkimiyetinden çıkar. Tüm mal varlığını, eşini ve akrabalarını kaybeden Osman Ağa, 1727 yılında İstanbul’a yerleşir. Habsburg dil oğlanlarına Türkçe ders vererek geçimini sağlarken bir yandan da anılarını yazmaya başlar. #

KAYNAKÇA
Sakin, Orhan, Bir Osmanlı Askerinin Hatıratı (1688-1700) Esaretten Kaçış, Temeşvarlı Osman Ağa, Bilge Kültür Sanat, İstanbul, 2015.